Hakkında | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

Bahçemizi Kendimiz Düzenleyeceksek Nelere Dikkat Etmeliyiz.

- Önce bahçemizin bir krokisini çıkarmalıyız. Bu kroki üzerine aldığımız ölçümleri yazmalıyız.
( Bahçenin eni,boyu, sınırların binaya olan mesafesi varsa diğer yapı ve ağaçlar krokide belirtilmelidir.)

- Kroki üzerinde rüzgar koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol , gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler , gürültü merkezleri ,görmek istediğimiz manzaralı yön vs. belirtilmelidir.

- Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak kafamızdaki düzenlemeyi önce kağıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.

- İlk yapılması gereken İstenmeyen görüntü yada gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir.
(Örneğin karşınızda mezarlık var görmek istemiyorsunuz yada gürültülü bir cadde geçiyor gürültüyü kesmek istiyorsunuz bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabilirsiniz. bunun için yüksek ve yoğun tekstürlü , herdem yeşil bitkiler seçmelisiniz. )

- Bitki seçerken ana prensip bahçe sınırına doğru büyük bitkiler eve yaklaştıkça da daha alçak bitkilerin seçilmesidir. Uzaktaki bitkiler yakındaki süs bitkileri için aynı zamanda fon oluşturacaktır.

- Bahçenizin en uygun yerine gölge elemanları düşünebilir, yürüme yolları yada süs havuzu ve varsa çocuklara bir oyun alanı için yer belirleyebilirsiniz.

- Bahçenizde sebze yetiştirmek için bir köşe ayırabilirsiniz, bu eve uzak ve çalılar yada ağaçlarla perdeleyeceğiniz bir yerde olmalıdır.

- Bahçenizin ana çerçevesini çizdikten sonra bitki seçimine başlayabilirsiniz.

-Bahçenizi düzenlerken estetiğin kuralları geçerli olacaktır.

Bunlar
- Orantı (Gerek bitkiler ile Yapı arasında gerekse bitkilerin birbirileriyle orantılı olması. Örneğin küçük bir bahçede yapının yakınına dikilen büyük bir ağaç hem görsel ve hem de fonksiyonel olarak rahatsız edici olacaktır.)

- Uyum ( Yapı ile bahçe arasında ve bitkilerin birbirileriyle ilişkilerinde bir uyum olmalıdır. Bu uyum gerek tarz olarak gerek geometrik olarak ve gerekse renk olarak düşünülmelidir. )

- Simetri ( Simetride estetik anlamda insanda hoş bir duygu yaratır Örneğin: Bina girişine iki yana simetrik dikilen bitkiler ) - Denge (Oranlar , yapılar, kütleler ve boşluklar arasında bir denge oluşturmak göze güzel görünecektir.)

- Tarz ( Bahçenizin bir kişiliği olmalıdır. bitkilerin rastgele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok ,birbirine uyan ,benzer tarzda malzemelerin seçilmesiyle ve bu malzemelerinde bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür. Örneğin bir japon bahçesinde kayrak taşı, salkım söğüt gibi malzemeler daha natürel ve rahatlatan bir ortam yaratmaya yönelik olup bu benzer mimarideki bir villanın bahçesinde çok uygun duracaktır.)

- Evin giriş yolunun iki yanına abartısız bir düzenleme yapılmalı ve asıl özen arka bahçeye gösterilmelidir.

- Eve uzak bölümlere büyük bitkileri yakınlara da küçük bitkileri seçmelisiniz. Bunu yaparken mesela salon yada mutfak penceresinden görünen bölüme kışında güzel görünen bitkileri düşünmelisiniz.

- İlk önce inşaat işleri tamamlanmalı daha sonra bitkilendirmeye başlanmalıdır.

- Toprak kötü ise üst toprak değiştirilebilir ve iyi drene edilirse sonuç alınabilir. Önce büyük ağaçlar , sonra çalılar ve nihayet yer örtücüler ve çiçekler dikilmeli ve en son çim ekimi yapılmalıdır. Çim sulaması zamanla bıktırıcı gelebilir bu anlamda istenirse çim ekiminden önce otomatik sulama tertibatı döşenebilir.

- Eve en yakın yerden bahçe sınırına gidildikçe bitki boyu büyümelidir.

- Bitkiyi tanımak önemlidir aldığınız bitki çok küçük olabilir fakat bitki materyali inşaat malzemesi gibi değildir, yıldan yıla değişir bitki seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.

- Küçük bitkiler daha ekonomik gelebilir ama bahçeyi ilk düzenlediğinizde bahçeniz bir şeye benzemeyebilir. Bu moralinizi bozmasın en geç 5 yıl içinde bahçeniz güzel görünmeye başlayacaktır.

Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde bitkilerin iklim ve toprak istekleri, gölgeye töleransları göz önünde bulundurulmalıdır.Çok özetle sunduğumuz bu bilgiler bahçenizi düzenlerken yardımcı olacaktır fakat toprak ve bitki bilgisi önemlidir. Doğru bitkiyi seçmek için mutlaka satın almadan önce bitki hakkında bilgi edinmelisiniz


ŞİFALI BİTKİLERİN TARİHİ

ŞİFALI BİTKİLERİN TARİHİ

MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI
Sümer, Akkat ve Asur Uygarlıklarını kapsar. İsa’dan önce 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Ninova Kitaplığında saklanmış olan tabletler ve diğer tabletlerin bulunup okunması sonucu tedavinin rahipler tarafından yapılmakta olduğu bilinmektedir. İlaçların mühim bir kısmı bitkisel droglar ile hazırlanmaktadır.Lapa merhem, liniment, şurup gibi şekillerde rastlanmaktadır.

MISIR UYGARLIĞI
Eski Mısır tabletleri ve ilaçları hakkındaki bilgilerimiz ilgilere dayalı kalmıştır. İlaçlar ve tedavi ile ilgili papirusların en önemlisi İ.Ö. 1550 yıllarında yazdığı tahmin edilen Ebers Papirusu’dur. Bu belge Alman Egiptologo G.Ebers tarafından Teb’de Elassaifin mezarında bir mumyanın bacaklarında bulunmuştur. Bu belge 110 sayfa 700 kadar bitkisel ve madensel drog ve 800’den fazla reçete taşımaktadır. Acımarul, Adasoğanı, Ardıç meyvesi, Hardal, İncir, Kişmiş ve Nar kabuğu vs.

HİTİT UYGARLIĞI
Hititler İ.Ö 2000 yıllarında Orta Anadolu’ya yerleşerek bir uygarlık kurmuşlardır. Hitit tıbbi ve ilaçları hakkında bilgilerimiz Hitit Devleti’nin baş şehri olan, Boğazköy ( Hattuşaş ) da bulunmuş olan Hitit arşivindeki tabletlere dayanmaktadır. Genel kanı Mezopotamya tababetinde kayıtlı reçetelerde adamotu, alıç, arpa, badem banotu, buğday, defne, dişotu, hardal, haşhaş, üzüm vs.) Reçetelerde bir çok bitkisel drog bir arada kullanılmaktadır. Madensel maddelere az rastlanmaktadır. Her reçetenin sonuna ¨ böylece hasta iyi olacaktır ¨ cümlesi ile tamamlanır.

GREK UYGARLIĞI
Akdeniz’ in doğu kıyıları ve adalarda oluşmuş bir uygarlıktır. Mezopotamya ve eski Mısır ile yakın ilişkileri bulunduğu anlaşılır. Bu dönemde tedavi ve bitkisel droglar hakkında çok önemli eserler yazılmıştır. Yüzlerce yıl Avrupa ve İslam Tababetini etkilemiştir. O dönemde Hippocrate ( İ.Ö.460 – 377 ) Thephasraste ( İ.Ö.370 – 287 ) eserleri İstanbul ve Paris’te bulunmaktadır.

ROMA VE BİZANS UYGARLIĞI
Roma ve Bizans Uygarlık dönemlerindeki tıp ve kullanılan bitkiler hakkında oldukça geniş bilgilere sahip olmaktayız. Roma – Bizans dönemlerinde bitkisel drogları toplayan satan ve bunlardan ilaç veya kozmetik pireperatlar hazırlayan bir çok meslek grupları bulunuyordu. Roma – Bizans döneminin tanınmış hekim eczacıları pek çoktur. Paris’te 17.yüzyılda eczacılık okulunda özel bir tören ile tiryak hazırlayan eczacılara dağıtılır. O dönemde yaşayan bir çok eczacıların eserleri bir çok müzelerde bulunmaktadır.

İSLAM UYGARLIĞI
Arap veya Acem dili ile yazan Müslüman toplulukların meydana getiren eserler 800 -1100 yılları arasında en yüksek noktasına erişmiş. Müslümanlar tarafından ilk hastane Elvelit Bin Abdülmelik tarafından 706 ( 88 Hicri ) Şam’da kurulmuştur. Sonradan Mısır, Suriye, Irak ve Anadolu’da bir çok hastane kurulup çalışmaya açılmıştır. İslam tababeti geniş bir biçimde Grek ve Hint hekimliğine dayanmaktadır. İslam hekimlileri bilhassa Glenus’un kitaplarından yararlanmıştır. İslam hekimleri bitkisel droglar ile tedaviye çok önem vermişlerdir. İslam uygarlığı geldikten sonra Ebu Buruni, İbni Sina, İbni Baytar, El Gafiki, Davut Al-Antaki gibi büyük hekimler vardır.

SELÇUK UYGARLIĞI
Anadolu Selçuk uygarlık dönemi 1071 – 1308 yılları arasında iki yüzyıl sürmüştür. Bu kadar kısa sürede Anadolu’da büyük şehirlerde sağlık tesisi (Bimaristan, Maristan, Darülafiye ve Darülşif-a) kurmuşlardır. Bu sağlık kuruluşları sağlam binaları, yeterli hekim, eczacı ve sağlık kadrosu olan tam teşekküllü hastaneler durumunda idiler. Selçuklular döneminde kullanılan bitkisel droglar ve ilaçlar hakkında özel araştırmalar bulunmaktadır.

OSMANLI UYGARLIĞI
Osmanlı tababeti genellikle Selçuklu ve İslam tababeti bir devamıdır. Osmanlı uygarlığı ilk dönemlerinde tıbbi bitkilerle ilgili en mühim kaynak İbni Baytar’ın eserinde Türkçe çevrileri yaparak sonradan Calinos, İbni Sina, İbni Baytar ve Razi gibi yazarların eserlerinden yararlanılarak Türkçe kitaplar önem kazanmıştır. Osmanlı padişahları bu işe çok önem verirmiş ve bu dönemde yaşayan Evliya Çelebi gibi kişilerden faydalanılmıştır. 1909 yılında İstanbul Tıp Fakültesine bağlı olarak kurulan eczacılık okulunun öğretim programına bitkisel drogları öğretmek amacıyla “Farmekognozi” ismi altında bir ders konulmuştur. Hekimlerin kontrolü altında çalışan personel vakfiyelerde ¨ Taba – 1 Eşribe ¨ “ Aşşab “ gibi isimler verilir. İlaç hazırlamak kullanılan droglar ise aktar veya aktart denilen esnaf sınıfı tarafından satılmaktadır. XVIIII .y.y.’ da bunların sayısı yalnız İstanbul’da beş yüz olduğu bilinmektedir. Bunlardan bir örneği Mısır Çarşı’sında çok geniş bir şekilde yer almakta idiler.
Dünya harbi sıralarında kontroller belediye ve sağlık müdürlüğü tarafından sıklaştırılmış Mısır Çarşı’ sı gibi ilaç pazarları niteliğini tamamen kaybetmiş baharat çarşıları haline gelmişler.
İlaç yapımında hayvansal kökenli droglar, bitkisel kökenli olanlara oranla daha az kullanılmaktadır. Bu nedenle hayvansal droglar hakkında bilgi veren yayınlar çok azdır. Osmanlı İmparatorlu’ğu döneminde insan sağlığı için kullanılan droglar, ilaçlar, aletler ve kitaplara ait örnekler ise 1962 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulmuş olan Türk Eczacılık Müzesi’nde bulunmaktadır.


PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

Bahçe düzenleme uzun yıllar eğitim gerektiren bir alan olması sebebiyle ;burada bu mesleği uzun uzadıya öğretme olanağı maalesef bulunmamaktadır.Bununla birlikte bahçenizi düzenlerken size yardımcı olacak ipuçlarını burada bulabilirisiniz.

Herşeyden önce ekonomik durumunuz elveriyorsa bahçenizi bu konuda uzman birisinin düzenlemesi her zaman en doğrusu olacaktır.
Bu alanda çalışan çok sayıda peyzaj firması bulunmaktadır. Bunun yanında çok daha fazla da vasıfsız çalışana rastlamak mümkün. Bir bina yaparken mutlaka inşaat mühendisine müracaat edilmesine rağmen bahçe yapımında hayati tehlike arz etmemesi sebebiyle o kadar titiz davranılmamaktadır. Oysa eğer para ödüyorsak karşılığını alıp almadığımızı bilmeliyiz.

Bahçe düzenlemesinde yapılan yanlışlar çok sonra anlaşılacağından maalesef iş bittiğinde düzenlemeyi yapanın sadece düzenlemedeki estetik anlayışı yada çok ciddi mimari hataları ortaya çıkacaktır. Asıl hatalar belki yıllar sonra anlaşılacaktır.

Bu işi çokça yapan bahçıvanlardan çok azı doğru bilgilere sahiptir. Piyasada bir peyzajcı yada bu konuda uzman ziraat mühendisinin yanında bir kez bahçe düzenlemesine katılıp ertesi gün bu işe soyunan bir yığın vasıfsız kişiye rastlamak mümkün. Oysa yeterli bilgi birikimine sahip olmayan bir kişi ancak gördüğünü uygular fakat hangi bitki neden seçilmiştir çoğunlukla bilmez her yerde aynı uygulamayı yapar ki buda kısa sürede yapılan masrafları ve emeği boşa çıkarır.Burada dikkat edilecek tek şey estetik değil aynı zamanda bitkilerin iklim ve toprak istekleri ve yapının bitkilerle uyumlu oluşudur.

Bahçemizi Kendimiz Düzenleyeceksek Nelere Dikkat Etmeliyiz.
- Önce bahçemizin bir krokisini çıkarmalıyız. Bu kroki üzerine aldığımız ölçümleri yazmalıyız.
( Bahçenin eni,boyu, sınırların binaya olan mesafesi varsa diğer yapı ve ağaçlar krokide belirtilmelidir.)

- Kroki üzerinde rüzgar koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol , gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler , gürültü merkezleri ,görmek istediğimiz manzaralı yön vs. belirtilmelidir.

- Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak kafamızdaki düzenlemeyi önce kağıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.

- İlk yapılması gereken İstenmeyen görüntü yada gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir.(Örneğin karşınızda mezarlık var görmek istemiyorsunuz yada gürültülü bir cadde geçiyor gürültüyü kesmek istiyorsunuz bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabilirsiniz. bunun için yüksek ve yoğun tekstürlü , herdem yeşil bitkiler seçmelisiniz. )

- Bitki seçerken ana prensip bahçe sınırına doğru büyük bitkiler eve yaklaştıkça da daha alçak bitkilerin seçilmesidir. Uzaktaki bitkiler yakındaki süs bitkileri için aynı zamanda fon oluşturacaktır.

- Bahçenizin en uygun yerine gölge elemanları düşünebilir, yürüme yolları yada süs havuzu ve varsa çocuklara bir oyun alanı için yer belirleyebilirsiniz.

- Bahçenizde sebze yetiştirmek için bir köşe ayırabilirsiniz, bu eve uzak ve çalılar yada ağaçlarla perdeleyeceğiniz bir yerde olmalıdır.

- Bahçenizin ana çerçevesini çizdikten sonra bitki seçimine başlayabilirsiniz.

-Bahçenizi düzenlerken estetiğin kuralları geçerli olacaktır.

Bunlar
- Orantı (Gerek bitkiler ile Yapı arasında gerekse bitkilerin birbirileriyle orantılı olması. Örneğin küçük bir bahçede yapının yakınına dikilen büyük bir ağaç hem görsel ve hem de fonksiyonel olarak rahatsız edici olacaktır.)
- Uyum ( Yapı ile bahçe arasında ve bitkilerin birbirileriyle ilişkilerinde bir uyum olmalıdır. Bu uyum gerek tarz olarak gerek geometrik olarak ve gerekse renk olarak düşünülmelidir. )
- Simetri ( Simetride estetik anlamda insanda hoş bir duygu yaratır Örneğin: Bina girişine iki yana simetrik dikilen bitkiler )
- Denge (Oranlar , yapılar, kütleler ve boşluklar arasında bir denge oluşturmak göze güzel görünecektir.)
- Tarz ( Bahçenizin bir kişiliği olmalıdır. bitkilerin rastgele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok ,birbirine uyan ,benzer tarzda malzemelerin seçilmesiyle ve bu malzemelerinde bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür. Örneğin bir japon bahçesinde kayrak taşı, salkım söğüt gibi malzemeler daha natürel ve rahatlatan bir ortam yaratmaya yönelik olup bu benzer mimarideki bir villanın bahçesinde çok uygun duracaktır.)
- Evin giriş yolunun iki yanına abartısız bir düzenleme yapılmalı ve asıl özen arka bahçeye gösterilmelidir.
- Eve uzak bölümlere büyük bitkileri yakınlara da küçük bitkileri seçmelisiniz. Bunu yaparken mesela salon yada mutfak penceresinden görünen bölüme kışında güzel görünen bitkileri düşünmelisiniz.
- İlk önce inşaat işleri tamamlanmalı daha sonra bitkilendirmeye başlanmalıdır.
- Toprak kötü ise üst toprak değiştirilebilir ve iyi drene edilirse sonuç alınabilir. Önce büyük ağaçlar , sonra çalılar ve nihayet yer örtücüler ve çiçekler dikilmeli ve en son çim ekimi yapılmalıdır. Çim sulaması zamanla bıktırıcı gelebilir bu anlamda istenirse çim ekiminden önce otomatik sulama tertibatı döşenebilir.
- Eve en yakın yerden bahçe sınırına gidildikçe bitki boyu büyümelidir.
- Bitkiyi tanımak önemlidir aldığınız bitki çok küçük olabilir fakat bitki materyali inşaat malzemesi gibi değildir, yıldan yıla değişir bitki seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.
- Küçük bitkiler daha ekonomik gelebilir ama bahçeyi ilk düzenlediğinizde bahçeniz bir şeye benzemeyebilir. Bu moralinizi bozmasın en geç 5 yıl içinde bahçeniz güzel görünmeye başlayacaktır.

Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde bitkilerin iklim ve toprak istekleri, gölgeye töleransları göz önünde bulundurulmalıdır.Çok özetle sunduğumuz bu bilgiler bahçenizi düzenlerken yardımcı olacaktır fakat toprak ve bitki bilgisi önemlidir. Doğru bitkiyi seçmek için mutlaka satın almadan önce bitki hakkında bilgi edinmelisiniz.


Kesme Çiçekler ve Yetiştiriciliği Hakkında Merak Ettikleriniz

Kesme Çiçekler ve Yetiştiriciliği Hakkında Merak Ettikleriniz

 
 


1. KESME ÇİÇEKLER
Genel Özellikleri: Dünyada ve Türkiye’de süs bitkileri üretimi ve pazarlaması son 40 yılda çok hızlı bir gelişme ve değişim içerisinde olmuştur. Gelişmiş ülkelerde yeni teknik ve teknolojiler devreye girerken Afrika, Güney Amerika vb. gelişmekte olan ülkeler iklim ve ekolojik avantajlarını süs bitkileri üretiminde kullanarak ülke ekonomilerine önemli katkılar sağlamıştır. Hollanda’da Rabobank tahminlerine göre, dünyada süs bitkileri endüstrisinin getirisi  50 milyar  dolardan fazladır. Bu toplam içerisinde kesme çiçekler 24,7 milyar dolar ile ilk sırayı almaktadır. Saksılı bitkiler 14.3 milyar dolar, ağaç ağaççıklar 7.6 milyar, dolar çiçek soğanları 0.9 milyar dolar ve diğer üretim materyalleri (tohum, çelik, doku kültürü, vb.) 1.6 milyar dolar değerinde olduğu tahmin edilmektedir.

1.1.1. Dünyadaki Gelişmeler
Kesme çiçek ihracatçısı önemli ülkeler; Avrupa’da Hollanda (%59), Güney
Amerika’da Kolombiya (%12) ve Ekvator, Afrika’da Kenya, Zimbabwe, Zambiya, Asya’da
Tayland sayılabilir. Saksı çiçeği ihracatında ise Hollanda (%48),Danimarka(%16),
Belçika(%10) ilk sıralarda yer almaktadır. Gelişmekte olan bazı ülkeler 1970 yılından sonra
süs bitkileri, özellikle kesme çiçek üretim ve ticaretinde önemli gelir sağlamışlardır.
Kolombiya, İsrail, Kenya önemli örneklerdir.
Kesme çiçek ihracatı gelişmiş olan ülkelerin önemli özelliklerinden birisi mal
satabilecekleri gelişmiş ülkelere komşu olmalarıdır. Hollanda, Almanya pazarını kullanarak;
Kolombiya, ABD pazarını kullanarak çiçek ihracatlarını geliştirmişlerdir. Diğer önemli bir
özellikleri ise uygun iklim koşullarıdır. Kuzey yarım kürede yoğun kış yaşanan aylarda
Afrika ve G. Amerika ülkeleri, yaz dönemi yaşamakta; gül, karanfil gibi bazı ürünleri
kolayca yetiştirerek Kuzey Yarım Küredeki gelişmiş ülkelere ihraç edebilmektedirler. Bu iki
özellik ucuz iş gücü ve Avrupa’nın teknolojisi ile birleşince; kesme çiçek ihracatı bu ülkeler
için önemli bir gelir kaynağı olmaktadır.
Kesme çiçek üretiminde gelişmekte olan ülkeler ile rekabet edemeyen Batı Avrupa ve
ABD üreticileri çareyi ürün patentleri değiştirmekte bulmuşlar ve teknoloji gerektiren ıslah
ve damızlık üretimi (meristem kültürü), saksı çiçekleri üretimi ve dış mekân süs bitkileri gibi
ürünlere kaydırmışlardır.
1.1.2. Türkiyedeki Gelişmeler
Türkiyedeki süs bitkileri üretiminin başlangıcı 1940’lı yıllara kadar gider. Önceleri
İstanbul civarında ve Adalar’da başlayan çiçek üretimi, daha sonra Yalova’da gelişme
göstermiştir. 1945 yılında üreticilerin kooperatif çatısı altında birleşerek ürünlerini
pazarlama kolaylığı bulmaları çiçek yetiştiriciliğini cazip duruma getirmiştir. 1955 yılında
diğer çiçekçilik kooperatifi kurulmuş ve her iki kooperatifte çiçekçiliğin gelişmesine önemli
katkılarda bulunmuştur.
1970’li yıllarda çiçek yetiştiriciliği İzmir’de başlamış ve gelişmiştir. O yıllarda çiçek
yetiştiriciliği sebzeden daha karlı görünüyordu; bu nedenle çiçek üretimi, İzmir’de daha hızlı
gelişti.
1985 yılında iki önemli olay Türkiye çiçekçiliğine damgasını vurdu. Birincisi
Antalya’da İsrail teknolojisi ile 40 dekar alanda üretilen kesme çiçekler, ihraç edilerek 1
milyon dolar gelir elde edildi. Bu durum Türkiye’de bazı düşünceleri de değiştirdi. “Çiçek
lüks tüketimdir, olmasa da olur.”, düşüncesi yıkıldı; çünkü 1980’li yıllarda Ziraat bankası
serada sebze yetiştirene kredi veriyor, fakat çiçek yetiştirene kredi vermiyordu. 1985 yılında
ikinci önemli olay saksı çiçeği ithalatının serbest bırakılmasıyla Türk tüketicisinin o güne
kadar sınırlı olan türler dışında dünyanın en güzel saksı çiçekleriyle tanışması oldu. Çok
değişik ithal saksı çiçekleri iç piyasada kesme çiçek satışlarını önemli derecede azaltmıştır.
Bu durum 1990 yılına kadar devam etmiş 1990 yılından sonra sınır ticaretiyle Bulgaristan,
Romanya ve Rusya’ya yapılan ihracat, özellikle standart karanfil üretimini tekrar
canlandırmıştır.
1.1.3. Türkiye’de Süs Bitkilerinde Kayıt Verileri ve Kayıt Sistemi
Türkiye’de 50 yıldır süs bitkileri yetiştiriciliği yapılmasına karşın süs bitkileri üretim
miktarı ve üretim alanları Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayımlanan Tarımsal Yapı
İstatistikler içinde yer almamaktadır. Tarım İl Müdürlükleri de bu konuda ayrı çalışma
yapamamaktadır. Diğer taraftan süs bitkileri üreticileri vergi vb. kaygısıyla yetkililere doğru
bilgilerde vermemektedir.
Gelecek için sağlıklı projeler yapabilmek ve süs bitkileri politikaları oluşturabilmek
için süs bitkileri konularında ( üretim alanları, üretim miktarları, üretilen tür ve çeşitler vb.)
sağlıklı verilere mutlak gerek vardır.
*2004 yılında Türkiye’nin Kesme Çiçek Sektörü: Tüm dünyada olduğu gibi
süs bitkileri sektörü içinde ticareti en fazla yapılan grup kesme çiçeklerdir ve
sektörün itici gücünü oluşturmaktadır.

 Kesme Çiçek Üretim Alanları: Türkiyedeki kesme çiçek alanları
incelendiğinde kesme çiçek üretiminin Marmara Bölgesinde Yalova, Ege
Bölgesinde İzmir, Akdeniz Bölgesinde Antalya ve Mersin civarında yaygın
olduğu; Karadeniz Bölgesinde de Samsun civarında yayılmaya başladığı
görülür. Yalova, Mersin, Samsun ve İzmir de genellikle iç pazara yönelik,
Antalya ise dış pazar için üretim yapmaktadır. İzmir ve Yalova aynı zamanda
sınır ticaretiyle satış yapanlara başta karanfil olmak üzere diğer süs bitkilerini
sağlamaktadır.
Kesme çiçek üretim alanları, Tarım İl Müdürlükleri’nden verilen bilgilere göre
düzenlenerek aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Kesme Çiçek Üretim Miktarları: Türkiye’de üretilen kesme çiçek miktarları
konusunda da sağlıklı veriler olduğu söylenemez. Üretim miktarları
kooperatiflerin satışları ( iç pazar) ve ihraç edilen miktarlar (dış pazar) toplamı
şeklinde tahmin edilebilir. Kooperatiflerin satış rakamları 231 milyon dal
(1998) olarak verilmiştir ve ihracatçıların resmi kayıtlarından da 1998’de 175
milyon dal çiçek ihracat edildiği bilinmektedir. Bu durumda toplam kesme
çiçek miktarının 406 milyon dal olduğu tahmin edilmektedir.
1.1.4. Kesme Çiçek Dış Ticareti
Kesme çiçek ihracatı ilk kez 1985 yılında yapıldı. O yıllarda hızlı bir artış
gösterilmesine rağmen, zamanla bu artış hızı durakladı ve geriledi. Krizler 2000 ve 2001
yılındaki ihracatı olumsuz etkiledi. Ancak 2002 yılından sonra ihracatta tekrar bir yükselme
trendi görülmektedir. İhracatta önemli bir olumsuzluk tek ürün (sprey karanfil) , ve tek ülke
(İngiltere) ye bağlı bir ihracat yapısı ihracatın gelişmesini engellemiştir. Ancak bu yapı
değişmektedir. 2004 yılında Hollanda, Japonya, Rusya gibi ülkelere de ihracat
yapılabilmiştir. Sprey karanfil yanında standart (kelle) karanfil ve gerbera devreye girmiştir.


Tüketimde Olan Gelişmeler: Yıllar itibarıyla tüketim modeli de değişmeye
başlamıştır. Ayaklı sepetler, yerini masa üstü aranjmanlara bırakmaya başlamış,
çiçekçi dükkânları ve seyyar satıcı sayılarındaki artışlar, üretilen malın
tüketiciye daha kolay ve ucuz aktarılmasına neden olmuştur ve son olarak
büyük marketlerin gelişmesiyle çiçekler hazır buketler şeklinde bu marketlerde
de satılmaya başlamıştır. 1993 yılında 4500 civarında olan çiçekçi esnafı sayısı,
2000 yılında 9500 olmuştur. Bu esnafın 4250’si İstanbul’da, 800 tanesi
Ankara’da, 400 tanesi İzmir’de ve 4000 kadarı da diğer illerde dağılmış olarak
yaklaşık 6000 civarında üretici ürettiği malları tüketiciye ulaştırmaktadır.
Çiçekçilik kooperatiflerinin 14 ildeki 20 çiçek mezadında, yaklaşık 6000 civarındaki
çiçek üreticisinin çiçekleri, dükkânlara veya seyyar esnafa satılmaktadır.
1.2. Kesme Çiçeklerin Sınıflandırılması
Kesme çiçeklerin süs bitkileri içinde özel bir yeri vardır. Kesme çiçekler kesilerek
toplanan, buket, sepet ve çelenk yapımında kullanılan çiçeklerdir. Kesme çiçekler, dünyada
en çok satılan ve ticareti en fazla yapılan süs bitkileridir. Dünya süs bitkilerinin ticaretinin
yarısı, kesme çiçeklere aittir.

Çoğaltma durumlarına göre kesme çiçekler dört gruba ayrılır.
*Soğanlı kesme çiçekler
*Aşı, çelik veya doku kültürü ile çoğaltılanlar
*Tohumdan çoğaltılanlar
*Kesme yeşillikler
Soğanlı Kesme Çiçekler: Bu çiçeklerde çoğaltma, genellikle toprak altındaki
soğan, yumru ve rizomlarla olur. Lale, lilium, frezya, glayöl ön sırada yer alır.

Aşı, Çelik veya Doku Kültürü ile Çoğaltılanlar: Bunların çoğaltılması
genellikle köklendirilmiş çelikler veya aşı ile olur. Kesme gül, karanfil,
kasımpatı ve gerbera böyle çoğaltılan çiçeklerdendir.

Tohumdan Çoğaltılanlar: Bu gurupta yer alan çiçekler genellikle tohumdan
yetiştirilir. Şebboy, lisianthus, hüsnüyusuf, statis ve aster önemli olanlardır.

Kesme Yeşillikler: Bu grupta yer alan çiçekler genellikle çelik ve tohumla
yetiştirilir. Yetiştirilme amaçları tek başlarına kullanılmaları değil
aranjmanlarda dolgunluğu sağlamaktır. Cipso, kuşkonmaz, trakelyum, solidago
önemli olanlarıdır.

1.2.1. Kesme Çiçeklerde Zamanlama
Kesme çiçekler içinde her çiçek türünün istekleri, yetiştirme yöntemleri ve ekim
zamanları farklıdır. Bununla birlikte hepsi için geçerli olan bir nokta vardır:
Kesme çiçekler genellikle kış aylarında (kasım-mayıs arası) yüksek fiyatla satılır. Bu
nedenle kesme çiçekleri kış aylarında çiçek kesecek şekilde yetiştirmek gerekir.
Birçok çiçek türünde dikimden veya uç kırımından sonra çiçek kesilmeye kadar geçen
zaman araştırmalarla belirlenmiştir. Bu nedenle ekim-dikim işlemleri bu şekilde
programlanır. Lale, frezya, iris gibi bazı soğanlı bitkilerin, soğanları özel sıcaklıklarda
muamele edilerek, normal mevsimden 1,5-2 ay önce çiçek açması sağlanır.
Örneğin, karanfil fideleri ocak-şubat aylarında dikilirlerse, bunlardan ilk el çiçekler
temmuzda, ikinci el çiçeklerde şubatta kesilir. Mayısta dikilirlerse ilk el çiçekler eylül-ekim
aylarında, ikinci el çiçekler ise mart–nisan aylarında kesilir. Glayöl soğanları dikiminden
2,5-3 ay sonra çiçek açar, frezya soğanları eylül ayında dikilir ve aralık başından itibaren 3
ay boyunca sera ortamında15 0C tutulursa (ısıtılırsa) şubatta çiçek açar, sera ısıtılmazsa mart
ortası–nisan başında çiçek açar. Eylül ayında dikilen kasımpatı fidelerine 4-5 hafta günde 4
saat ek ışık verilirse çiçekleri şubat ayında açar. Lale soğanları ağustos ortasından kasım
ortasına kadar 50 0C de tutulur ve kasım ortasında dikilirlerse çiçekleri aralık ve ocak
aylarında açar.
Bu şekilde pek çok uygulama ile kesme çiçeklerin çiçek açma zamanları ayarlanabilir.
Kesme çiçek yetiştiriciliğinde çiçek açma zamanlarını ayarlamak çok önemlidir.
1.2.2. Kesme Çiçeklerin Yetiştirilme Yerleri
Kesme çiçekler genellikle plastik veya cam örtülü seralarda yetiştirilirse de iklimin
uygun olduğu zamanlarda ve yaz aylarında açık tarlalarda da yetiştirilir. Açık alanda
yetiştirilen kesme çiçeklere glayöl, statis, hüsnüyusuf bitkilerini örnek verebiliriz.

1.2.3. Kesme Çiçeklerin Toprak İstekleri
Kesme çiçeklerin yetişeceği topraklar, milli-tınlı ve süzek olmalıdır. Toprağın asitliliği
pH 6,5–7,5 arasında yani nötre yakın olmalıdır. Organik maddece zengin çiftlik gübresi
(yanmış ahır gübresi) bol olmalıdır.
Azot, fosfor, potasyum, kireç ve diğer mikro besin maddeleri dengeli olmalıdır.
Noksan olan maddeler tamamlanmalıdır.
Toprağın drenajı mutlaka iyi olmalı ve verilen fazla su ortamdan
uzaklaştırılabilmelidir. Kesme çiçekler, en iyi, su durmayan yerlerde yetiştirilir

1.2.4. Toprak Hazırlığı
Kesme çiçek yetiştirmeye uygun olan topaklarda toprak, iyi şekilde sürülerek veya bel
ile işlenerek kabartılmalıdır.
Yabancı otlar, kökler temizlenmeli, kesekler parçalanmalıdır. Temel gübre olarak
verilmesi gereken potasyumlu, fosforlu gübreler ve çiftçilik gübresi çapalamadan önce
verilerek çapa makinesi (rotovatör) ile toprağa karıştırılmalıdır.
Eğer yeni sera kurulacak ise önce toprak sürülmeli daha sonra sera kurulmalıdır. Sera
önceden kurulmuş ise toprak işlemesinden sonra dikim için tavalar ve yolların yapımına
geçilir.
Sera içinde tava ve yolları planlanırken tavalara genellikle 1.0–1.2 genişlik ve 20-30 m
uzunluk verilir. Tavalar arasında yollar ise 0,5 m. genişlikte olmalıdır. Yollar ve tavalar
iplerle ayrılır, tavalar tırmık ile tesviye edilir ve dikime hazır hale getirilir.
Dikilecek olan fide veya fidanlar, uygun aralıklar verilerek tavalara dikilir ve hemen
can suyu verilir. Tavalara danaburnu için hazırlanmış kepekle karıştırılmış yem serpilir.
Buradaki önemli nokta, dikimden önce hastalık ve nematodlardan şüphe ediliyorsa
toprak ilaçlaması yapılmalıdır. Gerbera gibi hastalıklara duyarlı bitkiler dikilecek ise toprak
ilaçlaması mutlaka yapılmalıdır. Toprak ilaçlaması ile topraktaki hastalık etmenleri,
nematodları ve yabancı ot tohumları öldüğü için dikilen bitkiler daha rahat büyür.
1.2.5. Dikim Sonrası Bakım İşlemleri
Kesme çiçeklerin bakım işleri arasında sulama, gübreleme, ilaçlama başta
gelmektedir. Bunların yanında yazın seraların gölgelemesi, kış aylarında da don olaylarının
önlenmesi ve seraların havalandırılması da yapılmaktadır. Yazın gölgeleme ile sera içi
sıcaklık azaltılır, kışın havalandırma ile sera içindeki durgun ve nemli hava dışarıya atılarak
bitkilerin daha rahat büyümeleri sağlanır. Aynı zamanda bazı hastalıkların gelişmesi
önlenmiş olur.
Kesme çiçek yetiştiriliciliğinde sulama önemlidir. Toprağa fazla su vermeden,
toprağın azar azar ve sık sık sulanması bitki köklerinin daha iyi gelişmesini sağlar. Sulama
suyu ile yapılacak gübreleme ise, bitki gelişiminin düzenli olmasını sağlar. Bu nedenle
seraların sulanmasında genellikle damla sulama sistemleri kullanılır.
Çeşitli hastalık ve zararlılar diğer bitkilerde olduğu gibi kesme çiçeklerde de görülür.
Bunlara karşı bitki koruma uzmanlarının önereceği kimyasal ilaçlar kullanılır. Ancak
topraktan gelebilecek hastalıklara karşı dikimden önce toprak ilaçlanması yapılmalıdır.
1.2.6. Hasat, Boylandırma, Demet yapma, Su Çektirme ve Ambalaj
Çok zor şartlarda yetiştirilen kesme çiçekler, kesilip boylandırıldıktan sonra 5–10 veya
20 tanesi bir araya getirilip bağlanarak demet yapılır. Hazırlanmış demetler içinde su
bulunan kovalara yerleştirilerek 2–4 saat su çektirilir. Böylece satışa kadar pörsümeden canlı
kalmaları sağlanır. Su çektirilen çiçekler kutularına yerleştirilerek çiçek borsasına yani
mezatlara gönderilir. Çiçeklerin boylandırılarak demet yapılması ayrı bir özen gerektirir.
Birinci kalite çiçeklerin arasına 1–2 bozuk çiçek dahi konulursa tüm demetin fiyatını
düşürür. Demetler iyi bağlanmazsa dağılır ve fiyatı düşer.

Hasatta çiçeklerin kesim devresi çok önemlidir. Tam olgunlaşmadan kesilen çiçekler
iç pazarda satılmaz, çok geç kesilenlerin de vazo ömürleri kısa olur. Bu nedenle çiçekler, tam
zamanında kesilmelidir.Kesme çiçeklerde kesim zamanı türlere göre değişmektedir. Gül, tam açılmadan,
gonca halinde kesilir. Lilium, glayöl, lale, iris gibi çiçekler, renk görüldüğü zaman hemen
kesilmelidir. Karanfiller renkli yaprakları tam açıldığı zaman kesilir. Ancak ihracat için
kesilecek karanfiller daha erken, fırça döneminde kesilmelidir.

bağlanır. Lale, frezya, glayöl gibi çiçekler 10 tanesi bir arada bağlanır. Liliumların iki
tanesi, şebboy ve kasımpatılarının ise beş tanesi bir demet olur.
Kesilip demet yapılan ve su çektirilen çiçekler plastik çiçek kutularına yerleştirilir.
Çiçekleri kutulara koymadan önce kutu içine kâğıt serilir. Kutu, çiçekle doldurulduktan
sonra üzerine de kâğıt kaplanarak kutunun kapağı kapatılır. Kutunun üzerine üreticinin adı
ve kooperatifteki kod numarası yazılır ve kutunun gideceği (satılacağı) mezat adı da
yazılarak kutular toplama merkezlerine bırakılır. Buradan kooperatiflerin kamyonları,
kutuları alarak üzerinde yazılı mezada bırakır. Orada satılan çiçeklerin faturasını ve boş
kutuyu bir gün sonra geri getirir. Üretici, faturadan malının kaça satıldığını öğrenir 1-2 ay
sonra da parasını alır. Kesme çiçek üreticisi, malını bu şekilde satabilmek için çiçek
kooperatiflerinden birisine ortak (üye) olmak zorundadır.


|