Cicekler Hakkinda Genel Konular

Yapraklı Salon Bitkileri

Yapraklı Salon Bitkileri

Fazla ışık ve özel ısı ihtiyaçları olan? çiçekli ev bitkilerinin aksine, yaprakları için yetiştirdiğimiz bitkilerin bakımı daha kolay ömürleri daha uzun olur. Her mekana göre bir yapraklı bitki mutlaka bulunur. Yalnız salonlarımızı değil,dışarıdan ışık alabiliyorsa mutfak,banyo ve ev girişlerini bitkilerle süsleyerek yuvamıza bambaşka bir hava kazandırabiliriz.

Tabii ki bu konuda dikkate almamız gereken bazı noktalar var. Öncelikle seçtiğimiz bitkinin büyüklüğü mekana uygun olmalı,hareketlerimizi kısıtlamamalı. Önemli olan aldığımız zamanki değil,ileride ulaşacağı boyutlardır.

Işık isteği çok önemlidir. Bitkiye istediğiniz kadar iyi bakın,ışık yeterli değilse netice alamazsınız. Düz yeşil yapraklı olan bitkiler,çizgili,benekli veya farklı renkte olanlardan daha az ışık isterler.

Isı da çok önemlidir. Bu tür bitkiler oda sıcaklığında rahatlıkla yetişirler. Yalnız ani ısı değişikliği ve cereyan zarar verir.

Sulama yeterli olmalıdır. Bazen fazla su,bitkiyi susuz kalmaktan daha çabuk öldürebilir. Sulamadan önce bitkinin toprağını kontrol edin. Kurumaya yüz tutmuş ve ufalanıyorsa sulayın.İstisnalar dışında saksının dibinde su birikmesine izin vermeyin. Çürümeye sebep olabilir.Daima ılık ve dinlenmiş su kullanın.

Bir diğer nokta yeterli nem sağlanmasıdır. Hiç fark ettiniz mi bilmem,kuaför ve kuru temizleyici salonlarında çok gür yetişmiş bitkilere rastlarız. Sebebi, yeterli neme sahip bir ortamda bulunmalarıdır. Yapraklı salon bitkilerinin anavatanı genelde tropik bölgeler olduğu için bu ihtiyaçları giderilmezse yaprakları uçlarından kurumaya başlar,solgun ve donuk bir renk alır.Böylece dekoratif özelliğini büyük ölçüde kaybeder. Her gün ince bir püskürteçle bitkileri nemlendirin.Bunun içinde mutlaka kireçsiz su kullanın.

Toz bitkilerin amansız düşmanıdır. Mücadele gerektirir. Kimilerini? ? arada bir yıkayabilirsiniz. Yalnız bu sırada hırpalamamaya dikkat edin. Geniş yapraklı bitkilerin yapraklarını arada bir ıslak bir süngerle silebilirsiniz. Bu işlemi yaparken süngeri sık sık yıkayın. Yapraklar iyice kuruyunca yaprak cilası sıkın. Böylece bitki hem kolay tozlanmaz,hem de olduğundan gösterişli bir hal alır.

Cilayı hiçbir zaman çiçekli veya tüylü yapraklı bitkilerde kullanmayın. Üzerindeki talimatları dikkatle okuyun.

Bitkilerinizi düzenli olarak besleyin. Çubuk veya sıvı gübre kullanabilirsiniz.

Hastalık ve zararlılara karşı tedbirinizi baştan alın. Daima güvenilir yerlerden alışveriş yapın. Gelişigüzel toprak kullanmayın. Ayrıca iyi bakılan,havadar mekanlarda yetişen bitkiler kolay hastalanmaz.

Ev bitkilerinde önemli bir nokta da bunların çoğunun zehirli olmasıdır. Evde küçük çocuk veya ev hayvanı bulunuyorsa seçim çok dikkatli yapılmalıdır.

Bazı bitkiler ise bizi birtakım zehirlerin zararlarından korur. Buna en güzel örnek Eğrelti Otu’dur. Mobilya cila ve boyalarında bol miktarda bulunan Formaldehit isimli çok zehirli bir madde sürekli havaya karışarak solunum yoluyla bünyemize yerleşir. Eğrelti Otu ise bu zehiri emerek havayı temizler. Orta boy bir bitki yirmi metrekarelik bir odanın havasını temizlemeye yeter.

Kesme Çiçek Yetiştiriciliği

Kesme Çiçek Yetiştiriciliği

Kesme Çiçek Yetiştiriciliği

Hazırlayan:
Ayşen ULUN , Peyzaj Yüksek Mimarı

 

Estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen dekoratif bitkiler günümüzde genel olarak süs bitkileri olarak adlandırılan bir sektörün doğmasına neden olmuştur. Kentleşmenin başlaması ile doğadan uzaklaşan insanların doğa özlemi ve çevre sorunlarının ortaya çıkması gibi nedenlerden dolayı oluşan talep sonucunda bu sektör büyük bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Günümüzde birçok ülkenin kalkınmasında ve ekonomisinde önemli katkılarda bulunmaktadır.
Süs bitkileri genel bir kavram olup; İç mekan süs bitkileri, Dış mekan süs bitkileri ve kesme çiçek yetiştiriciliği olarak ayrılmaktadır. Kesme çiçekler ve iç mekan süs bitkileri dünya ticaretinde % 80’lik bir pay alarak önemli bir grubu oluşturmaktadır.
Kesme çiçek sektörü, Türkiye’de ticari anlamda 1940’lı yıllarda başlamıştır. İlk yıllarda Marmara Bölgesinde yaygın olan bu sektör daha sonraları iklimsel avantajları nedeniyle Akdeniz Bölgesine, özellikle Antalya ili ve çevresine kaymaya başlamıştır. Antalya ili üretim alanı, miktarı ve yurt dışı pazarlara açılması ile Türkiye’nin en önemli kesme çiçek yetiştirilen merkezi durumuna gelmiştir.  1980’li yıllardan sonra hızlı bir gelişme göstermiş, önceleri küçük aile işletmeleri şeklindeki işletmeler giderek yerini daha büyük ve modern işletmelere bırakmaya başlamıştır.

Türkiye’de yetiştirilen ve ihraç edilen kesme çiçeklerin başında karanfil gelmektedir. Karanfili gül Krizantem, Gerbera, Solidange, Glayöl ve Frezya takip etmektedir.
Kesme çiçek yetiştiriciliği Batı’da cam ve plastik seralarda, Güney’de plastik seralarda ve  Marmara bölgesinde cam ve plastik karışımı seralarda yapılmaktadır. Yalova ve çevresinde seraların çatıları beşik çatı ve cam kaplıdır, yan yüzeyleri ise plastik örtü ile kaplanmıştır. Sera yapım tekniğindeki ilerlemeler bu sektörde kullanılan malzemenin sürekli yenilenmesi, bilgisayar kontrollü modern seraların devreye girmesiyle, yurt içi ve yurt dışı pazarlarının olması dolayısıyla kesme çiçek yetiştiriciliği yapan büyük işletmeler teknik donanımı yüksek modern seralar kurarak bu sektöre katılmışlardır.

Karanfil Yetiştiriciliği:
Türkiye’de kesme çiçek üretiminin %60’ını karanfil oluşturur.Türkiye çiçek mezatlarında yılda 80-100 milyon adet karanfil satılmaktadır. Karanfil küçük aile işletmeleri tarafından tercih edilmektedir. Bunun nedenini ise yıl boyunca sürekli gelir getirmesi ve çeşitli kültürel işlemlerin ailedeki kadınlar ve küçük çocuklar tarafından yapılması ve ayrı bir işgücü gerektirmemesi olarak sıralayabiliriz.

Karanfilin Ekolojik İstekleri:
Toprak: Drenajı iyi olan orta tınlıdan hafif tınlıya kadar olan topraklarda iyi gelişme gösterirler. Organik maddece zengin hava ve su dengesi iyi sağlanmış geçirgen topraklar karanfilin köklenmesini teşvik eder.
Sıcaklık: Karanfilde büyümeyi, çiçek, yaprak ve sapın şeklini ve ölçüsünü aynı zamanda çiçeklerin ömrünü etkileyen bir etmendir.Özellikle gece sıcaklığı çiçek kalitesini doğrudan etkilemektedir.
Işık: Işık karanfilin büyüme ve gelişmesi üzerine ışık yoğunluğu ve ışıklanma süresi (gün uzunluğu) olarak iki şekilde etki eder.
Sera Yönü: Türkiye’nin bulunduğu kuzey yarım kürede kurulan seraların iyi ışık almasını sağlamak için, doğu batı yönünde inşa edilmesi gerekmektedir. Sera içerisinde hazırlanan tavalar ise, kuzey güney yönünde yapılmalıdır.

Çoğaltılması:
Karanfilde çoğaltma üç yöntem ile,
1-Tohumla
2-Meristem Kültürü
3-Sürgün ucu çeliklerinin köklendirilmesi, ile yapılmaktadır. Tohumla çoğaltma ancak ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Meristem kültürü ile çoğaltma 0.5mm büyüklükteki sürgün ucu labaratuvar da aseptik koşullar altında büyütülmesi ile yapılmaktadır. Genellikle virüssüz, patojensiz fide elde etmek için bu yönteme baş vurulur. Karanfilde ticari çoğaltma hastalıksız sağlam anaç fidelerden alınan sürgün ucu çeliklerin köklendirmesi ile yapılır.

Köklendirilmesi:
Sağlıklı bitkilerden alınmış karanfil çelikleri hormona batırıldıktan sonra steril kum veya perlit ortamında hafif gölgede 10-110C’de hava sıcaklığı, 15-160C’de ortam sıcaklığında üç haftada köklenir.

Dikim:
Bütün yıl boyunca dikim yapılabilir. Ne zaman çiçek alınması isteniyorsa dikim zamanı buna bağlı olarak ayarlanır.Dikim mümkün olduğu kadar yüzlek olmalıdır. Sadece kök kısmı toprakla kapatılmalı kök boğazı toprağa temas etmemelidir. Dikimden hemen sonra can suyu verilmeli ve fidelerin üzerine zaman zaman sisleme şeklinde su püskürtülmesi gelişmeyi artırır.

Bakım İşlemleri:
Sürgün uzunluğu dipten başlayarak sürgün ucu 5-6.yaprak çifti üzerinden elle kopartılarak kırılır buna uç alma denir. Uç almadan sonra yaprak koltuklarından yeni sürgünler çıkar ve bu sürgünlerden çiçek kesilir. Uç alma işlemi dikimden 2-4 hafta sonra yapılır.

Destekleme ve tomurcuk alma:
Gövdenin yukarı doğru büyümesini sağlamak için desteklenmesi gereklidir. Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.
Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.Karanfil bitkisinin çiçek sapı üzerinde yaprak koltuklarında yan sürgün ve tomurcuklar oluşur. Koltuk ve yan tomurcuklar alınarak tepe tomurcuğunun küçülmesi önlenir.

Sulama ve Gübreleme:
Kuraklığa dayanıklıdırlar, fakat yinede sulamada oluşacak aksaklıklar kalitenin düşmesine sebep olur. Önemli olan toprağı iyice kurutmadan düzenli bir şekilde nemli tutmaktır. Gübreleme toprağın dengesini bozmayacak şekilde yapılmalıdır. Toprak hazırlığı sırasında yapılan gübrelemeye ek olarak, yetiştirme süresince azot ve potasyum karışımı verilir.

Gül Yetiştiriciliği:

Ülkemiz gül yetiştiriciliği açısından uygun iklim kuşağında bulunmasına rağmen bu alanda yeterli ilerleme kaydedememiş ve karanfilden sonra üretimde ikinci sırayı almıştır. Gül yetiştiriciliğinin başında iyi ve yeterli alt yapıya sahip seralar gelir. Çatının cam olması ürün kalitesi açısından önemlidir. Yoğunlaşan sera havası cam yüzeyde tutunur, plastik örtüde ise damlama yapar, buda ürün kalitesini bozar.

Çoğaltılması:
Güllerin çoğaltılmasında en çok kullanılan yöntemlerin başında;  sağlıklı bitkilerden 1 veya 2 yıllık sürgünlerden alınan çeliklerin köklendirilmesi ile yapılan çoğaltma gelir. Bir diğer yöntem ise yabani anaçlardan alınan ve hemen köklendirilen çeliklere istenilen türde aşı yapılarak kültür formlarının elde edilmesidir.

Toprak Hazırlığı:
Organik maddece zengin toprakları sever. Organik madde olarak yanmış çiftlik gübresi kaba bir şekilde parçalanmış bitki artıkları kullanılabilir. Organik maddeler toprağa hacminin ¼’ü oranında katılır.

Sulama ve Gübreleme:
Toprakta tuz problemini önlemek amacıyla devamlı ve yeterli sulama yapılmalıdır. Sulamalar arasında toprağın kurumasına izin verilerek toprağın havalanmasına yardımcı olunur. Gül bitkisinin gübrelenmesinde fosforlu ve kalsiyumlu gübreler dikimden önce verilmelidir. Azotlu ve potasyumlu gübreler dikimden sonra ve yıl içinde muntazam aralıklarla verilir.

Bakım İşlemleri:
Üretim sezonuna girmeden gül bitkisinin budaması yapılır. Yeni gelişen sürgünlerde yaprak koltuklarından çıkan yan sürgünler alınarak; sürgün ucunda oluşan çiçeğin düzgün ve uzun bir çiçek sapına sahip olması sağlanır. Sürgün ucunda oluşan tomurcuklardan yan tomurcuklar alınarak tepe tomurcuğu bırakılarak çiçeğin büyümesi teşvik edilir.

Vazoda Çiçek Bakımı

 - Çiçekçiden alınan çiçeklerin, vazoya yerleştirildiği zaman, suyun altında kalacak olan yapraklarını kopararak temizleyiniz.

 - Çiçeklerin saplarını, sapın içine hava girip su alımını engellememesi için, su dolu bir kabın içine koyunuz ve sulanan sapların uçlarını 2 cm kadar bıçak ya da makasla kesip, hemen vazoya yerleştiriniz.

 - Çiçeklerin konulacağı vazoya suyu su filtresinden koymayınız. Vazoya konan çiçeğin ömrünü uzatmak için, bir litre su içerisine 1 çorba kaşığı şeker koyabilirsiniz.

 - Güllerinizin saplarını kesip, vazoya yerleştirdikten sonra, mümkünse serin ve karanlık bir oda ya da buzdolabında kendilerine gelmelerini bekleyiniz.

 - Eğer satın aldığınız aranjman, çiçekçiniz tarafından gözenekli ve süngerimsi, bir malzemeye(oasis) çiçekler saplanması ile yapılmış ise, çiçek saplarının dibe kadar saplanmış olmalarından emin olunuz ve aranjmana su ilave ediniz.

 - Aranjmanınızı serin ve direkt güneş ışığı olmayan ve hava cerayanına maruz kalmayan bir yere koyunuz.

 - Güller susayan çiçeklerdir. Vazodaki suyun sürekli dolu olmasına dikkat ediniz.

 - Eve gelen lilium’lar hafif açıldıktan sonra, içlerindeki polen kesesi kesilip çıkarılmalıdır. Bu lilium’un ömrünü uzatır. Aynı zamanda polenden leke bulaşmasını önler.

BİR ERKEĞE ÇİÇEK GÖNDERMEK

BİR ERKEĞE ÇİÇEK GÖNDERMEK

Bir erkeğe hediye seçerken kadınların en merak ettikleri şey erkeğin hediye olarak çiçek aldığında nasıl bir reaksiyon göstereceğidir. American Çiçekçileri Derneğinin yaptığı bir araştırmaya göre, erkeklerin %60′ından fazlası Sevgililer gününde çiçek hediye edilmesinden memnun olacaklarını söylemişlerdir. Erkekler bir bayana hangi nedenle çiçek gönderiyorlarsa, yine aynı nedenle kendilerine gönderilmesinden hoşlanırlar, bu neden “takdir edilme” duygusudur. Sevdiğiniz erkeğe iş yerinde çiçek gönderildiğini hayal edin. Kendisine neden çiçek gönderildiği konusunda esrarlı bir his oluşur ve iş arkadaşları sevdiğiniz erkeği kıskanır ve gıpta ederler.

Hepimiz özel olduğumuzu hissetmek isteriz ve bu erkekler için de geçerlidir. Erkekler için çiçek seçerken, turuncu, kırmızı, mor, parlak sarı ve altın renkleri üzerinde durunuz, zira erkekler parlak ve güçlü renklere daha iyi tepki verirler. Pastel renkler ve geleneksel efemine dizaynlardan kaçınınız. Eğer hangi çiçek çeşitlerinin uygun olduğundan emin değilseniz, işe bir bitki göndererek başlayabilirsiniz.

Aynı zamanda, ona ne zaman çiçek göndereceğinizi tayin etmek için, onun size çiçek gönderdiği okazyonları düşününüz. Eğer o size, doğum gününüzde veya yıldönümlerinizde çiçek gönderiyorsa, siz de ona aynı okasyonlarda çiçek gönderiniz.

Bu günler dışında, Sevgililer Günü, Terfi, Babalar Günü, veya “İçimden Geldiği için” gibi vesileler bir erkeğe çiçek göndermek için hoş fırsatlardır.

Erkeklerin çoğunluğu kendilerine çiçek hediye edilmesinden hoşlanırlar ve günümüzde kendi evlerine ve ofislerine çiçek satın alan erkeklerin sayısı giderek artmaktadır. Erkekler de çalışma masalarının üzerinde parlak bir aranjman veya evlerinin antrelerinde mis kokulu çiçeklerden hoşlanırlar.