MeyveciLik | Seite 5

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


Kavun

KAVUN TARIMI
  Kavun tek yıllık bir bitkidir. Gövdesi tüylü bir
  bitkidir. Gövdesi tüylü, kolları sarılıcı ve
  yaprakları 5 lobludur. Kavun bitkisi iki tip
  çiçeğe sahiptir. Bunlar erkek çiçekler ile dişi
  çiçekler veya erselik çiçeklerdir. Erkek çiçekler
  ana kollar üzerinde, dişi veya erselik çiçekler
  ise yan kollar üzerinde bulunur. Kavunun çiçek
  tozlarının taşınma sında bal arıları önemli rol
  oynarlar.

ÇEŞİTLER
  Üretilecek olan kavun çeşidi yüksek verimli,
  hastalıklara ve nakliyeye dayanıklı olmalıdır. GAP
  Bölgesinde Arava, Polidor ve Galia iri meyveli
  olarak Yuva kavun çeşitlerinin yetiştiriciliği
  yapılabilir.
  İklim İsteği
  Kavun, sıcak ve ılık bir iklim bitkisidir. Uzun
  yetişme süresi boyunca güneşli, sıcak ve kuru bir
  hava ile yeterli toprak nemi ister. Nemli
  bölgelerde mantari hastalıklara yakalanma ihtimali
  yüksektir. Yetişme devresi içerisinde don
  tehlikesi olmamalıdır.
  Toprak İsteği
  Kavun yetiştiriciliğinde ağır killi ve asitli
  topraklar uygun değildir. PH’sı 6-8 olan su tutma
  kapasitesi yüksek, drenajı iyi ve hastalıklardan
  ari olan topraklar uygundur.
  YETİŞTİRME TEKNİĞİ
  Ekim Nöbeti
  Kavun tarımının yoğun olarak yapıldığı yerlerde
  solgunluk gibi hastalıklardan korunmak için
  münavebe uygulanma lıdır. Aynı arazide iki yıldan
  fazla üst üste kavun yetiştiril memelidir.
  Bölgemizde kavun + pamuk + hububat + 2. ürün veya
  kavun + pamuk + mercimek + 2. ürün münave besi
  uygulanabilir.

Toprak Hazırlığı
  Kavun yetiştiriciliğinde toprak hazırlığı sonbaharda ilk
  yağışlardan sonra başlamalıdır. İlk yağışlarda toprak
  tavda iken sürüm yapılabilir. Derin sürümün arkasından
  kesekleri parçalamak için kültüvatör, goble-disk veya
  diskharrow ile ikileme yapılmalıdır.
  İkinci toprak işleme dönemi ise Şubat-mart ayları olup
  toprak tavında kültüvatör ile toprak işlenerek arazi
  ekim ve dikime hazır hale getirilir. Ekim veya dikimden
  önce tarlada otlanma görülürse tekrar kültüvatör ile
  toprak işlemesi yapılabilir.
  Ekim veya Dikim
  1. Ekim

Kavun yetiştirilecek arazide ekimden önce sıra arası 2 m
  olacak şekilde karık pulluğu ile karıklar çekilmelidir.
  Bu karıkların kenarına tek taraflı olarak ve sıra üzeri
  75 cm olacak şekilde ocaklara ekim yapılır. Her ocağa
  4-5 adet tohum bırakılmalıdır.
  Tohumların üzeri 5-6 cm toprakla örtülerek hafifçe
  bastırılmalıdır. Bölgemizde araziye ekim 20 Nisan-5
  Mayıs tarihleri arasında yapılmalıdır.
  Tohumlar 5-15 gün içinde çimlenerek toprak yüzeyine
  çıkarlar. Çıkıştan sonra uygun olan iki adet bitki
  ocakta bırakılır. Daha sonra bir adet bitki bırakılır.
  .2. Fide Yetiştirerek Dikim
  Kavun tarımında erkencilik açısından fide ile
  yetiştiricilik yapılabilir. Bölgemizde fide ile,
  yetiştiricilik ile, ekim ile, yetiştiricilik arasında
  15-20 gün kadar erkencilik sağlanabilir. Fide
  yetiştiriciliğinde 10×13 cm ebadındaki altı delinmiş
  plastik torbalar kullanılır. Bu torbalar iyi
  karıştırılmış harç ile doldurulur. Harç yapmak için
  hacim olarak 1 ölçü bahçe toprağı, 1 ölçü iyi yanmış
  ahır gübresi ve 1 ölçü kum iyice karıştırılır.
  Harç doldurulmuş olan torbalara kavun tohumları 4-5 cm
  derinlikte konur. Her torbaya 1-2 adet tohum bırakılır.
  Bu torbalar seralar ve yüksek tünellere konarak süzgeçli
  kovalarla sulanır. Bölgemizde tüplere tohum ekimi 5-15
  Mart tarihleri arasında yapılmalıdır. Torbalarda yetişen
  fidelerin zaman zaman yabancı otları alınır ve sulaması
  yapılır. Normal şartlarda fideler 30-40 gün içinde
  araziye dikime hazır hale gelir.
  Dikime hazır hale gelen fideler kültüvatör ile sürülmüş
  ve karık pulluğu ile karıkları açılmış olan araziye sıra
  arası 2 m ve sıra üzeri 75 cm olacak şekilde
  dikilmelidir. Plastik torbalardan fideler çıkarılırken
  fide toprağının dağılmamasına özen gösterilmelidir.
  Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.
  Gübreleme
  Başarılı bir kavun yetiştirmek için organik maddesi
  yüksek toprakları sevdiğinden çiftlik gübresi
  uygulanmalıdır. Çiftlik gübresi sonbaharda derin
  sürümden sonra dekara 3-4 ton atılarak kültüvatör ile
  karıştırılmalıdır. Kimyasal gübre olarak 15-18 kg/da N
  ve 10 kg/da P2O5 verilmelidir. Fosforlu gübrenin tamamı
  ile azotlu gübrenin yarısı ekim veya dikimden önce
  atılarak kültüvatörle karıştırılmalıdır. Azotlu gübrenin
  diğer yarısı ise bitkiler kol atmaya başladığında
  fidelerden 15-20 cm uzağa bant şeklinde verilmelidir.
  Sulama
  Kavun fideleri tarlaya şaşırtıldıktan sonra iyi bir can
  suyu verildiğinde bitkiler uzun süre sulamaya ihtiyaç
  duymadan gelişme gösterirler. Uygun toprak tavında ekim
  yapılarak kavun yetiştirilen arazilerde de meyve
  oluşumuna kadar fazla sulamaya gerek yoktur. Ancak
  toprakta yeterli nem yoksa aşırı olmamak üzere sulama
  yapılmalıdır.
  Meyve oluşum döneminden sonra sulamalar
  sıklaştırılmalıdır. Bu devreden itibaren 12-15 günde bir
  sulama yapılmalıdır. Sulamalarda 0-90 cm toprak
  derinliği tarla kapasitesine getirilmelidir. Meyve
  olgunlaşma döneminde sulamalara dikkat edilmelidir.
  Bitkiler ve meyveler sulama suyuna mümkün olduğu kadar
  temas ettirilmemelidir. Sulamalarda karık, damla ve
  yağmurlama yöntemleri kullanılabilir. Sulamalara
  bitkiler verimden düşmeye başladığında son verilmelidir.

. Bakım
  Kavun yetiştiriciliğinde fideler tüplerden çıkışlarından
  itibaren bakım yapılmalıdır. Tüplerdeki fideler zaman
  zaman sulanmalı ve yabancı otlar temizlenmelidir.
  Fideler tarlaya şaşırtıldıktan sonra yapılacak olan
  birinci ve ikinci sulamaları takiben çapalama yapılmalı
  ve yabancı otlar temizlenmelidir. Bitkilerin kolları
  geliştikten sonra çapa işlemi yapılmamalıdır.
  Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi
  Solgunluk
  Tohumun çimlenmesinden itibaren tüm gelişme döneminde
  görülebilen bu hastalığa çeşitli mantarlar neden olur.
  Çimlenen tohum toprak yüzeyine çıkmayabilir, çıkan genç
  fidelerde sararma ve ölüm görülebilir. Fidelerin kök
  boğazı ve kılcal köklerinde yaralar ve çürümeler meydana
  getirerek ölüme neden olur.
  Bu hastalık gelişme devresinde kol atma, çiçeklenme ve
  meyve oluşum döneminde de görülebilir bitkinin kol
  uçlarından başlayarak yaprak ve tüm bitkide çökme
  meydana getirir. Hastalık bitkilerin kök boğazında açık
  ve koyu kahverengi yanıklıkla birlikte bazen bu
  kısımlarda zamklaşma görülür.
  Hastalıkla kültürel mücadele olarak hastalıklı bitkiler
  sökülmeli ve münavebe uygulanmalıdır. Kimyasal
  mücadelesinde ise bitkiler kol atmaya başladıktan sonra
  2 veya 3 defa %0.1 dozda Benomly 50 veya % 0.2 dozda
  Thiram 80, %0.1 dozda Maneb 80 karışımından dip yıkaması
  şeklinde her köke 600 ml. İlaçlı su verilmelidir.
  Külleme
  Bitkilerin özellikle yaşlı yapraklarında parça parça
  yuvarlak lekeler belirir meydana gelen bu lekeler
  zamanla birleşerek yaprağı, yaprak sapını ve gövdeyi
  kaplar. Önce beyaz toz şeklinde görülen bu yerler
  sonradan koyulaşır ve bitki gelişimini durdurur.
  Kimyasal mücadeleye hastalık belirtisi görüldüğünde toz
  kükürt, ıslanabilir kükürt Benomly, Thiophanate,
  Carbendazim ihtiva eden ilaçlardan biriyle
  başlanmalıdır. İlaçlamalar 10 gün arayla 2-5 defa
  tekrarlanmalıdır. Sistematik ilaçlar ise 20 gün arayla
  uygulanmalıdır.
  Antraknoz
  Yapraklarda esmer veya siyah renkte yuvarlağa yakın
  lekeler halinde belirir. Bu lekeler birleşerek muntazam
  olmayan şekilde büyür ve yapraklar parçalanarak kurur.
  Tüm bitkiyi etkilediğinde yaprak sapı ve meyvelerde
  esmer ve hafif çukurlu lekeler halinde görülür.
  Meyvelerdeki bu renkler daha sonra kavuniçi rengine
  dönüşür.
  Hastalık görüldüğünde kültürel, tedbir olarak bu
  bitkiler sökülmelidir. İlaçlı mücadelesi ise hastalık
  belirtisi görüldüğünde Zıneb veya Maneb’li ilaçlarla
  yapılır. Tohum ilaçlamasında Thıram veya Mancozeb
  kullanılır.
  Karpuz Mozaik Virüsü
  Karpuzlardan yaprak bitleri ile taşınır. Hastalık
  belirtisi yapraklarda kabarcık şeklinde açık ve koyu
  yeşil lekeler, kıvrılmalar ile sürgünlerde bodurluk
  olarak ortaya çıkar. Çiçeklerde kıvrılma ve fonksiyon
  bozukluğu, meyvelerde ise lekeli şekil bozukluğu
  şeklinde görülür. Bitkiler hastalığa erken yakalanırsa
  gelişme durur ve meyve vermez.
  Bu hastalıkla mücadele için temiz tohum kullanılmalı ve
  taşıyıcı yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.

Hıyar Mozaik Virüsü
  Kavunda büyük zarar yapan bir hastalıktır. Yapraklar
  açık yeşil sarı beneklidir. Tüm bitkiyi bodur bırakan
  bir hastalıktır. Bitkilerin meyve tutumu az ve
  meyvelerin kalitesi bozuktur.
  Hastalığın ilaçlı mücadelesi yoktur. Taşıyıcı olan
  yaprak bitleri ile mücadele edilmeli sertifikalı tohum
  kullanılmalıdır.
  Tel Kurtları
  Tel kurtlarının uzun, parlak, sarı-kahverengi renkli
  larvaları tohumlara ve genç fidelerin köklerine zarar
  verir. Köklerin içine girerek galeriler açar ve
  fidelerin ölümüne neden olur. Tel kurtlarının
  larvalarına karşı Diazinon, Chlorpryhos veya
  Endosülfanlı ilaçlardan biri ile ekimden önce toprak
  ilaçlaması yapılır. Ayrıca Chlorpryhos veya Endosülfanlı
  ilaçlarda tohum ilaçlaması yapılır.
  Yaprak Biti
  Bu zararlılar yaprak altlarından sürgün uçlarından ve
  büyüme konilerinden bitki özsuyunu emerek zarar
  yaparlar. Yaprakların kıvrılmalarına ve bükülmelerine
  sebep olurlar. Yaprak bitleriyle ilaçlı mücadele
  Malathion, Fenitrothion, Endosülfan, Carbarly içeren
  ilaçlar kullanılır.
  Kırmızı Örümcekler
  Oval şekilde olan ve zor görülebilen bu zararlılar
  yapraklardan bitki özsuyunu emerek zarar yapar.
  Yaprakların alt yüzeyinde ergin, larva pimf ve
  yumurtaları bir arada bulunur. Zararlıların emdiği
  yapraklar sararır, kıvrılır ve kururlar. Kırmızı
  örümceklerde kimyasal mücadele Malathion, Eromophos,
  Dicofol, Tetradifon, Binapeoryl içeren ilaçlardan biri
  kullanılır.
  Kavun Kızıl Böceği
  Bu zararlı 6-7 mm boyunda demir kırmızısı renginde çok
  hareketli ve uzun bir yapıya sahiptir. Larvaları ince
  uzun olup büyüdüğünde 10-15 mm boyunda ve sarımsı limon
  renktedir. Erginleri bitkinin yapraklarında, larvaları
  ise köklerde zarar yapar.
  Kavun kızıl böceğinin erginlerine karşı Carbaryl,
  Bromopos, Malathion, Diazinon içeren larvalarına karşı
  Endosülfan içeren ilaçlar kullanılır.
  Kavun, Karpuz Telli Böceği
  Ergin üstten yarım küre şeklinde görülen kanatlarının
  üzerinde altışar adet siyah renkte lekeler bulunan ve
  uğurböceğine benzeyen bir böcektir. Ergin kırmızımsı
  renkte olup larvaları kavuniçi renginde oval ve
  geniştir. Larvaların üzeri dikenimsi kıllarla örtülüdür.
  Erginler kışı yaşadığı bitki artıkları arasında
  geçirerek Haziran ayında yumurtalarını bitki
  yapraklarının altına kümeler halinde bırakır. Erginler
  çiçek, meyve özü ve genç sürgünlerde, larvalar ise
  yapraklarda zarar yapar.
  Kimyasal mücadelesinde Carlbarly, Bromophos, Malathion
  ve Diazinon içeren ilaçlar kullanılır.
  Kavun Sineği
  Larva döneminde zarar yapan bir zararlıdır. Larvalar
  meyvelerin çekirdek evinde tahribat yapar. Larvaların
  meyve içindeki artık ve pislikleri ile dışarı çıkarken
  açtıkları deliklerdeki çürümeler meyvelerin kalitesini
  bozar.
  Kavun sineğine karşı birinci ilaçlama meyveler fındık
  büyüklüğünde iken Carbarly, Fenthion, Diazinon,
  Malathion ve Endosulfan içeren ilaçlarla yapılır. İkinci
  ilaçlama birinci ilaçlamadan 15 gün sonra yapılmalıdır.
  HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI

Meyveler tam olgunlaşma devresinde hasat edilmelidir.
  Olgunluğa gelmiş kavunlar saplarında elle koparılmak
  veya bıçakla kesilmek suretiyle hasat edilirler. Hasat
  işleri sabah yapılmalı ve küçük yığınlar halinde
  toplanan kavunlar güneşte fazla bekletilmemelidir.
  Kavunlar hemen pazara veya depoya sevk edilmelidir. Eğer
  kavunlar depoda uzun süre saklanacaksa zaman zaman ters
  çevrilmelidir.

VERİM VE MALİYET
  Kuru koşullarda Adıyaman yöresinde ortalama kavun verimi
  1.300 kg/da iken sulu koşullarda Harran Ovasında
  Çukurova Ziraat Fakültesinin yapmış olduğu araştırmada
  pazarlanabilir verim 2.683 kg/da bulunmuştur.
  GAP bölgesinde sulu koşullarda kavun maliyetleri
  konusunda herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Köy
  Hizmetleri Şanlıurfa Araştırma Enstitüsü tarafından
  Adıyaman’da yapılan araştırmada kuru koşullarda kavun
  yetiştiriciliği için 16.15 sa/da insan işgücü ve 1.68
  sa/da makine işgücüne ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.


Karpuz

KARPUZ TARIMI
  Karpuz tek yıllık bir bitki olup kolları toprak
  yüzeyinde 3-4 m kadar uzayabilir.Susuz tarım
  şartlarında kökler olduk ça derine insedesulu
  tarım şartlarında saçak kökler daha
  çok 40-50 cm derinlikte yoğunlaşır.İri top
  şeklindeki mey veleri ise tatlı ve suludur.Karpuz
  tarımı, dünyada ve ülke mizde oldukça geniş bir
  alana yayılmıştır.Dünya karpuz
  üretiminin %20’si Türkiyede yapılmaktadır. İklim
  isteği Karpuz, sıcak ve ılıkman iklimde yetişir.
  Soğuklardan çok etkilendiği için yetişme
  devresinde don tehlikesi olmama lıdır. Tohum
  ekiminde toprak sıcaklığı 12 ° C’nin üzerin de
  olmalıdır. Nem oranı fazla olan yerlerde
  hastalıklar görülebilir. Toprak İsteği Karpuz
  yetiştirmek için derin, geçirgen su tutma kapasi
  tesi yüksek kumlu-tınlı veya tınlı kumlu topraklar
  seçilme lidir. Ağır killi topraklar ve hafif
  topraklarda çok iyi bir gübreleme ile karpuz
  yetiştirilebilir. Drenajın yetersiz oldu ğu ve
  tabansuyu seviyesinin 1 m’nin altında bulunduğu
  yer lerde başarı sağlanamaz.
  Yetiştirme tekniği

Ekim Nöbeti Antraknoz ,Fusarium ve mildiyö
  hastalığının görüldüğü tarım alanlarında en az üç
  yıl ekim nöbeti uygu lanmalıdır.

Toprak Hazırlığı
  Karpuz yetiştiriciliğinde toprak hazırlığına sonbaharda
  ilk yağışlardan sonra başlanmalıdır. İlk yağışlardan
  sonra toprak tavda iken derin sürüm yapılmalıdır. Eğer
  yağışlar gecikirse yağışları beklemeden derin sürüm
  yapılabilir. Derin sürümün arkasından kesekleri
  parçalamak için kültüvatör veya diskharrow ile ikileme
  yapılır. İkinci toprak işleme dönemi ise Şubat - Mart
  ayları olup uygun toprak tavında kültüvatör ile toprak
  işlenerek arazi ekim ve dikime hazır hale getirilir.
  Ekimden önce tarlada otlanma görülürse tekrar kültüvatör
  ile toprak işlemesi yapılabilir.
  Ekim veya Dikim
  Ekim
  Karpuz yetiştirilecek arazide ekimden önce sıra arası 2
  m olacak şekilde karık pulluğu ile karıklar çekilmeli ve
  Bu karıkların kenarına tek taraflı olarak ve sıra üzeri
  75 cm olacak ocaklara ekim yapılmalıdır. Her ocağa 2-3
  adet tohum bırakılıp Tohumların üzeri 5-6 cm toprakla
  örtülerek hafifçe bastırılmalıdır. Genelde araziye ekim
  ilkbaharın ortalarında yapılmaktadır. Çıkıştan sonra
  ocakta fidelerden uygun olan iki adedi bırakılır. Daha
  sonra bir adet bitki bırakılır.
  Fide Yetiştirerek Dikim
  Karpuz tarımında erkencilik için fide ile yetiştiricilik
  yapılabilir. Bunun için
  10×13 cm ebadındaki altı delinmiş plastik torbalar
  kullanılır. Bu torbalar iyi
  karıştırılmış harç ile doldurulur. Harç yapmak için
  hacim olarak 1 ölçü bahçe toprağı
  1 ölçü iyi yanmış ahır gübresi ve 1 ölçü kum iyice
  karıştırılır.İlkbaharda Harç dolu torbalara karpuz
  tohumları 4-5 cm derinliğe ekilir. Her torbaya tohumun
  kalitesine göre 1-2 adet tohum bırakılır. Bu torbalar
  süzgeçli kovalarla sulanarak seralar veya yüksek
  tünellere konur. Torbalarda yetişen fidelerde yabancı ot
  temizliği yapılıp sulaması yapılır. Normal şartlarda
  fideler 30-45 gün içinde dikime hazır hale gelir.
  Dikime hazır hale gelen fideler alınıp 2 m sıra arası ve
  75 cm sıra üzeri olacak şekilde daha önceden kültüvatör
  ile sürülmüş ve karık pulluğu ile karıkları açılmış olan
  tarlaya dikilir. Plastik torbalardan fideler
  çıkarılırken fide toprağının dağılmamasına özen
  gösterilmeli ve dikimden sonra mutlaka can suyu
  verilmelidir.
  Gübreleme
  İyi bir karpuz yetiştiriciliği için gübreleme
  gereklidir. Sonbaharda derin sürümden sonra 3-4 ton/da
  ahır gübresi atılarak kültüvatörle karıştırılmalıdır.
  Kimyasal gübre olarak da 15-18 kg/da N ve 10 kg/da P2O5
  verilmelidir. Fosforlu gübrenin tamamı ve azotlu
  gübrenin 1/3’ü ekim veya dikimden önce atılarak
  kültüvatörle karıştırılmalıdır. Azotlu gübrenin 1/3’ü
  çiçeklenme devresinde 1/3’ü ise meyveler 5-65 cm çapında
  olduğunda verilmelidir.
  Sulama
  Verimin yüksek ve kaliteli olması için bitkikök
  bölgesinde yeterli nemin bulundurulması gerekir bu
  nedenle karpuz yetiştiriciliğinde sulama yapılmalıdır.
  Karpuz fideleri tarlaya şaşırtıldıktan sonra iyi bir can
  suyu verilirse bitkiler uzun süre sulamaya ihtiyaç
  duymadan gelişme gösterirler. Fideler küçükken fazla
  sulama yapılırsa gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Meyve
  oluşum dönemine kadar mümkün olduğu kadar az sulama
  yapmak gerekir. Meyve büyüklüğü 5-6 cm olduktan sonra
  normal sulamalar yapılmalıdır. Bu devreden itibaren 15
  günde bir sulama yapılmalıdır. Sulamalarda 0-90 cm
  toprak derinliği tarla kapasitesine
  getirilmelidir.Verimden azaldığında sulama kesilmelidir.

Bakım
  Karpuz tüplerden başlayarak bakıma ihtiyaç duyar.
  Tüplerde yabancı ot temizliği gereklidir.Fideler tarlaya
  şaşırtıldıktan sonra yapılacak olan birinci ve ikinci
  sulamadan sonra çapalama yapılmalı ve yabancı otlar
  temizlenmelidir. Bitkilerin kolları geliştikten sonra
  çapa işleri yapılmamalıdır.
  HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI

Karpuz hasadı meyve sapına bağlı bulunan kulakçıklar
  kuruduğunda, meyve sapı inceldiğinde ve meyve kabuğu
  olgunluk parlaklığına ulaştığında elle yapılmalıdır.
  Karpuzlar hasat, depolama ve taşıma sırasında
  zedelenmemelidir.

Depolama üst üste fazla konmamalı ve depolarda fazla
  bekletilmeden kısa sürede pazara sunulmalıdır.
  Gerekli kültür önlemler alındığında karpuzdan sulu
  şartlarda 5.000- 6.000 kg/da verim alınabilmektedir.


Fındık

FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ
  ÜLKEMİZDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ FINDIK ÇEŞİTLERİ:
  Ülkemizde yetiştirilen fındık çeşitleri meyve şekil ve
  özelliklerine göre üç grupta toplanmaktadır.1. Yuvarlak
  fındıklar
  2. Sivri fındıklar
  3. Badem fındıklar
  - Palaz fındık - İncekara fındık - Yassı badem
  fındığı- Tombul fındık - Sivri fındık - Yuvarlak
  badem fındık- Foşa fındık - Acı fındık
  -Değirmendere fındığı- Çakıldak fındık - Kuş
  fındığı- Uzunmusa fındığı–Mincane fındığı-
  Cavcava fındığı- Kalınkara fındığı- Kargalak
  fındığı- Kan fındığı

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:
  a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi
  ve bol ürün vermesi nemli için iklimin uygun olması
  gerekir.Ülkemizde fındık yetiştiriciliği bakımından en
  uygun iklim özelliğine sahip bölge Karadeniz kıyı
  bölgesidir. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık
  yetiştirilebilse
  de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı
  gerektirmektedir.
  Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve
  750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak
  yetiştirilebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16
  C olduğu yöreler fındık
  yetiştiriciliği için en uygun yerlerdir. Ayrıca bu
  yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek
  sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının
  700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının
  dengeli olması gerekmektedir. Aynı zamanda Haziran ve
  Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60’ın altına
  düşmemesi gerekir.
  b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür
  bitkisidir.Bu nedenle kökleri fazla derine gitmez.Kök
  ancak 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir.
  Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte
  besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin
  topraklarda iyi bir gelişme gösterir.
  FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ:
  A. Arazi ve Toprak Hazırlığı: Fındığın ekonomik ömrü
  oldukça uzun olup dikimden önce arazi ve toprak
  hazırlığının iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir.
  Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde
  fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık
  bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış
  fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık
  bahçesi
  tesis edilebilmektedir.Düz yada meyilli olarak arazinin
  yapısına göre yöntemler farklılık gösterebilmektedir.
  A-1) Meyilli arazilerde:arazinin meyilinin %5’den fazla
  olduğu yerlerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur
  sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi,
  hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve
  mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi
  için arazinin teraslanması (sete alınması)
  gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki
  teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.
  A-2) Düz Arazilerde: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi
  için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli
  arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun
  alçak ve yüksek olmasına göre uygulamalarda bazı
  farklılıklar görülmektedir.
  Meyilli arazilerde teraslama
  1. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu
  durumlarda
  bu teras şekli uygulanır.
  2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise
  hendek
  teras sistemi uygulanır.
  3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve
  diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep
  teraslar uygundur.Teraslamadan sonra iyi bir toprak
  hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak
  hazırlığında yapılan uygulamalar:
  * Toprak Analizi :Dikim öncesi toprakta eksik yada
  yetersiz olan besin maddelerinin anlaşılması ve toprağın
  asitlik durumunun tespiti için toprak analizi
  gereknemtedir.Temel
  gübreleme ve asitliğin uygun hale getirilmesi için
  tatbik edilecek olan kireç miktarının tayini bu analize
  göre yapılmalıdır.
  * Toprakta Kirizma: Toprağın derince işlenmesidir.
  Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması
  sağlanır.Bu toprakta mikroorganizma faaliyetini artırıp
  su tutma kapasitesi de
  yükselterek toprağın fiziksel ve kimyasal yapısnın
  düzelmesine yardımcı olur.
  * Toprakğın dinlendirilmesi: Fındıklık tesis edilecek
  olan arazide uzun yıllar çok yıllık bitki tarımı
  yapılmış ise toprak yorgunluğu sözkonusudur. Toprak
  yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler
  dinlendirilmelidir.
  B. Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde
  dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de
  çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen
  çeşitlerin; Verimli ve kaliteli olması,Bahçe içerisinde
  çeşit standardizasyonunun sağlanması,Ana çeşitlerin
  meyve
  tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde
  tozlayıcı çeşitlere yer verilmesi,Pazarda tutulan çeşit
  olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekir.
  C. Fidan Seçimi: Fındık kök sürgünü oluşturan bir
  bitkidir. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu
  özellikler aranmalıdır:Sürgünler; 1_İyi teşekkül etmiş
  tomurcukları
  bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
  2_hastalıksız güneş gören, pişkin, ve 1-2 yaşlı kök
  sürgünleri olmalıdır.
  3_Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın
  olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri
  olmalıdır.
  Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçilip köklere
  zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök
  sürgünlerine dikimden önce Dikim Budaması yapılmalıdır.
  Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler
  sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler
  kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda
  ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters
  istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir.
  Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce
  hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.
  D. Dikim Zamanı : Dikim için en uygun zaman sonbahar
  aylarıdır.
  E. Dikim ve Terbiye Sistemleri : Fındık yetiştiriciliği
  genellikle ocak dikim sistemine göre yapılmaktadır. Bu
  sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel
  dikim
  şeklidir. İki çeşit dikim sistemi vardır. Bunlar;
  - Ocak Dikim Sistemi : Daha ziyade düz arazilere uygun
  olan bu dikim şekli meyilli arazilerde arazi meyil
  durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra
  uygulanmalıdır. Ocak dikim
  sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce
  120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
  - Çit Dikim Sistemi : Bu dikim sistemi düz arazilerde
  uygulanabildiği gibi daha çok meyillik ve toprak
  derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli
  arazilerde arazinin meyil derecesine göre 1.5-2 m. teras
  üstü genişliği ve 3.5-5 m. teraslar arası mesafe olacak
  şekilde teraslama yapılır. Düz arazilerde ise sıralar
  arasındaki mesafe 4-5 m. olmalıdır.
  F. Budama Tekniği : Dikimde fidanlara şekil
  kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik
  verimlilik döneminin sonuna kadar yıllık sürgün
  gelişiminin sağlanması, verimin
  artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu
  sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir
  tanesidir.
  Budamada amaç:
  1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ve şeklin
  muhafazası için.
  2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol
  ve kaliteli ürün alınması için.
  3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi
  önlenerek bakımın daha kolay yapılabilmesini sağlamak
  için.
  4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine
  yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların
  yayvan bir taç kazanmasını sağlamak için.
  5.Fazla Kök sürgünü veren fındıkta her yıl kök sürgün
  temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini
  sömürmelerini engellemek için yapılır.

6. Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması
  ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş
  olur.

g. Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı
  Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budama dönemi sonunda
  yaprakların büyük bir kısmı döküldükten sonra yapılır.
  Budamada kullanılan aletler şunlardır.
  - Budama Makası
  - Budama Testeresi
  - Çepin
  Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık
  Bahçelerinde
  Budama:
  İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil
  kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12.
  yaştan sonra en yükaek seviyeye ulaşır. Bu yüksek
  verimlilik genel olarak
  20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her
  sonbaharda kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı,
  birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve
  verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama
  makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar
  üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün
  uzunluğunda kısalarak verimde düşme görülmeye başlar.
  İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin
  bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu
  artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı
  kalmak suretiyle 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan
  dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal
  içlerine ve
  tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif
  ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla
  bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde
  yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.


Erik

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ
  Erik soğuk ılıman iklim bölgelerde ve subtrobik iklim
  bölgelerinde yetişir. Ülkemizde birçok çeşidi
  bulunmaktadır.
  DÖLLENME BİYOLOJİSİ
  Erik çiçekleri o yılın sürgünleri veya yaşlı spurlar
  üzerindeki lateral (yan) tomurcuklarda oluşurlar. Her
  tomurcuktan 1 veya 3 çiçek meydana gelir.
  Bir kısım P. cerasifera çeşidi kendine verimli
  bazılarıda kendine kısırdır. Bazı P. domestica kültür
  çeşitlerinden kendine verimli, kısmen kendine verimli ve
  kendine kısır olanları vardır. Kendine verimli
  çeşitlerin kendi çiçek tozu ile tozlanmaları durumunda
  meyve tutma oranı % 30′ a kadar yükselmektedir. Fakat
  Kendine kısır çeşitler kendi çiçek tozları ile
  tozlandıkları zaman meyve bağlama oranı % 1.5 lara kadar
  düşer. Genellikle Avrupa erikleri ile japon erikleri
  birbirine uyuşmazlar. Japon eriklerinin bir kısmı kısmen
  kendine verimli, bir kısmı da kendine kısırdır.
  İKLİM İSTEKLERİ
  Erik türleri, iklim istekleri yönünden farklılık
  gösterir. Japon erikleri (P. salinica) soğuk geçmeyen
  bölgelerde yetişir. Avrupa erikleri (P. domestica)kışı
  nisbeten soğuk geçen soğuk ılıman iklime uygundur.
  Mevcut türler içerisinde değişik iklim koşullarına en
  iyi uyabilen P. cerasifera’dır. Kış mevsiminde soğuklara
  dayanıklı olan eriklerde Çiçeklenme devresinde soğuğa
  karşı duyarlılık artar.Kış dinlenme süresi bakımından
  Avrupa erikleri +7.2 OC ‘nin altında 1000 saatten fazla
  bir soğuklama süresine ihtiyaç duyarlar. japon
  eriklerinde ise bu süre 600 saat
  kadardır.
  DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI
  Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle
  bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak
  şekilde dikilmesi gerekir ve bu durumda Tozlayıcı oranı
  1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazlaçeşitlerle
  kurulacaksa çeşitler 2′şer 3′er sıra halinde
  dizilmelidir.Kendine verimli çeşitlerle bahçe
  kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması
  isteni yorsa her çeşitin bir blok halinde bahçeye
  yerleştirilmesi gerekmektedir. En uygun tozlayıcı çeşit
  seçilirken Birçok özellik gözönünde bulundurulmalı
  ,meyvenin özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının
  birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine, çiçek
  tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve
  karşılıkı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu
  meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen
  gösterilmelidir.Bahçe kurulurken birden fazla çeşit
  kullanılması meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde
  etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.Tozlayıcı
  ağaç sayısı tozlayıcı çeşidin istenen bir çeşit olup
  olmamasına göre ayarlanma
  lıdır. istenen bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması
  halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir.
  Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı
  olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1
  tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.Kışı yağışlı
  veya soğuk geçen bölgelerde dikim ilkbahar mevsiminin
  başında yapılır.Kışı ılıman geçen ve az yağış alan
  bölgelerde fidanlar Kasım- Aralık ayından itibaren
  dikilebilirler. Dikim ilkbahar gelişme devre sinin
  başlamasına kadar sürebilir.
  TOPRAK İŞLEME
  Az yağış alan bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak
  yabancı otlardan temizlenmeli Böyle bölgelerde bahçeler
  sonbaharda ve sonra İlkbaharda toprak tava gelince
  ,Şubat sonu veya mart içinde bir kez daha sürülür. Mayıs
  ayında yapılan üçüncü sürümden sonra ise sulama
  kanalları açılıp, Ağaçların dipleri çapayla işlenir.
  Yağışlı bölgelerde ise çayır bitkileri kullanarak
  bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulmalıdır.
  Erik kökleri toprak yüzeyine yakın olarak gelişti ğinden
  toprağın derin işlenmemesi gerekir.
  SULAMA
  Yıllık yağış miktarı 750 mm’yi geçen bölgelerde sulama
  yapılmayabilir
  fakat, Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde
  sulamanın yapıl
  ması zorunludur. Erikler saçak köklü olduklarından ve
  kökler yüzeysel
  geliştiklerinden derin köklü meyve türlerine göre daha
  fazla suya ihtiyaç gösterirler.Ege bölgesinde erik
  bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından itibaren
  sonbahar yağışlarınakadar geçen süre içinde 8-12 günde
  bir sulanır. Sulama çeşitli şekillerde
  yapılır.Bunlar;karık usulüçanak usulü, tava yöntemi veya
  karık-çanakkombinasyonları şekilleri olarak sayılabilir.
  Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının
  zenginlik durumuna göre seçilir. Damlama ve mini
  yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya
  girmiştir.Mevcut türler arasında P. cerasifera türleri
  kuraklığa en fazla dayanan türlerdir.
  GÜBRELEME
  Verilecek gübre miktarının toprak ve bitki analizine
  göre belirlenmesi en doğru uygulama olacaktır.Gübre
  miktarı,toprağın tipineağaçların yaşına, topraktaki
  besin maddeleri durumuna, alınan ürün miktarına iklime
  ve ağaçların gelişme durumuna bağlıdır. Azotlu gübreler
  kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan önce
  verilmelidir. Erik ağaçları azotun hem sülfat, hem de
  nitrat formuna cevap verirler. Ancak pH’ı 6.5′un altında
  olan topraklarda amonyum sulfat kullanılmamalıÜre ise
  toprak pH’ı 5.0′in altında olan topraklarda
  kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin haziran ortasından
  sonra uygulanması önerilmez. Genç ağaçlarda ağaç başına
  her yaş için 113-226 gr aktif azot uygulanır. Bu
  miktarlar arzu edilen büyüme durumuna göre azaltıp
  çoğaltılabilir.
  Meyve veren ağaçlarda 8.5-11.2 kg/dekar aktif azot
  uygulaması önerilebilir.
  Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve veren
  ağaçlarda sıralar
  arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri çevresine
  gelecek şekilde
  serpilmelidir.
  Sunni gübrelerin yanında ,2 yılda bir ağaç başına 50 kg
  iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için)
  verilmelidir. İlave olarak yeşil gübreleme yapılması da
  yararlı olacaktır..
  ANAÇLAR
  Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme
  şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki grupta
  toplanır.Erikler için anaç olarak muhtelif erik
  türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali, kayısı ve
  badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.
  Erik Çöğür Anaçları:
  P.ceresifera(myrobolan kiraz eriği): Kökeni Kafkasya ve
  yakınındaki Asya ve Avrupa ülkeleridir.Yurdumuzda ve
  Dünya’da geniş ölçüde kullanılan erik anaçıdır.
  Özellikle Avrupa grubu (P.domestica) erik çeşitler için
  istenen anaç olmakla birlikte Japon grubu (P.salicina)
  erikler için uygundur. bunun yanında President, Kelsey
  gibi bazı çeşitlerin bu anaç ile tam uyum gösteremediği
  belirtilmektedir.
  P.ceresifera anaçları ABD ve Avrupa’da Myrobolan
  erikleri diye tanınıp
  Yurdumuzda can eriği olarak bilinir. Değişik toprak ve
  iklim şartlarına
  uyabilen can eriği;Kök ur nematoduna hassas fakat kök
  boğazı çürüklüğüne
  karşı dayanıklıdır. Hafifkumlu topraklarda çok iyi
  gelişir. Kuvvetli bir
  anaç olup, bu anaç üzerine aşılı fidanlar 7×7 m şeklinde
  dikilmelidir.
  P.besseyi (Kum eriği): Japon ve Avrupa grubu eriklerle
  uyuşur. Çok bodur bir anaçtır. 1-1.5 m boyunda ağaçlar
  meydana getirir. Aşıdan sonra ilk yıl ürün vermeye
  başlar. Kumlu topraklara uyumu iyidir.
  P.persica(şeftali): fazla derin olmayan, Kumlu ve hafif
  topraklarda eriğe anaç olarak kullanılmaktadır. Yarı
  kuvvette ağaçlar oluşturur ve erkencilik sağlar.
  Nematodun sorun olduğu yerlerde tercih edilmelidir.
  Japon eriklerinin hemen hepsi ile iyi uyuşma gösterir,
  ancak Avrupa eriklerinin bazıları ile uyuşmalık
  görülebilir. En çok kullanılan şeftali anaçları;
  Prunus persica (Lovall)
  Nemaguard
  S-37
  Eğer erik bahçesi daha önce şeftali bahçesi olarak
  kullanılmış bir arazide kurulacaksa anaç olarak şeftali
  kullanılmamalıdır.P.armeniaca (Kayısı): Nematotlu
  bölgelerde kumsal topraklar için uygun bir anaçtır.Japon
  erikleri ile Avrupa eriklerine nazaran iyi uyuşma
  gösterir. Bu anaç kullanılacağı zaman kalem anaç
  ilişkilerinin önceden bilinmesi gerekir. Kayısı anacı
  erik için
  ancak nematodun söz konusu olduğu durumlarda
  düşünülebilir.
  P.amygdaus (Badem): Kumlu topraklarda erik
  yetiştiriciliği için bu anaçlar tercih edilir.Tüm
  çeşitlerle iyi uyum sağlamayabilir. French gibi bazı
  erik çeşitleri badem anacı üzerine başarılı bir şekilde
  yetiştirilmektedir. Badem üzerine aşılı erik çeşitleri
  erken meyveye yatar. Bol verimli yüksek kaliteli meyve
  veren ağaçlar oluştururlar. Meşe kök mantarı,
  vertisilyum solgunluğuna ve nematoda duyarlıdır.
  Bakteriyel kansere orta derecede dayanıklıdır.
  P.salcia:Kumlu topraklara adapte olduğu için bu tür
  topraklarda bodur erik anacı olarak kullanılabilir.
  Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur ve bodur ağaçlar
  meydana getirirler.
  Erik Klon Anaçları
  Myrobolan B: drenajı kötü, hafif,Kireçli, ağır ,kuvvetli
  ve zayıf gibi çeşitli topraklara iyi uyum sağlar,
  üretilmesi kolaydır. Kuvvetli ve verimli ağaçlar
  oluşturur.
  R.C.d’Althan, R.C.Quillus,Stanley, Prune Martin,
  çeşitleri ile uyuşmazlık gösterir. bakteriyel kanser
  ,Nematot, ve vertisulyuma duyarlı, kök boğazı
  çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır.Marianna: Prunus
  munsoniana ve Prunus cerasifera’nın tozlanması sonucu
  elde edilmiş ve vegetatif olarak üretilebilen bir
  anaçtır.Ağır ve çok rutubetli topraklarda yetişebilir.
  Kök ur nematoduna bağışık olup, kök boğazı çürüklüğü ve
  kök kanserine dayanıklıdır. Avrupa ve Japon grubu
  erikleri ile uyuşmaktadır. Marianna anaçlarının değişik
  klonları bulunmaktadır.Myrobolan Gl.931-6: PH yüksek
  topraklardaki yetiştiricilik için kullanılan bir
  anaçtır. Diğer anaçların iyi sonuç vermediği asitli
  topraklarda iyi sonuç vermektedir.
  Marianna GF8-1; Kuvvetli ağaç oluşturup vegetatif olarak
  üretilmesi kolaydır. Çok değişik topraklara rahatlıkla
  uyum sağlar. R.C.d’Althan çeşidi ile uyuşmamaktadır.
  Marianna 2624 Klonu; Üretilmesi kolaydır. Değişik toprak
  tiplerine uyumludur. Kökleri ilk yıllarda yüzeysel
  gelişir. Orta kuvvette ağaçlar oluşturur. Nematoda
  dayanıklı, kök boğazı çürüklüğüne ve vertisilyuma orta
  derecede dayanıklı, bakteriyel kansere ise çok
  duyarlıdır.
  Myrobolan 29-C:Kök gelişimi İlk yıllarda yüzeysel olup,
  sonraki yıllarda derinlere gider. Kuvvetli ağaçlar
  oluşturur. Nematoda dayanıklıdır. Kök boğazı çürüklüğü,
  vertisilyum ve bakteriyel kansere orta derecede
  duyarlıdır.
  Prunus domastica: Bu anaçlar İngiltere’de
  kullanılmaktadır. Bodurdan gelişmişe kadar değişik tipte
  konları vardır.
  Brompton Klonu; Yarı kuvvetli ağaçlar oluşturup bu
  ağaçlar kaliteli ve bol meyve verirler. Kültür çeşitleri
  ile uyumlu, Vegetatif olarak üretilmesi zordur. Bu
  durumun hormonla ve sisleme ile düzeltilmesi halinde çok
  iyi bir anaçtır. Common plum Klonu; Yarı bodur ağaçlar
  oluşturur.
  Daldırma ve odun çelikleri ile kolaylıkla üretilebilir.
  Her çeşitle uyuşması iyidir.
  Pershore Klonu; Orta kuvvette ağaç oluşturup, Çeşitlerle
  uyuşması iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur.
  Ancak dip sürgünleri ve daldırma ile çoğaltılabilir.
  Brussel klonu; Yarı kuvvetli ağaç oluşturur. Üretimi
  ancak daldırma ile yapılabilir.
  Hastalıklara duyarlı olmakla birliktepek pek çok çeşit
  ile uyum göstermektedir. Günümüzde hemen hemen
  kullanılmamaktadır. Prunus instita: Bu türün değişik
  klonları da eriğe anaç olarak kullanılmaktadır.Pixy;
  İngiltere’de East Malling Araştırma İstasyonu tarafından
  St. Julien d’Orleans klon populasyonu arasında bodur
  anaç olarak elde edilmiştir. Vegetatif olarak (odun
  çelikleri ile) üretilen bu anaç üzerine aşılı erik
  çeşitleri erken meyveye yatmakta, daha iri meyveli ve
  şeker oranı yüksek meyve oluşturmaktadır. Pixy,
  St.Julien anacına göre % 30 oranında bodurluk
  sağlamaktadır. Ferlanin (P.2038): Fransa’da elde edilmiş
  melez bir anaç olup, vegetatif olarak üretilebilir ve
  Pixy anacı kadar veya ondan biraz daha bodurdur. Verim,
  erkencilik ve meyve iriliği yönünden oldukça iyidir.
  Nematot ve kök kanserine dayanıklıdır. Kış soğuklarına
  dayanıklı bir anaç olup, d’Agen hariç tüm çeşitlerle aşı
  uyuşması iyidir.
  Common mussel klonu;Uygun ve elverişli toprakları sever
  ve kuvvetli ağaç oluşturan
  bir anaçtır. Odun ve kök çelikleri ile kolaylıkla
  üretilebilir. Pek çok çeşit ile başlangıçta iyi bir
  uyuşma göstermesine rağmen ilerki yıllarda bazı
  çeşitlerle olan kombinasyonunda ağacın gelişmesi
  durmakta ve meyveler iyi gelişememektedir. Bazı
  çeşitlerle olan kombinasyonunda gözlenen bodurluk gerçek
  ve sağlıklı bir bodurluktan çok, fizyolojik zayıflık
  nedeni ile gelişme yetersizliğinden ileri gelen
  bodurluktur. Black damas klonu; Değişik toprak tiplerine

kolaylıkla uyum sağlayabilen ve kuvvetli ağaç oluşturan
  bir anaçtır. Kültürel bir
  çeşidi ile uyuşması iyidir. Saint Julien A klonu; Bu
  anaç yarı bodur ve bol verimli ağaçlar oluşturur. Bu
  ağaçlar erken meyveye yatar. Değişik toprak tiplerine
  özellikle kireçli topraklara uyumu çok iyidir. Bir çok
  çeşit ile uyuşması iyidir. Sıcak iklimlerde gelişmesi
  iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur.
  Ferciana/Ishtora: St. Julien A ile aynı büyüklükte olup,
  verim erkencilik ve meyve iriliği yönünden üzerine
  aşılanmış olan çeşide olumlu etkisi vardır. Nematodlara
  dayanıklı, Armillaria’ya toleranslı ve kireçli
  topraklara hassas olup, vegetatif yolla
çoğaltılmaktadır.
  MEYVE SEYRELTMESİ
  Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek
  tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı
  yüklenme olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal
  maddelerle yapılır.Erik meyveleri küçük olduğundan elle
  seyreltme oldukça masraflıdır. Geç olgunlaşan çeşitlerde
  elle seyreltme haziran dökümünden sonra uygulanır.
  Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince
  yapılmalıdır. Yeşil olarak tüketilen can erikleri de
  ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat
  edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.
  Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme elmalardaki
  kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bir
  kısmı DNOC’li bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip
  Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde
  püskürtülür. Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de
  denenmiştir. Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve
  % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara
  atılır.
  HASAT
  En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin tam tatlılaştıkları
  ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, ve eti
  gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerindeolgunluğun bu
  kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak
  meyvelerde söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat
  daha erken yapılmalıdır.
  Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime
  meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına
  bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye
  bakılarak tayin edilir.
  Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı
  derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup,
  buruştuktan sonra hasat edilirler.Buruşan eriklerin bir
  kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır.
  Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat
  edilirler.
  DEPOLAMA
  Erikler en uygun olarak 00C veya -0.5 0C’de saklanırlar.
  Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta,
  Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur.
  Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri
  kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 0C de yukarıda
  belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.