disi | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


ŞİFALI BİTKİLERİN TOPLANMASI

ŞİFALI BİTKİLERİN TOPLANMASI

Şifalı Bitkilerin Toplama Kuralları
Dünya üzerindeki bitkilerin, yaklaşık 20.000 türü tıbbi amaçlarla kullanılır. Türkiye’de yetişen 8.500 türden, sadece 500 kadarı tedavide kullanılıyor.

* Bitkisel droglar, serin, karanlık ve rutubetsiz yerlerde saklanmalıdır.

* Drogların plastik torbalarda muhafazası uygun değildir.

* Droglar, tedavi edici özelliklerini genellikle 1 yıl muhafaza ederler.

* Yapraklar, bitki çiçek açmaya başladığı zaman toplanmalıdır.

* Çiçekler, tamamen açılmadan evvel veya tomurcuk halinde iken toplanır.

* Kökler, bitkinin toprak üstündeki kısımları kuruduktan sonra toplanır.

* Kabuklar, bitki yapraklarını döktükten sonra toplanmalıdır.

* Meyveler, olgunlaştıktan sonra toplanır.

* Şifalı bitkileri toplama sırasında genel olarak özen gösterilmesi gereken konuların başında, doğayı koruma kavramı yer almalıdır. Bitkileri planlı bir biçimde toplayınız. Rastladığınız bir bitki kümesinin tümünü toplamayınız ki, bir sonraki mevsimde orada aynı bitkileri yine bulabilesiniz. Çiçeklerini, yapraklarını veya meyvelerini topladığınız ağaçları veya çalı türü bodur bitkileri hırpalamayınız, dallarını kırmayınız. Çayırlara, çimenliklere, çiğneyip ezmeden dikkatle giriniz. İhtiyacınızdan fazla bitkiyi toplamamaya özen gösteriniz. Drog olarak köklerinden yararlanılan bitkilerin soylarının tükenmesine olumsuz katkıda bulunabileceğinizi hiçbir zaman unutmayınız.

* Şifalı bitkileri kendisi toplamak isteyen kişi, bilgisizlik veya yanlışlıkla zehirli bitki kullanarak büyük bir sorumluluk altına girebileceğinin bilincinde olmalıdır. Bitki toplamaya yardım eden çocukların sürekli kontrol altında tutulmaları gerekir. Kesin olarak teşhis edemediğiniz bitkileri toplamayınız. Onları, eğer rastlayabilirseniz, güvenebileceğiniz bir şifalı bitki satıcısından, belki de kullanıma çok daha elverişli durumda satın alabilirsiniz!

* Şifalı bitkileri toplayabilmek için, onları tanımak gerekir. Eğer onları tanıyorsanız, dikkat etmeniz gereken konular, doğru zamanda, uygun yerde ve gerektiği biçimde toplamaya özen göstermektir. Kazanılmış deneyimlere göre, en başarılı tedavileri, yeni toplanmış taze bitkiler sağlar. Taze bitkiler Şubat sonundan başlayarak Kasım sonuna kadar toplanabilir. Kış için kurutulmuş bitkilerden, pek büyük olmayan bir stok hazırlamak yeterlidir. Bunun için onları en etkili oldukları zamanda toplamaya özen göstermelisiniz.

* Yalnızca sağlıklı, temiz ve haşaratsız (larvasız, kurtsuz ve böceksiz) bitkiler toplanmalıdır. Güneşli günlerde bitkiler sabah erken saatte toplanmalıdır.

Şifalı Bitkilerin Toplanmayacağı Yerler
* Kimyasal gübre kullanılmış veya ilaçlama yapılan bahçeler, tarlalar, çayırlar
* Kirli ve mikroplu suların kıyıları, tren yolları, karayolları ve endüstri alanları civarları

Şifalı Bitkileri Kurutma ve Saklama
Bitkiler, kurutulmadan önce yıkanmazlar (Kökler hariç).Bunun için toplama bölümündeki özelliklere uyulması bir zorunluluktur. Eğer bitkileri kendiniz toplamıyor ve hazır kurutulmuş olarak bir yerlerden alıyorsanız yukarıdaki koşullarda toplanarak kurutulup kurutulmadığından emin olmalısınız. Kurallara uygun olarak toplanan bitkiler ince ince kıyılır temiz bezlerin veya baskısız ve boyasız kağıtların üzerine serpiştirilir ve gölgeli, havadar ve sıcak yerlerde elden geldiğince çabuk kurumaya bırakılır. Köklerde, kabuklarda ve çok sulu bitki bölümlerinde, kurutma için zaman zaman yapay sıcaklık da kullanılabilir. Fakat sıcaklığın 35 dereceyi aşmaması gerekir. Dikkatle yıkanan köklerin kurutulmaya bırakılmadan önce kıyılmaları daha doğru olur.

Ancak, tam anlamı ile kurutulmuş bitkiler kış için saklanabilir. Bu görev için cam kaplar veya ağzı kapanabilir karton kutular idealdir. Plastik kaplar ve teneke kutular kullanılmamalıdır. Kurutulmuş bitkiler ışıktan korunmalıdır. Renkli cam kaplar, örneğin yeşil renkliler en uygun olanlarıdır. Hazırladığınız stok yalnızca bir kış için olmalıdır. Kurutulmuş bitkiler şifalı güçlerini zamanla yitirirler. Her yeni yıl, bize taze bitkiler armağan edecektir.

Tıbbi Bitkilerin Gelişimi
Glikozitler
Organik asitler
Tanenler
Alkaloitler
Sabit yağlar
Uçucu yağlar
Reçineli bileşikler
Vitaminler
Antibiyotikler

Bitkisel Drogların Etkileri ve Kullanılışı
* Drogların tedavi edici etkisi miktarına, kişinin fiziksel yapısına, kullandığı droga karşı olan tepkisine, ilacın verilme şekline vs. bağlıdır.

* Bitkisel droglar ile hazırlanan ilaçlardan, mucizevi bir etki beklenmemelidir.

* Tıbbi bitkilerin tedavi edici etkileri yavaş, fakat kalıcıdır.

* Beklenen faydayı görebilmek için, tedaviye uzun süre devam etmek gerekir.

* Drogların kullanılmasında en yaygın usul, “İnfusyon” (demleme) yöntemidir.

* Çiçek ve ince yaprak taşıyan droglar, infusyon yöntemiyle hazırlanmalıdır.

* İnfusyonlar, her defasında taze olarak hazırlanmalıdır.

* Kök, kabuk, sert meyve ve tohum drogları, “Dekoksiyon” (kaynatma) yöntemiyle hazırlanmalıdır.


PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

Bahçe düzenleme uzun yıllar eğitim gerektiren bir alan olması sebebiyle ;burada bu mesleği uzun uzadıya öğretme olanağı maalesef bulunmamaktadır.Bununla birlikte bahçenizi düzenlerken size yardımcı olacak ipuçlarını burada bulabilirisiniz.

Herşeyden önce ekonomik durumunuz elveriyorsa bahçenizi bu konuda uzman birisinin düzenlemesi her zaman en doğrusu olacaktır.
Bu alanda çalışan çok sayıda peyzaj firması bulunmaktadır. Bunun yanında çok daha fazla da vasıfsız çalışana rastlamak mümkün. Bir bina yaparken mutlaka inşaat mühendisine müracaat edilmesine rağmen bahçe yapımında hayati tehlike arz etmemesi sebebiyle o kadar titiz davranılmamaktadır. Oysa eğer para ödüyorsak karşılığını alıp almadığımızı bilmeliyiz.

Bahçe düzenlemesinde yapılan yanlışlar çok sonra anlaşılacağından maalesef iş bittiğinde düzenlemeyi yapanın sadece düzenlemedeki estetik anlayışı yada çok ciddi mimari hataları ortaya çıkacaktır. Asıl hatalar belki yıllar sonra anlaşılacaktır.

Bu işi çokça yapan bahçıvanlardan çok azı doğru bilgilere sahiptir. Piyasada bir peyzajcı yada bu konuda uzman ziraat mühendisinin yanında bir kez bahçe düzenlemesine katılıp ertesi gün bu işe soyunan bir yığın vasıfsız kişiye rastlamak mümkün. Oysa yeterli bilgi birikimine sahip olmayan bir kişi ancak gördüğünü uygular fakat hangi bitki neden seçilmiştir çoğunlukla bilmez her yerde aynı uygulamayı yapar ki buda kısa sürede yapılan masrafları ve emeği boşa çıkarır.Burada dikkat edilecek tek şey estetik değil aynı zamanda bitkilerin iklim ve toprak istekleri ve yapının bitkilerle uyumlu oluşudur.

Bahçemizi Kendimiz Düzenleyeceksek Nelere Dikkat Etmeliyiz.
- Önce bahçemizin bir krokisini çıkarmalıyız. Bu kroki üzerine aldığımız ölçümleri yazmalıyız.
( Bahçenin eni,boyu, sınırların binaya olan mesafesi varsa diğer yapı ve ağaçlar krokide belirtilmelidir.)

- Kroki üzerinde rüzgar koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol , gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler , gürültü merkezleri ,görmek istediğimiz manzaralı yön vs. belirtilmelidir.

- Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak kafamızdaki düzenlemeyi önce kağıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.

- İlk yapılması gereken İstenmeyen görüntü yada gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir.(Örneğin karşınızda mezarlık var görmek istemiyorsunuz yada gürültülü bir cadde geçiyor gürültüyü kesmek istiyorsunuz bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabilirsiniz. bunun için yüksek ve yoğun tekstürlü , herdem yeşil bitkiler seçmelisiniz. )

- Bitki seçerken ana prensip bahçe sınırına doğru büyük bitkiler eve yaklaştıkça da daha alçak bitkilerin seçilmesidir. Uzaktaki bitkiler yakındaki süs bitkileri için aynı zamanda fon oluşturacaktır.

- Bahçenizin en uygun yerine gölge elemanları düşünebilir, yürüme yolları yada süs havuzu ve varsa çocuklara bir oyun alanı için yer belirleyebilirsiniz.

- Bahçenizde sebze yetiştirmek için bir köşe ayırabilirsiniz, bu eve uzak ve çalılar yada ağaçlarla perdeleyeceğiniz bir yerde olmalıdır.

- Bahçenizin ana çerçevesini çizdikten sonra bitki seçimine başlayabilirsiniz.

-Bahçenizi düzenlerken estetiğin kuralları geçerli olacaktır.

Bunlar
- Orantı (Gerek bitkiler ile Yapı arasında gerekse bitkilerin birbirileriyle orantılı olması. Örneğin küçük bir bahçede yapının yakınına dikilen büyük bir ağaç hem görsel ve hem de fonksiyonel olarak rahatsız edici olacaktır.)
- Uyum ( Yapı ile bahçe arasında ve bitkilerin birbirileriyle ilişkilerinde bir uyum olmalıdır. Bu uyum gerek tarz olarak gerek geometrik olarak ve gerekse renk olarak düşünülmelidir. )
- Simetri ( Simetride estetik anlamda insanda hoş bir duygu yaratır Örneğin: Bina girişine iki yana simetrik dikilen bitkiler )
- Denge (Oranlar , yapılar, kütleler ve boşluklar arasında bir denge oluşturmak göze güzel görünecektir.)
- Tarz ( Bahçenizin bir kişiliği olmalıdır. bitkilerin rastgele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok ,birbirine uyan ,benzer tarzda malzemelerin seçilmesiyle ve bu malzemelerinde bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür. Örneğin bir japon bahçesinde kayrak taşı, salkım söğüt gibi malzemeler daha natürel ve rahatlatan bir ortam yaratmaya yönelik olup bu benzer mimarideki bir villanın bahçesinde çok uygun duracaktır.)
- Evin giriş yolunun iki yanına abartısız bir düzenleme yapılmalı ve asıl özen arka bahçeye gösterilmelidir.
- Eve uzak bölümlere büyük bitkileri yakınlara da küçük bitkileri seçmelisiniz. Bunu yaparken mesela salon yada mutfak penceresinden görünen bölüme kışında güzel görünen bitkileri düşünmelisiniz.
- İlk önce inşaat işleri tamamlanmalı daha sonra bitkilendirmeye başlanmalıdır.
- Toprak kötü ise üst toprak değiştirilebilir ve iyi drene edilirse sonuç alınabilir. Önce büyük ağaçlar , sonra çalılar ve nihayet yer örtücüler ve çiçekler dikilmeli ve en son çim ekimi yapılmalıdır. Çim sulaması zamanla bıktırıcı gelebilir bu anlamda istenirse çim ekiminden önce otomatik sulama tertibatı döşenebilir.
- Eve en yakın yerden bahçe sınırına gidildikçe bitki boyu büyümelidir.
- Bitkiyi tanımak önemlidir aldığınız bitki çok küçük olabilir fakat bitki materyali inşaat malzemesi gibi değildir, yıldan yıla değişir bitki seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.
- Küçük bitkiler daha ekonomik gelebilir ama bahçeyi ilk düzenlediğinizde bahçeniz bir şeye benzemeyebilir. Bu moralinizi bozmasın en geç 5 yıl içinde bahçeniz güzel görünmeye başlayacaktır.

Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde bitkilerin iklim ve toprak istekleri, gölgeye töleransları göz önünde bulundurulmalıdır.Çok özetle sunduğumuz bu bilgiler bahçenizi düzenlerken yardımcı olacaktır fakat toprak ve bitki bilgisi önemlidir. Doğru bitkiyi seçmek için mutlaka satın almadan önce bitki hakkında bilgi edinmelisiniz.


İLGİNÇ BİTKİLER

İLGİNÇ BİTKİLER

Arum Zambağı

Arum Zambağı döllenmeye hazır hale gelince keskin kokulu bir amonyak gazı (NH3) yaymaya başlar. Çiçeğin son derece ilginç bir yapısı vardır. Polenlerinin bulunduğu bölüm, beyaz yapraklı yapının içinde dip taraftadır ve dışarıdan görünmez. Bu yüzden sadece koku yaymak böceklerin dikkatini çekmek için yeterli değildir. Polenler döllenmeye hazır olduğunda zambak saldığı kokuyla birlikte çiçeğinin dışta kalan bölümünü de ısıtır. İşte bu yalnızca aydınlık saatlerde ve bir gün içerisinde gerçekleşen ısınma ve koku böcekler için çok çekicidir. Bu ısı ve koku nasıl ortaya çıkıyor sorusunu cevabını bulmaya çalışan bilim adamları bitkinin metabolizmasında gerçekleşen hızlanma sonucunda ortaya özel bir asit çıktığını bulmuşlardır.

Glutanamik asit denen bu maddenin kimyasal yollarla parçalanması sonucunda çiçeğin yaydığı ısı ve koku oluşur. Bu sayede böcekler çiçeğe gelirler. Ne var ki böcekler için bu yeterli değildir çünkü arum zambağının polen tozları dipte kapalı torbacıklarda bulunur. Çiçek buna da hazırlıklıdır. Yağlı olan dış yüzeyi sebebiyle gelen böcekler kayarak aşağı çiçeğin içine düşerler ve bir daha da kaygan duvarlardan yukarı tırmanamazlar.Bulundukları bölümde çiçeğin dişi organlarının ürettiği şekerli bir sıvı vardır. Ayrıca gece olunca polenlerin kapalı olduğu torbacıklar da açılır ve böcekler bunlara bulanırlar.
Böcekler çiçeğin içinde bir gece kalırlar. Sabah olunca çiçeğin üzerinde bulunan dikenler bükülerek böceklerin yukarı tırmanması için merdiven işlevi görürler. Merdivenden tırmanan böcekler, özgürlüklerine kavuşur kavuşmaz görevlerini yerine getirmek için dölleyici polen yükleriyle birlikte başka bir zambağa giderler.

Passiflore Çiçeği
İlgi çekici bir güzellikte olan Passiflore Çiçeği, yaprakları üzerinde yer alan küçük iğneler sayesinde düşmanı olan tırtıllara karşı koyabilmektedir. Bu iğneler, yumurtadan çıkan tırtılların en ufak bir yer değiştirmesi halinde bedenlerine saplanır. Böylece, Passiflore Çiçeği, bu tırtıllar henüz doğup ona zarar vermeden önlemini almış olur.

Kardelenler
Çevremizdeki güzellikler bazen oldukça etkileyici biçimlerde belirirler. Kışın kar örtüsünün altında donmuş bir şekilde korunan kardelenler, baharda karların erimesi ile birlikte çiçek açarlar. Karların içinden çıkan bu muazzam güzellik ve renk cümbüşü, Allah’ın yaratışındaki kusursuzluğun ve ihtişamın örneklerinden yalnızca bir tanesidir.

Taş Kaktüsü
Çiçek açmadığı zamanlarda bir kayadan farksız olan taş kaktüs bitkisi aslında gerçek bir kaktüs değildir. Kayaya benzeyen görünüşü onun düşmanlarından çok iyi bir şekilde korunmasını sağlar

Küstüm Otu
Küstüm Otu‘ nun çok ilginç bir savunma sistemi vardır. Bu bitkinin yapraklarına dokunulduğunda birkaç saniye içinde, sapla birlikte yapraklarının gövdeye doğru yaslandığı görülecektir. Eğer bitkiyi rahatsız eden etki devam ederse bu kez küstüm otu aşağıya doğru ikinci bir hareket yaparak gövdesinin üzerindeki sivri dikenleri ortaya çıkarır. Bu da böcekleri kaçırmak için yeterlidir. Bitkideki bu hareketi gerçekleştiren mekanizma elektrik akımlarıyla başlar. Bu akım aynı insan vücudundaki sinirlerden geçen akım gibidir. Bitkinin reaksiyonları bizde olduğu kadar hızlı değildir. Bununla birlikte bitki özünü taşıyan kanallar aracılığıyla iletilen elektrik sinyalleri 30 santimetrelik mesafeyi bir-iki saniye içinde geçer. Isı ne kadar yüksek olursa, reaksiyon o kadar hızlı olur. Her bir yaprağın dibi (yaprağın sapıyla birleştiği yerde), oldukça şişkindir. Buradaki hücreler sıvıyla doludur. Uyarı buraya ulaştığı zaman, yaprağın dibindeki şişkinliğin alt yarısı aniden suyunu boşaltır ve aynı anda diğer üst yarı, bu suyu kendi bünyesine alır. Ve yaprak aşağıya doğru düşer. Böylece uyarı saplar boyunca ilerlerken, yapraklar domino taşları gibi teker teker, ardı ardına kapanır. Bu şekilde bir savunma hareketinden sonra, bitkinin tekrar hücrelerini doldurup, yapraklarını açabilmesi için 20 dakika gereklidir

Genlisia
Genlisianın tuzağı, hayvan bağırsağına benzer. Toprak altında dallanmış olan yaprakları, içi boş borular şeklindedir. Topraktan çekilen su bu borularda ilerler. Boruların uçlarındaki yarıklarda, bitkinin içine doğru yönelmiş bir akıntı vardır. Bu akıntı, bitkinin içinde su pompalayan tüycüklerden kaynaklanır. Su içindeki böcekler ve diğer organizmalar, akıntı nedeniyle boruların uçlarındaki yarıklardan içeri doğru sürüklenir. Bu sürüklenme boyunca geçtikleri her yer uçları aşağıya bakan kalın ve sert tüylerle kaplıdır. Tüycükler de birer sübap gibi iş görerek, böceği bitkinin içine doğru iten ikinci bir etki meydana getirirler. Kurban içerilere doğru ilerledikçe bir dizi öldürücü sindirim beziyle karşı karşıya gelir. Sonunda da Genlisianın besini olmaktan kurtulamaz.

Torbaotunun Dokunmatik Tuzağı
Bilim dünyasında ‘Utricularia’ adıyla bilinen torbaotu bir su bitkisidir. Torbaotunun kese biçimindeki kapanlarında üç tip salgı bezi bulunur: Bunlardan ilki olan küresel salgı bezleri, kapanın dış yüzünde yer alır. Diğer iki tip salgı bezi, yani “dört kollu salgı bezleri” ve “iki kollu salgı bezleri” ise kapanın iç yüzünde yer alır. Bu farklı salgı bezleri, çok ilginç bir tuzağı aşamalı olarak çalıştırır. Öncelikle iç yüzeydeki salgı bezleri devreye girer. Bu bezlerin üzerindeki tüyler, suyu torbaotunun dışına doğru pompalar. Böylelikle torbaotunun içinde, önemli bir boşluk meydana gelir. Bu boşluğun ağzında ise, deniz suyunun tekrar içeri girmesini engelleyen bir kapan vardır. Bu kapanın üzerinde bulunan tüyler ise, dokunmaya karşı oldukça duyarlıdır. Sudaki bir böcek veya organizma bu tüylere değecek olursa, kapan hızla açılır. Doğal olarak da içi boş olan torbaotuna doğru ani bir su akımı oluşur. Bu akıntıya kapılan kurban daha ne olduğunu anlamadan kapan kapanır. Saniyenin binde biri kadar kısa süren bu
olaydan hemen sonra da, salgı bezleri içeride hapsolan avı sindirmek üzere salgı üretmeye başlar

Venüs Bitkisi
En az hayvanlar kadar iyi “avlanan” bitkiler de vardır. Bunlardan “Venüs” isimli bitki üzerinde dolaşan böcekleri yakalar ve bunlarla beslenir. Bu bitkinin avlanma sistemi şöyle çalışır: Bitkiler etrafından gezerek kendine yiyecek arayan bir sinek, birden bire oldukça cazip bir bitki ile, yani Venüs’le karşılaşır. Bir çanağı kavramış ellere benzeyen bitkiyi cazip kılan şey, yapraklarının dikkat çekici kırmızı rengi ve daha da önemlisi, bu yaprakların çevresindeki bezlerden salgılanan şeker kokulu salgıdır. Kokunun dayanılmaz cazibesine kapılan sinek fazla terreddüt etmeden bu ilginç bitkinin üzerine konar. Yiyecek kaynağına doğru ilerlerken bitki üzerindeki zararsız görünümlü tüylere de ister istemez dokunur. Kısa süre sonra bitki aniden kapanıverir. Sinek, ansızın üzerine sımsıkı kapanan bir çift yaprağın arasında sıkışıp kalır. Venüs bitkisi biraz sonra “et eritici” sıvısını salgılamaya başlayacak ve kısa süre içinde sineği bir tür pelteye dönüştürecek, sonra da emerek tüketecektir.

Bitkinin sineği yakalamaktaki hızı son derece etkileyicidir. Bitkinin kapanma hızı, insan elinin maksimum kapanma hızından daha fazladır (eliniz açıkken ortasına konan bir sineği yakalamayı denerseniz, büyük olasılıkla başaramazsınız, ama bitki bu işi başarabilmektedir). peki kasları, kemikleri olmayan bir bitki nasıl olup da böyle ani bir hareket yapabilmektedir? Araştırmalar venüs bitkisinin içinde elektriksel bir sistem olduğunu ortaya koymuştur. Sistem şöyle çalışır: Bitkinin tüycüklerinde sineğin çarpmasıyla oluşan mekanik etki, tüycüklerin altındaki alıcılara iletilir. Eğer mekanik itme yeterince güçlüyse, alıcılardan tıpkı bir havuzdaki dalgalar gibi tüm yaprak boyunca elektriksel sinyaller yollanacaktır. Sinyaller yaprakları ani bir biçimde hareket ettiren motor hücrelere ulaşır ve sineği yutacak mekanizma harekete geçmiştir.

Bitkinin uyarı sisteminin yanında, yapraklarının kapanmasını sağlayan mekanik sistem de son derece mükemmel bir yaratılıştadır. Bitki içindeki hücreler elektriksel uyarı alır almaz bünyelerindeki su dengelerini değiştirirler. Yaprakların oluşturduğu kapanın iç tarafındaki hücreler bünyelerindeki suyu bırakıp çökerler. Bu olay havası alınmış bir balonun sönmesine benzer. Kapanın hemen dışındaki hücreler ise aşırı su alarak şişer. Böylece insanın kolunu hareket ettirmesi için bir kasın gevşerken ötekinin kasılmasına benzer şekilde, kapan kapanır. İçerde hapsolan sinek ise her çırpınmasında tüylere tekrar tekrar değerek, elektriksel itmenin tekrar oluşumuna ve dolayısıyla da yaprağın daha sıkı kapanmasına neden olmaktadır.Bu arada kapanın yüzeyindeki hazım bezleri de uyarılmaktadır. Uyarı sonucunda bezler sineği yavaşça eritecek sıvıyı salgılamaya başlarlar. Böylece bitki, protein bakımından hayli zengin bir çorba haline gelen sineğin peltesini kullanarak beslenir. Sindirimin sonunda ise, tuzağın kapanmasını sağlayan mekanizma tersine işleyerek kapanın açılması sağlanır.

Ayrıca sistemin bir ilginç özelliği daha vardır: Tuzağın harekete geçmesi için tüylere üst üste iki kez dokunulması şarttır. İlk dokunma elektrik potansiyelini oluşturmakta fakat tuzak kapanmamaktadır. Tuzak ancak ikinci bir dokunmayla elektrik potansiyelinin belirli bir boşalma düzeyine ulaşması sonucu kapanmaktadır. Sinek tuzağı bu çift hareketli mekanizma sayesinde gereksiz yere kapanmaz. Örneğin bitkinin içine bir yağmur damlasının düşmesi durumunda kapan harekete geçmez.

Sundew’in Tüyleri

Bu bitkinin yaprakları uzun kırmızı tüylerle doludur. Bu tüylerin ucu, böcekleri kendine çekecek koku içeren bir sıvı ile kaplıdır. Sıvının bir başka özelliği ise son derece yapışkan olmasıdır. Kokunun kaynağına yönelen böcek, bu yapışkan tüylere takılır. Böcek kurtulmak için debelendikçe, tüyler hayvanı daha iyi kavrayacak şekilde bükülmeye başlar. Kıpırdayamaz hale gelen böcek protein parçalayıcı salgı içinde hazmedilir. Bitkinin hareket sistemi Venüs bitkisininkine benzemektedir. Tepesinde ve sapındaki tüycükler titreşir ve diplerinde oluşan elektriksel uyarılar reaksiyonu başlatır.

Şimdi bu etkileyici avlanma sistemi üzerinde düşünelim. Bitkinin avını yakalayabilmesi ve sindirilebilmesi için tüm sistemin varolması gereklidir. Bir parçanın bile eksikliği bitki için ölüm demektir. Örneğin; yaprak içindeki tüyler olmasa böcek içerde gezmesine rağmen reaksiyon hiçbir zaman başlayamayacağından bitki kapanamayacaktır. Veya kapanma sistemi olsa ancak böceği sindirecek salgılar olmasa, tüm sistem boşa gidecektir. Bitki sinekleri cezbedecek bir koku salgılamasa, bu kez kapan kendisine av bulamayacaktır.Kısaca sistemin eksik olması demek bitkinin ölümü demektir.

Bu bitki, bahsettiğimiz tüm özelliklere varolduğu andan itibaren sahip olmuş olmalıdır. Bir bitki birden bire değişip avcı olamamıştır elbette. Tabi “tesadüflerin sihirli gücü” de değildir bitkiyi böylesine usta bir avcı yapan. Buradaki en önemli nokta ise, sözkonusu usta avcının düşünceden mahrum bir canlı olmasıdır. Eğer bu canlı bitki değil de bir hayvan olsaydı, evrim taraftarları, hayvanın kendi kendini, “doğa”nın da takdire değer (!) katkılarıyla böylesine geliştirdiğini iddia edeceklerdi herhalde. Ama burada sözkonusu olan, bu sistemin, beyin veya benzeri bir yapıya sahip olmayan, dolayısıyla bilinçsiz olduğu kesin olan bir varlığın, bitkinin üzerinde bulunmasıdır. Bitki, elbette avlandığının farkında bile değildir. O da diğer tüm bitkiler gibi hiçbir çaba sarf etmeden beslenebilecek bir sistemle birlikte yaratılmıştır.


ÇİÇEKLER VE BURÇLAR

ÇİÇEKLER VE BURÇLAR

SÜMBÜL / KOÇ
Koçun zamanı ilkbahardır. bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. ilkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.

GÜL / İKİZLER
İkizlerin sembolüdür. çiçeklerin kraliçesi özellikle ikizleri etkiler. ikizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.

ORKİDE / ASLAN
Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. orkide bu yüzden favorileri arasındadır. büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla etkiler. egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.

DALYA / TERAZİ
Çok şık olan terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. basit, yarı veya tam dolu dalya çeşitleri değişik renkli ve yapraklıdır. türleri her geçen yıl artmaktadır.

ZAMBAK / YAY
Güzel şekli ve hoş kokusu ile yayı büyüler. ilk tercihi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli Türk zambağı ona mutluluk verir.

KARDELEN / KOVA
Kardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.

LALE / BOĞA
Yaşama sevinci ile dolu olan boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. laleler içinde en geniş seçeneğe sahiptir. farklı tonlarda bulunduğu gibi değişik şekillerde de elde edilebilir. eğer bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.

AKDENİZ LALESİ / YENGEÇ
Akdeniz’den gelen anemon güçlü renkleri ile yengeci büyüler. yengecin yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. rahatsız edilmeden küçük gruplar halinde yetişirler. küçük veya taşlı bahçelerde.

MARGİT / BAŞAK
Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit başak için uygun çiçek dostudur.renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. başağın balkonda veya bahçedeki tercihi renkli türleridir.

EŞEK DİKENİ / AKREP
Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. bu sırada dağlarda bulunan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.

AMARİL / OĞLAK
Çalışkan oğlak uzun boylu amarilleri sever. ilk tercihi kırmızı çiçekli çeşididir. kendisi gibi ona da özen gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını sağlar.

NERGİS / BALIK
İlkbaharda balığın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. ilkbahar çiçeği ünvanı ona aittir. özellikle trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.