Tarla Bitkileri | Seite 2

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


Pamuk

  PAMUK

Pamuk, Malvales takımından, Malvaceae familyasından,
  Gossypium cinsinden bir bitkidir.
  Kültür pamukları Herbacea ve Hirsuta olmak üzere iki
  grup altında incelenir.
  Eski dünya pamukları adı verilen, Herbacea grubunda G.
  Arboreum L. ve G. Herbaceum L. olmak üzere iki tür
  bulunmaktadır. Yeni dünya pamukları adı verilen Hirsuta
  grubunda ise G. Hirsutum L., G. Barbadense L. ve G.
  Tomentosum L. türleri bulunur.
  Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik
  bulunmamakla birlikte Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak
  bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir.
  Yaygın Çeşitleri
  Pamuk, Malvales takımından, Malvaceae familyasından,
  Gossypium cinsinden bir bitkidir.
  Kültür pamukları Herbacea ve Hirsuta olmak üzere iki
  grup altında incelenir.
  Eski dünya pamukları adı verilen, Herbacea grubunda G.
  Arboreum L. ve G. Herbaceum L. olmak üzere iki tür
  bulunmaktadır. Yeni dünya pamukları adı verilen Hirsuta
  grubunda ise G. Hirsutum L., G. Barbadense L. ve G.
  Tomentosum L. türleri bulunur.
  Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik
  bulunmamakla birlikte Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak
  bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir.
  Ekolojik İstekleri
  Toprak İstekleri
  Pamuk bitkisi her türlü toprakta yetişebilen bir bitki
  olmakla birlikte,yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek
  için toprağın derin profilli ve alüviyal olması gerekir. Devamını Okumak için Tıklayınız…


Silaj Silo Yem Bitkileri

  SİLO YEM BİTKİLERİ VE SİLAJ

1. Giriş
  Yıllardan beri her fırsatta yem kaynaklarının
  yetersizliği nedeni ile hayvansal üretimde istenilen
  düzeye ulaşılamamasından şikayet edilmektedir. Yapılan
  çalışmalar ve gösterilen gayretler de bu konudaki
  arayışı sergilemektedir. En önemli kaba yem kaynağımız
  çayır meralar, aşırı ve zamansız otlatma nedeni ile
  elden çıkma aşamasına gelmiştir. Bu alanlarımızdaki
  otlatma yoğunluğunu azaltmak amacıyla yem bitkileri
  tarımına ağırlık verilmiştir. hayvansal üretimi artırma
  yolunda verim potansiyelleri düşük olan yerli ırklarımız
  giderek azalmıştır. Bunun yanında kültür ırkı ithali
  yoğunluk kazanmıştır. Ne yazık ki gösterilen tüm bu
  gayretlere rağmen hayvansal üretimde arzu edilen
  seviyeye ulaşılamamıştır. Ülkemiz hayvan varlığımıza
  baktığımızda, özellikle Ege ve Marmara bölgelerindeki
  mevcut hayvanların %90’nının kültür ırkı ve melezi
  olduğu görülmektedir. Ancak söz konusu bölgelerin çayır
  mera, yem bitkileri alanı ve üretimleri incelendiğinde
  ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu görülmektedir.
  Hayvanların toplam kaba yem ihtiyacı ülke düzeyinde ele
  alındığında, çayır mera ve yem bitkilerinden sağlanan
  bölümün % 25.98, tarla tarımı artıklarından karşılanan
  bölümün ise % 43.51 düzeyinde olduğu bildirilmektedir.
  Yüksek verimli kültür ırklarından maksimum verimin
  alınabilmesi iyi bir besleme ile mümkündür.
  Ülke düzeyinde mevcut hayvanların tümü kültür ırkı olsa
  da mevcut kaba yem üretimimiz karşısında alacağımız
  verim yine değişmeyecektir. Üreticilerimiz kaba yem
  sıkıntısının yaşandığı dönemlerde genelde hayvanlarını
  zorunlu olarak, besin maddesi içeriği düşük tahıl samanı
  ile beslemektedir. Bunun yanında taze ve suca zengin,
  karbonhidrat içeriği yüksek yem bitkilerinin
  parçalandıktan sonra havasız ortamda belirli bir süre
  bekletildikten sonra elde edilen ve silaj adı verilen
  kaba yem de tercih edilmeye başlanmıştır. Silaj, besin
  maddelerindeki değer kaybını en aza indiren su içeriği
  yüksek kaba yem özelliği ile tarımı ileri ülkelerde
  yoğun olarak kullanılmaktadır.
  Ülkemizde ise gerek alışkanlıklar gerekse bilgi
  eksikliği dolayısı ile silaja gereken önem
  verilmemiştir. Aslında bu uygulama milattan önceye
  dayanmakta dır.18.yy sonlarında tüm Orta ve Kuzey
  Avrupa’da geniş uygulama alanı bulmuştur. İlk çalışmalar
  1862’de Almanya, 1877’de Fransa ve 1883’te Amerika’da
  yapılmıştır. Silaj konusunda birçok ülkede yapılan
  araştırmalar ile günümüze kadar gelinmiştir.
  Silajın sağladığı yararları özetlemek gerekirse; Kaba
  yemlerin silo edilerek saklanmasında, kurutularak yığın
  yapılmasına oranla daha az iş gücüne gereksinim duyulur.
  Ayrıca kış döneminde ihtiyaç duyulan kabayem daha az bir
  emekle elde edilebilir. Kurutma problemi bulunan
  Karadeniz Bölgesi gibi yörelerde silaj uygun bir
  depolama yöntemidir.. Kısa süreli güneşli, açık ve
  rüzgarlı ortamlar besleme değeri yüksek silaj eldesi
  için yeterlidir. Bu uygulama ile yem ve hayvansal ürün
  kaybı da önlenmektedir. Yeşil yemlerin bulunmadığı
  özellikle kış aylarında, hayvanların suca zengin ve
  kaliteli yem ihtiyacı karşılanmaktadır. Yapay kurutma
  yöntemi dışındaki diğer muhafaza yöntemlerine göre
  yemlerin fermantasyon yolu ile saklanması besin
  maddelerindeki kaybı önler.
  Örneğin, yaprak içeriği fazla yonca ve üçgül gibi
  türlerin kurutularak depolanmasında besin maddeleri
  kaybı artmaktadır. Silo yemi yapımında ise kurutma
  kayıpları en aza indirilir. Kuru ot eldesinde % 15-30
  olan kuru madde kaybı, silo yeminde % 5’e, % 25-35
  düzeyindeki sindirilebilir protein kaybı ise % 5’e
  düşmektedir. Aynı şekilde nişasta değerindeki kayıp kuru
  otta % 50’ye kadar çıkarken, silo yeminde en fazla % 10
  olmaktadır. Fermantasyon sonucu yemlerin taze yumuşak
  yapısının korunması güzel kokuya sahip olması dolayısı
  ile hayvanlar tarafından sevilerek tüketilmektedir. Taze
  olarak yedirildiğinde hayvanlara zararlı etkisi olan
  bazı türler, Devamını Okumak için Tıklayınız…


Hayvan Pancarı

  Hayvan Pancarı Yetiştiriciliği

Hayvan pancarı, hayvanların severek yediği sulu, şıralı
  bir yem bitkisidir. İneklerin süt verimini belirgin bir
  şekilde arttırır. Kesif yemden tasarruf sağlar. Lezzetli
  oluşu sebebiyle hayvanlar tarafından severek yenir.
  Diğer yem bitkilerine göre daha fazla enerji sağlar.
  Hayvanların sindirim sistemini güçlendirir.
  Hayvan pancarının verimi çok yüksektir. Uygun şekilde
  tarımı yapıldığında dekardan 10-12 ton yumru alınır. Bir
  dönümden kaldırılan pancar 3-5 jersey ineğe, 2-3
  holstein veya montafon ineğe 6 ay yeter.
  Hayvan pancarı için en uygun topraklar hafif ve orta
  bünyeli topraklardır. Fazla killi veya fazla kumlu
  topraklarda, taşlı ve çakıllı topraklarda hayvan pancarı
  yetişmez. Patatesin yetiştiği bütün topraklarda
  rahatlıkla yetiştirilir.
  Toprak Hazırlığı ve Ekim:
  Hayvan pancarı ilkbaharda toprak tava geldiğinde ekilir.
  En uygun ekim zamanı mart-nisan aylarıdır. Ordu
  bölgesinde mibzerli ekim olmadığından ekim elle dönüme
  2-3 kg. tohum gelecek şekilde yapılmalıdır. Ekim
  derinliği 2-3 cm. olmalıdır. Hayvan pancarı ekilecek
  tarlaya 2-3 ton yanmış hayvan gübresi karıştırılmalıdır.
  Tarlaya, ekimle birlikte 15 kg. triple süper fosfat
  gübresi ve 15-20 kg. azotlu gübre katılmalıdır. Aynı
  tarlaya iki yıl arka arkaya ekim yapılmamalıdır.
  Gübreleme toprak tahlili sonuçlarına göre yapılmalıdır.
  Hayvan Pancarının Bakımı ve Hasadı:
  Bitki toprak yüzüne çıkıp 3-4 cm. boylanınca ilk çapa ve
  seyreltme işlemi yapılır. Sıra üzerinde pancarların
  birbirine olan uzaklığı 35 cm. olmalıdır. Seyreltmeden
  sonra dekarda 7000-8000 bitki kalmalıdır. Bu dönemde
  dekara 15-20 kg. azotlu gübre verilmelidir. Yetişme
  süresince yeterli yağış alınamadığı taktirde mutlaka
  sulama yapılmalıdır.
  Hayvan pancarında, yumrunun büyük bir kısmı toprak
  yüzünde geliştiğinden sökümü çok kolaydır. Ayakla
  hafifçe vurulduğunda veya yaprakların başla birleştiği
  yerden elle tutulup çekildiğinde kolaylıkla topraktan
  çıkarılabilir. Sonbaharda yapraklar sararmaya
  başladığında, soğuklar başlamadan önce hasadı
  yapılmalıdır. Hasatta yapraklar ziyan edilmemeli,
  hayvanlara yedirilmelidir. Sökülen yumruların uzun süre
  suyunu kaybetmeden saklanması için baş kısmı tekrar
  sürmeyecek şekilde kesilmiş olmalıdır. Yumrular mahzen,
  samanlık veya toprakta saklanabilir. Depolanacak
  pancarlar mutlaka temiz ve sağlam olmalıdır. Yumrular
  depoda ışık görmemeli ve depo sıcaklığı 1-5 dereceden
  fazla olmamalıdır. Depolamada yığın yüksekliği 1.5
  metreyi geçmemelidir.
  Hayvan pancarı süt ineklerine günde 25-30 kg. besi
  koyunlarına 4-5 kg. ve besi sığırlarına ise 30-35 kg.
  verilebilir.


Yonca

1. TANIMI VE ÖNEMİ
  Yonca çık yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 50-80 cm dir.
  Derin bir kök sistemi vardır. Uygun koşullarda 8-10
  metre derine gider. Etkili kök derinliği 120-180 cm dir.
  Yonca önemli bir yem bitkisidir. Otlatılmaya da oldukçæ
  dayanıklıdır. Bu nedenle mer’aların ıslahında diğer
  bitkilerle karışıma giren ve mer’anın kalitesini
  arttıran bir bitkidir. Ahır besiciliğinde et ve
  özellikle süt verimini % 30′lara kadar artıran ve yem
  bitkileri içerisinde en çok besleyicilik değeri olan
  yoncada, içerisinde 10 kadar vitamin de vardır.
  2. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
  2.1 İklim İsteği
  Yoncanın Alaska ve Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde
  yetişen türleri olduğu gibi en sıcak bölgelerde de
  yetişen türleri vardır. Sıcak olan gün sayısı ne kadar
  fazla ise biçim sayısı ve buna bağlı olarak ot v erimi
  de o oranda artar.
  2.2 Toprak İsteği
  Yoncanın en iyi yetiştiği topraklar; tınlı, kumlu-tınlı, Devamını Okumak için Tıklayınız…