Çiçeklerin Anlamları | Seite 3

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


Plastik gibi (Muscari-müşkülüm) - Milliyet Vitrin

Plastik gibi (Muscari-müşkülüm) - Milliyet Vitrin

muscariMavi, mor ve beyaz doğadaki yeşille en uyumlu, gözü rahatsız etmeyen renklerdir. Bu renklerin diğer renklerle doğru kullanılması peyzaj uygulamalarındaki başarının anahtarıdır. İçinde bulunduğumuz ilkbahar günlerinde açan muscariler (Muscari Tubergenianum) mavi rengin en çarpıcı örneklerindendir. Soğanlı olup 20 cm’e kadar yükselebilen üst gövdesi plastik gibi düz yaprakların içinden bir sap üzerinde boncuk boncuk dizili o etkileyici çiçekleri çıkartır. O kadar etkileyiciler ki bazen gördükçe onları ısırasım, yiyesim geliyor.

Anavatanı Anadolu, Asya, Balkanlar olan muscari ülkemizde dağ sümbülü, müşkülüm, morbaş, camız memesi, gavur soğanı gibi isimlerle bilinmektedir. Özellikle Antalya ve Denizli çevresinde yetişir. Esas tür dışında da Erzincan Kemaliye’de “Fenzl - Keşişbaşı” ismiyle Muscari Azureum yetişmektedir.

Tam güneşten yarı gölgeye kadar, özellikle kireçli olan her türlü toprakta iyi gelişmektedir. Gelişme zamanı sulanmayı yani ilkbahar yağmurlarını sever. Kar yağışı, don bitkiyi pek etkilemez.

Muscari düzgün olmayan ormansı bahçeler için idealdir. Her türlü gelişmiş çalı dibinde iyi yetişebilir. Soğanı kaplayan az miktar toprak bile açmaya yetebilir. Mis gibi kokulu mor - mavi renkler en güzel şu anda açan Forshithialar’ın sarı çiçekleriyle etkileyici durabilir. (Forshithia küçük sarı trompet şeklinde tüm çalının dallarını kaplamış, katırtırnağı gibi açan bir bitki. Dikkat edin etrafınızda dolu var!)

muscari

Muscariler yürüme yollarındaki çatlaklarda, azıcık toprak parçalarında, çim yerine değişik yer örtücüler arayanlara en iyi seçimdir. Mor hercai menekşeler, nergisler, çuha çiçekleri gibi mevsimlik çiçeklerle gruplamalarda kullanılabilir.

Yabani bahçe seviyorsanız çim tohumu atarken, muscarileri de serpin (sonbaharda!). Aslında kendi soğan boyunun iki misli toprak altına yerleşmesi gerekirken bu bitki gelişigüzel kabartılmış toprağa atılsa bile ilkbaharda açar.

muscariÜretimi bahçenizdeki gruplaşmış muscarilerin çiçeklerinden sonraki yapraklarının da yok olmaya başladığı dönemde kökten ayırmayla yapılmaktadır. 3 - 4 senede bir grupları azaltmak muscarilere de iyi gelebilir. Aksi takdirde çıldırmış gibi her yeri mavi deniz haline getirebilirler.

İç mekanlarda sümbül gibi saksıyla gelişen bu bitkinin sonradan laboratuvarlarda üretilmiş ince tel, patlamış gibi kokulu bir türü ve beyazı vardır.

Bahçenizde laleler gibi çiçeklerinden sonra sökülmesi gerekmiyor. Ama toprak altı soğan yiyici haşeratlar varsa yapraklarda yok olduktan sonra söküp kuru, karanlık bir ortamda tekrar dikime kadar saklayın. Soğanlarda zamanla yavrular oluşturabilir. Elle kopartıp yeni fideler için saklayın. Muscariler pek hastalanmaz. Sadece çiçekli döneminde potasyum bazlı gül gübresi ister. Bir de kış başlamadan toprağın yanmış büyükbaş hayvan (özellikle at) gübresiyle kaplanmasını ister.


Kaprisli Oya Ağacı

Kaprisli Oya Ağacı

Susuzluk, sıcak hava deli ediyor. Çimler, yapraklar kavruldu. Moralim sıfır.

Bahçemizde beni bıktıran iki bitki var. Taflanlar ve oya ağaçları, bunlara küleme dışında birşey omuyor… Zamanında yanlış yerlere dikildiği için bitkideki hastalıklar hiç geçmedi, ilaç yetiştiremiyorum. Sonuçta taflanları söküp sevenlerine hediye ettim! Oya ağaçlarını yapraklarını dökünce tam güneşe taşırım artık… Kökleri yer değişiminden çok etkilenmiyor, dev gibiler zor ama normal boylular sorunsuz tutabiliyor.

oya

Halk arasında çok sevilen Oya ağacının anavatanı Uzakdoğuda- Çin, Japonyadır. Lythraceae ailesinden gelen bitkinin latince ismi Lagerstroemia İndica.

Senelerdir, İstanbul Belediyeside bu bitkiyi çok sever. Yollara, boş bulduğu her yerlere diker, ilkbaharda da öldürene kadar budar. Hiç bakım istemediğini zannedip sulamazlar bile. Halbuki bu ağaç öyle kolay bir bitki değil. Öncelikle İstanbul bu bitkiye rutubetli oluşuyla pek uygun değil. Küllemenin hastalığının sebebi rutubet ve yanlış ortama dikilmesidir. Oya ağacı gölgeden nefret eder. Hep güneş, ışık ister.

Serbest bırakılıp hastalıktan budanmadığı zaman doğru yerde 9 metreye kadar gelişebilir.

Yaşlı oya

Çiçekleri yaz ortalarında açmaya başlar, yapraklar dökülene kadar devam edebilir. Genelde pembe olan ufak 2 - 3 santimlik küçük çiçekler yeni sürgün dallarının ucunda 25 - 30 santimlik buketler halinde bulunur. Pembe dışında beyaz, kırmızı, lila ya da karışık renkli olabilir.

Beyaz çiçekli oya

Lila çiçekli oya

Yaprakları sonbaharda kırmızı - turuncu, etkileyici renklere dönüşür.

Oya sonbahar yaprakları

Oya ağacı her türlü toprakta yetişebilir. Aşırı kireçlilerde demir eksikliğinden yapraklarda sararma olabilir. Bu durumda, toprak asitlendirici gübrelerden ya da çok abartmadan, toz demiri sulandırarak ilkbaharda toprağa dökün. Ayrıca toz kükürt de yaprakların yemyeşil kalabilmesi için faydalı olabilir. Zaten kükürt yaprakta oluşabilecek küllemede mücadelesinde de kullanılabiliyor.

Benim tavsiyem etkilenmiş bölümleri budayın. Ya da önceden tedbir alın ve sonbahar - kış aylarında bitkiyi kararında budayın. Bu bitki kışın geometrik şekil sevenlere ideal sivrilikler sunabiliyor.

oya

Oya ağacının gövdesi çok güzeldir. Açık renkli yer yer dökülmeler çınar gövdesi gibi şık durabilir.

Kışın açık renk, budanmış grup halinde dikilen en güzel örnek oya ağaçlarını İstanbul Hilton Oteli’nin girişinde görebilirsiniz. Kısa süreli kar yağışına dayanabilir ama Akdeniz iklimi, asıl sevdiğidir.

Bodrum Belediyesi de seneler önce yollara dikmiş, pek şık olmuş. Aslında kuzey bölgelerde leylak neyse, güneyde de güzel kokmasada oya ağacı aynı etkiyi verebiliyor.

Üretimi çok kolay; ilkbaharda taze sürgünlerden kesip köklendirme tozuyla saksıya dikin. Seneye gelişince toprağa aktarın.

Oya, çok yavaş büyüyor, ama çiçekleri için bu yavaşlığa katlanılır.

Bonsai oya

Bonsai sevenler için, iyi bir alternatif olabiliyor.


Minimalistler için (Nergis-Narcissus) - Milliyet Vitrin

Minimalistler için (Nergis-Narcissus) - Milliyet Vitrin

narcissus

Narcissus isimli genç, sadece kendi sesi tekrar edildikçe yaşayan Eko isimli bir periye aşık olur. Tanrılar ilişkiyi onaylamaz ve ona periye değil, kendine aşık olma cezası verirler. Bir su birikintisinde kendini görür, aşktan ve açlıktan acı çekerek ölür. Bedeni nergis (Narcissus) çiçeğine dönüşür.

Mitolojide böyle anlatılır. Nergis ilkbahar habercisi, etkileyici bir kokuya sahip olan soğanlı bir bitkidir. Çin’de nergisler yeni yılda çiçek açarsa o senenin bereketli geçeceğine inanılır. Hava durumuna göre şubat sonu, mart başlangıcından nisana kadar açabilir. Ülkemizde İzmir, Van, Marmaris, İstanbul’da doğal olarak yaprağını döken ağaçların altında yetişmektedir. Fulya, Nargöz, Zerrin, Zerrinkadeh gibi isimlerle de tanınmaktadır. Dünyadaki anavatanı Avrupa ve Akdeniz kıyılarıdır. Hollandalılar lalede uyguladıkları gibi bu soğanlıdan da 20 - 30 değişik tür üretmişlerdir.

Narcissus

Genelde yaprakları ve çiçek sapları aynı (10 - 50 santimetre arası) fakat çiçekleri çok farklıdır. Minyatür gibi 1 - 2 santimetrelik çiçekler türüne göre 10 santimetreye kadar açabilir. Nergislerin beyaz, kemik, sarı, turuncu, pembe renkleri çiçeklerdeki trompet gibi ve arkadan onu destekleyen taç yapraklarıyla boyanmıştır. Tek renk ya da karışık renk biçimleriyle karşımıza çıkabilir. Eski binaların bahçelerinde beyaz ve düz sarı renkleri ağırlıkta olanları bolca görebiliriz. İstanbul Emirgan’da yer alan Lale Bahçesi’ndeki nergisler (bakım yapılmışsa) görülmeye değer.

Nergis her türlü asitli, kireçli toprakta ve rutubette yetişebilir. Aşırı kar yağışı, çamur, kuvvetli rüzgarlar hatta fırtınalar nergisi etkileyemez. Asla bitkiyi kırılır diye bir desteğe bağlamayın ve açan çiçekler geçtikten sonraki 4 - 6 haftayı bitirmeden de soğanı çıkartmayın. Aslında dikildiği yerde, sökülmeden yetişirse daha da iyi gelişebilir. Sadece 4 - 5 senede bir fazlalaşan grupları azaltmak yeterli olacaktır. İlla sökmeniz gerekiyorsa kuru, karanlık bir ortamda sonbahara kadar saklanmalıdır. Dikimde soğanın boyunun üç katı derinlik bu bitki için pek geçerli olmaz. Toprağın altına göz kararı yerleştirin, o zaten gideceği yeri bilir ve gidip yerleşir.

Tam güneşten yarı gölgeye kadar dışarıda, bahçede yaşayabildiği gibi son dönem mimari uygulamalarda ev içinde orkide ve sümbül gibi saksılarda da yetiştirilmektedir. Minimalizm akımının en hoş yanı da evlerde bu tip bitkilerin kullanılması bence. Evde yetiştirilen nergisleri çiçeğinden sonra yaprakları da yok oluncaya kadar sulayın ve üst gövde yok olunca, bırakın kuru kalsın. Sonbaharda dışarıya dikin ve orada gelişsin.

Meraklısı için not: Kurutulmuş nergis çiçekleri suda kaynatılıp müshil ve ateş düşürücü etkileri için de kullanılabiliyor


Gölgeliklerin renkli çiçekleri, ortancalar

Gölgeliklerin renkli çiçekleri, ortancalar

Bahçeniz yarı gölgeli mi, yol boyu devam eden ve önüne bitki dikilebilecek tipsiz bir duvarınız mı var, kışın ev içinde çiçeklerle aranjman yapıp mutlu olur muydunuz? Sorular bol… Cevap genelde evet ise, ortanca sizin bitkiniz. Almaya hak kazandınız.

Ortanca
Önemle tekrar vurgulayalım, ortanca yarı gölge hatta gölge bitkisidir. Kabak gibi güneşe konmaz!

Ortanca

Anavatanı çoğu çiçekli çalılarda olduğu gibi Uzakdoğu’dur. Türkiye’deki ortancalar genelde “Hydrangea Macrophylla” türlerindendir. Ama onlar kadar ilginç olan başka türler mısır patlağı gibi tek tek açan “H.Lacecap“, yaprağı iliginç, sonbaharda kırmızılaşıp dökülen, ince uzun üzüm salkımı gibi çiçekli “Hydrangea Quercifolia” ve benim favorim, sarmaşık ortancalar.

Ortanca

Yerliler mükemmel bakımlı olmadığından ithallere göre biraz cılız durabilirler ama sakın ortancanın şaşırtmasına kanmayın. Kocaman çiçek bir sene sonra küçücük pembe; aldığınız mor; mavi, pembe ya da beyaz olabilir. “Ama nasıl olur ben aldım, ben diktim. Rengi nasıl değişir” diye bunalımlara girmeyin. Ortanca topraktaki “ph” değerine yani asit oranına göre sonradan renklenir. Toprak ne kadar kireçliyse pembe beyaz; bunun tam zıttı, ne kadar asitliyse yani simsiyah besince zenginse, o kadar mavi mor olur. Aslında maviyi demir sülfat, paslı demir suları ya da renklendirici çivit ilaveleriyle de yapabilirsiniz, size kalmış.

Unutmadan eleştireyim, son aylarda fidanlıklarda çirkin ötesi mavi güller türedi, facia gibi, ödüm kopuyor; bollaşacak, her bahçede karşıma çıkacak diye… Hayatımda hiç bu kadar sahte, tipsiz şey görmedim. Aman, kaçın…

S Ortanca

Neyse biz konumuza dönelim. Ortancaların çoğumuzun bilmediği sarmaşığı hem çok arsız hem de güzel çiçek açan bir türdür. Tüm yaz beyaz açar. Yaprakları sonbaharda, altın sarısı olup dökülür. Bu da yarı gölge bitkisidir, fazla budanmayı sevmez. Hedera sarmaşığı gibi vantuzlu yapısı duvarlara yapışıp gelişebilir, desteklenmeye ihtiyaç duymaz.
Evet, budama denince en önemli bölüme geldik. Türkiye’de herkes ortanca budama üstadı olmuş. Makası eline geçiren maçta tezahürat yaparkenki heyecanla canım ortancaları haşat ediyor. Öncelikle ortanca ilkbaharda, yeni sürgünler ortaya çıkınca budanır. Sonbaharda yapılan budama, kışın bitkinin donmasına sebep olabilir. Hem geçmiş romantik çiçeklerin yaprağı dökülmüş çalılarda durmasının kime ne zararı var ki? Güllerdeki gibi bir muntazamlık
saplantısı… Bırakın dağınık kalsın, ellemeyin… Yazın çiçekler açtı, çok beğendiniz; kesip saklamak istiyorsanız 40-50 cm’lik dalları kesip, öbek halinde bağlayıp, baş aşağı kurumaya bırakın. Hiç bozulmadan iki sene durabilirler. Hatta tek tük renk bile kalabilir.

Ortanca

Ortanca, toprakta asit seviyor demiştim. Dikimde hazırlayacağınız özel karışıma bayılacaktır. Elenmiş toprak, kum, yaprak çürükleri, öğütülmüş kabuk ve gazete kâğıdı parçalarını, yanmış büyükbaş hayvan (at, inek, varsa deve!..) gübresini harmanlayıp ortancayı dikin; mor-mavi açsın. Toprağınız asitliyse pembeleştirmek için ya kireç serpin ya da güvercin, tavuk gübresi dökün.Çok koyu pembe-kırmızı tonlar için bir kova suya biraz sirke ilave edin…Bakalım sonuç istediğiniz gibi olmuşmu?. Gölge kadar önemli bir konu da ortancaların rutubeti sevmesi; susuz kalamazlar. Zaten kalırlarsa hemen yaprağı, çiçeği boynunu büker, kendini belli eder. Hemen sulayın. Üretimi yaz sonunda çeliklemeyle çok basit. Aldığınız dalı, yapraklarını temizleyip toprağa saplayın, gelişecektir. Ama daha garantili bir sonuç için köklendirme tozu deneyin.