kakao | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


BİTKİ YAĞLARI

BİTKİ YAĞLARI


ACI ELMA YAĞI - Salvia Triloba:
Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.

ANASON YAĞI - Oleum Anisi: Sinir sistemi uyarıcısıdır.

BADEM YAĞI - Oleum Amygdalae:
Dahilen müshil, haricen yumuşatıcı ve yara iyi edici olarak kullanılır.

BİBERİYE YAĞI - Oleum Rosmarini
: Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.

CEVİZ YAĞI - Juglandis Regiae:
Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.

ÇAM TERE - BENTİN YAĞI - Oleum Terebinthinae:
Neft yağı olarak da tanınır. Haricen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır.

ÇÖREKOTU YAĞI - Nigellae Sativae: Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.

DEFNE YAĞI - Lauri Expressum:
Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler.

HİNT YAĞI - Oleum Ricini: İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir

KAKAO YAĞI - Oleum Cacao:
Basur memelerini, kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.

KARANFİL YAĞI - Oleum Caryophylli: Diş hekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak, dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır.

KEKİK YAĞI - Oleum Thymi: Dahilen safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır.

KETEN YAĞI - Oleum Lini: Bezir yağı olarak bilinir. Yara ve yanık tedavisinde kullanılır.

KARABAŞ YAĞI - Lavandulae Romanae:
Haricen ve dahilen antiseptik olarak kullanılır.

LİMON YAĞI - Oleum Limonis:
Uyarıcı ve koku verici olarak kullanılmaktadır.

MERSİN YAĞI - Oleum Myrti:
Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.

NANE YAĞI - Menthae Piperitae:
Hafif antiseptik, ferahlatıcı, koku verici ve mide bulantılarını giderici olarak kullanılır.

OKALİPTÜS YAĞI - Oleum Eucalypti:
Antiseptik olarak haricen kullanılır.

SIĞLA YAĞI - Styrax Liquidus:
Haricen antiseptik, yara iyi edici ve anti parazit olarak kullanılır.

SUSAM YAĞI - Oleum Sesami:
Dahilen müshil olarak etkilidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

TARÇIN YAĞI - Oleum Cinnamomi:
İştah açıcı ve midevi olarak dahilen kullanılır.


GÜNÜMÜZDE VE ESKİ DEVİRLERDE TIBBİ BİTKİLER

GÜNÜMÜZDE VE ESKİ DEVİRLERDE TIBBİ BİTKİLER

        İnsanoğlu tıbbî bitkileri, tarihin en karanlık devirlerinden beri bilmekte idi. Eski milletlerin tıbbî bitkiler hususundaki bilgilerini, yaşadıkları devirlerden kalma kitabelere ve arkeolojik materyallere istinaden anlamaktayız. Asurlar’dan kalma, kil tabakalara yazılmış, birçok hastalık ve bitki adları mevcuttur. Bunları hastaların tedavisinde kullandıkları bilinmektedir.

        Bununla beraber Asurlar’ın merkezi olan Ninova şehrinde, tıbbî bitkileri yetiştirdikleri de tespit edilmiştir. Asur kitabelerinde; Asur, Babil ve Sümer lisanlarında yazılmış tedavi usulleri de yer almaktadır. Bunlar, hastaların tedavisin-de, bu milletlerin, tıbbî bitkileri kullandıklarına birer delildir.

        Eski Mısırlılar, Asur ve Babil halkının tababetteki bu ilerlemelerini, daha da ileri götürmüşler, bu bitkilerden hastalarının tedavisinde, faydalanmışlardır. 1872 yılında Ebers tarafından keşfedilen ve milattan 1550 yıl evvel yazılmış papirusta 450 kadar hastalık kaydedilmekte, nebati ve hayvani menşeli ilaçlar bulunmaktadır. Edvin Smith tarafından bulunan papirusta da yara, kırık, burkulma vs. tedavi usulleri bulunmaktadır.

        Mısırlılar, tıbbî bitkileri te’min etmek maksadıyla, özel seyahatler tertip etmişlerdir. Mesela M.Ö. 1500 yılında, bugünkü Somali’ye 5 adet gemi gönderdikleri bilinmektedir. Buralardan, Mısırlı’larca bilinen nane (Mentha piperita), siyah hardal (Sinapis nigra L.) sinameki (Cassia acutofolia L), haşhaş (Papever somniferum L.) adasoğanı (Scilla maritima L), tatula (Datura stramonium) gibi tıbbî bitkiler getirmişlerdir. Hâlâ bu bitkiler tababette kullanılmakta ve Avrupa’da yetiştirilmektedirler.

        Tıbbî bitkileri eski Yunanlılar da ilaç olarak kullanmakta idiler. Yunan Tababeti’nin piri sayılan Hipokrates, (M.Ö. 460-377) zamanında kullanılan 236 tür tıbbî bitkiden, uzun uzadıya bahsetmektedir. Aristotales’in (M.Ö. 384-322) TABİİ İLMLER TARİHİ kitabında, o devirde bilinen, tıbbi bitkilerin kullanılışı üzerine geniş bilgiler verilmektedir. Eski Yunanistan’da Aristotales’in talebesi, botanik ilminin müssisisi sayılan Teofrastos (M.Ö. 372-287), “Bitkilerin araştırılması ve bitkilerin sebebleri” kitabında, botanik ilimler (ilmi nebatat) hakkında etraflı bilgiler vermiştir.

        Tıbbî bitkiler üzerinde, diğer Yunan bilginleri de çalışmışlardır. Mesela Ksenofontis; afyon, günlük, buhur vesaire bitkilerinin hususiyetlerini meydana çıkarmıştır. Fisagor da adasoğanı ve hardalın tıbbî te’sirlerini incelemiştir. Aristofanos da siyah banotu ile diğer bitkileri incelemişlerdir.

        Yunan tıb biliminin mirasçısı sayılan eski Romalılar, bu bilgiler üzerinde çalışarak ilerlemeler kaydetmişler ve bu konuları daha da zenginleştirmişlerdir. Romalı bilgin Plinius (23 veya 24-79 y.) “Tabiat tarihi” başlıklı birkaç ciltlik tabii bilgiler ansiklopedisini meydana getirmiştir. Bu kitaplarda, geçmişten, yaşadığı zâmâna kadar ki tabii ilimlerden elde edilen başarıları kaydetmiştir.

        Miladî birinci asırda, Yunan asıllı Romalı bilgin Dioskorides “Müdâvî ilaçlar” kitabında 600′den fazla tıbbî bitki hakkında etraflı bilgiler vermektedir.

        O devrin meşhur doktor ve eczacısı Klavdii Galen (131-201 y.) idi. Bu bilgin bitkisel menşeli yeni preparat formülleri tertip etmiştir ki, bu formüller bugüne değin kullanılmaktadır.

        Romalılardan sonra, ciddi çalışmaları ile, tıp dünyasında temayüz eden Araplar’dır. Araplar tıbbî bitkilerden hangisinin zehirli ve hangisinin zehirsiz olduğunu ayırt etmek için hayvanlardan istifade etmişlerdir. Onlar üzerinde tecrübeler yaparak, ilk araştırmanın temelini atmışlardır. Araplar II. asırda “TIP MEKTEBİ”ni açmışlardır. III. asırda ise İlimler Akademisini te’sis etmişlerdir. İlk defa tedavi pratiği eczacılıktan ayrılarak farmakope (ilaçlar bilimi) vaz’edilmiştir. O devrin Türk bilgini meşhur İbn-i Sina (980-1037) yüzden fazla ilmî eser bırakmıştır. En büyük eseri 3 ciltlik “Al-kanun fit-tıb”dır. Onun bu eserinde 900′den fazla tıbbi bitki, hayvani ve inorganik menşeli ilaç yer almaktadır. Müslümanlar 1600′den fazla tıbbi bitki bilmekte idiler.

        Çinliler, milattan 3000 yıl evvel nebati, madeni ve hayvani menşeli birçok ilaç kullanmışlardır. Milattan 2600 yıl evvel neşredilen BEN SAO adındaki birinci kitapta 900 cins bitki kaydedilmiştir. Daha sonraları, XVI. asırda Çinli doktor Li Şiç Jen 1900 dolayında tıbbi bitki kaydetmiştir.

        Eski Hindistan ve Tibet’tede tıbbî bitkiler ile tedaviler geliştirilmiştir. Milat-tan 2000 yıl kadar evvel yazılmış Susruta başlıklı eserde, eski Hinduların 700′den fazla tıbbî bitki tanıdıkları kaydedilmektedir. Onlar da o devirlerde halmugro yağını biliyorlar ve onunla cüzzâm hastalığını tedavi ediyorlardı. Aynı zamanda ışgın (Rheum palmatum L.) ve çavdar mahmuzu (Claviceps purpurea Fr.) bitkilerinin te’sirlerini de biliyorlardı.

        Avrupa tıp alanı, Amerika’nın keşfinden sonra, yeni birtakım bitkilerin ilavesiyle daha da zenginleşti; mesela koka (Erytroxylon coca Lam.) kinin ağacı (Cinchona sucdrubra Pav.), kakao ağacı (Theobroma cacao L), hidrastis (Hydrastis canadensis L), senega-sütotu (Polygala senega L.) ve bunun gibi, bitkiler o devirlerde yerliler tarafından bilinmekteymiş.

        Avrupa’nın uyanış devresinde, meşhur ilim adamı Parselez bitkilerin kimyevi terkiplerini incelemeye, ihtiva ettikleri müessir maddeleri araştırmaya başlamış; lakin kimyevi analizler ancak 3 asır sonra pratiğe alınabilmiştir. Bunun kurucusu da İsveçli eczacı Karl Şile’dir. Tıbbî bitkiler üzerinde geliştirilen inceleme ve tatbikatta görülen ilerleme ile XIX. asır öğünebilir. Bu sırada birçok ilaç sanayii kurulmuştur. Kurucular tıbbî bitkilerin kültür yetiştirilmesi, toplama, kurutma, ufalama gibi teşkilatları organize ettiklerinden, eczanelere tıbbî bitkiler artık yaş olarak getirilmemektedir. Hammaddelerin gözle tespiti de mümkün olamamaktadır. Bu ahval tıbbî bitkilerin anatomik yapılarının tayin edilmesi zaruretini doğurmuştur. Başta İsviçreli eczacı Aleksandır Cirh olmak üzere pek çok eczacılar bu yolda emek ve gayret sarfetmişlerdir. Böylelikle farmakognozi (tıbbî bitkiler) ilminin temeli atılmıştır.

        XIX. asrın ortalarında, bütün maddelerin kimyevi elementlerden mürek-kep olduğu, organik maddelerin karbondan hasıl olduğu ve muhtevasında oksijen, azot, fosfor, kükürt ve diğer elementlerin bulunduğu anlaşılmıştır. Yeni keşiflerin elde edilmesiyle, fitokimyada da hızlı ilerlemeler kaydedilmiştir. Eczacı Serturner, 1806 yılında afyondan saf morfin alkaloidi elde etti. O, morfinin alkalik hassasında uyuşturucu te’sir olduğunu keşfetti. Yeni maddeye, Yunan Mitolojisi’nde adı geçen Morfey’e izafeten “morfin” adı verildi. Serturner’in bu keşfi, dünya ilim adamları arasında merak ve heyecana sebeb oldu. Bu hadise, ilim adamlarını bitkilerin aktif maddelerini araştırmaya teşvik etti. Nite-kim Fransız eczacılarından Kaventi ve Peletie kısa bir zamanda striknin, veratrin ve kinin alkaloidlerini izole ettiler. Bitkilerden XIX. asrın ortalarında, diğer aktif maddeler (glikozidler) keşfedildi. Bundan başka sepi maddeler (saponinler, reçineler vs.) keşfedilmiş ve incelenmiştir. Bitkilerin devai te’sirleri hakkında XIX. asrın sonlarında ve XX. asrın başlarında, vitaminlerin keşfi ile, ilim dünyasında yeni sahifeler açıldı. Asrımızın ortalarında da, bakterilerin öldürücü hassasına sahip olan “fitonsidler teorisi” ortaya çıktı. Bu zaman zarfında muayyen tür mantarlardan ve onlara yakınlığı olan organizmalardan ayrılan antibiyotikler keşfedildi. Bu hadise bitki araştırmacılığında yeni dalgalanmalara sebeb oldu ve hâlâ da devam etmektedir. Halbuki, orman ve ovalarda, meçhuller deryasında yetişen mütevazi bitkiler, daha nice yıllar insan sağlığını korumaya devam edecektir.


BİTKİLER HANGİ HASTALIKLARA ÇARE

BİTKİLER HANGİ HASTALIKLARA ÇARE


ACI BAKLA Semen Lupini Şeker hastalığına karşı kullanılır.
ACI YONGA Lignum Quassiae İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü
ADAÇAYI Salvia officinalis Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcı
ALIÇ Fructus Crataegi Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabız
ALTINOTU Herba Ceterachi İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.
AMBER Ambra Grisea Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.
ANASON Fructus Anisi Vulgaris Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.
ANDIZ KÖKÜ Radix Helenii Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.
ARDIÇ TOHUMU Fructus Juniperi İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.
ASPİR Flos Carthami Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.
BALIKOTU Fructus Cocculi indici Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.
BAMYA ÇİÇEĞİ Flos Hibisci Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.
BESBASE Rhizoma Polypodii Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.
BİBERİYE Folium Rosmarini Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücü, haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.
BÖĞÜRTLEN Folium Rubi Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.
CİVAN PERÇEMİ Herba Millefolii İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.
ÇAKŞIROTU KÖKÜ Ferulae meifoliae Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.
ÇAM SAKIZI Terebenthina Communis Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.
ÇEKEM Fructus Visci albi Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.
ÇÖREKOTU Semen Nigellae İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.
ÇÖVEN KÖKÜ Radix Saponariae albae Tedavide nadiren kullanılır. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır. İdrar ve balgam söktürücüdür.
DAĞÇAYI Sideritis Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.
DEFNE YAPRAĞI Folium Lauri Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.
DEVE ÇÖKERTEN Fructus Tribuli Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.
DEMİR HİNDİ Pulpa Tamarindorum Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.
DENİZ KADAYIFI Carrageen Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.
DEVE DİKENİ Herba Cardui mariae Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.
DUT MEYVASI Fructus Mori nigri Meyvalardan hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.
EĞİR KÖKÜ Rhizoma Calami aromatici Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir. Dahilen Prostat, haricen ise romatizma için kullanılır.
FESLEĞEN Herba Basilici Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.
FUNDA Herba Ericae İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabız etkilere sahiptir.
GELİNCİK Flos Rhoeados Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.
GİNSENG Ginseng Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.
GÜNLÜK Gummi Olibanum Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.
HALİLE (Kara-Sarı) Fructus Myrobalani Sarı halile müshil, Kara halile ise kabız olarak kullanılır. Haricen ise yara iyileştiricidir.
HARDAL TOHUMU Sinapis nigrae Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.
HATMİ ÇİÇEĞİ Flos Altheae Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.
HAVACIVA Radix Alkannae Kabız ve yara iyileştiricidir.
HAVUÇ TOHUMU Dauci carotae Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.
HAYIT TOHUMU Agni-Casti idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.
HÜNNAP Jujubae Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.
IHLAMUR Flos Tiliae İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.
ISIRGAN Folium Urticae Yaprak veya kök, dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır.
İĞDE ÇİÇEĞİ Flos Elaeagni Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.
KAFUR Camphora Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.
KAKULE Cardamomi İştah açıcı, gaz söktürücü ve midevi etkilere sahiptir. Kahveye konur.
KEBABİYE Cubebae Solunum sistemi antiseptiğidir. Belsoğukluğunda kullanılır.
KARANFİL Caryophyllus Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.
KEKİK Herba Thymi Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.
KEREVİZ TOHUMU Apii graveolentus Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır.
KETEN TOHUMU Semen Lini Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.
KINAKINA Cortex Chinae midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.
KISA MAHMUT Chamaedrys midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.
KIZILCIK Corni maris Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.
KİTRE Tragacantha Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.
KUDRET NARI Momordicae charantiae Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır. Yara, çıban ve ekzemalarda haricen kullanılır.
KUŞBURNU Rosae caninae Bilhassa C vitamini bakımından zengindir. Kabız ve kuvvet vericidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.
LAVANTA Flos Lavandulae İdrar artırıcı, romatizma ağrılarını dindirici, antiseptik, sinir ve kalp kuvvetlendiricidir.
MAHLEP Pruni mahaleb Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.
MENENGİÇ Terebinthina Chia Dahilen idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.
MEYAN KÖKÜ Radix Liquiritiae Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, tad düzeltici ve öksürük kesici etkileri vardır.
MISIR PÜSKÜLÜ Stylus Maydis İdrar söktürücü ve taş düşürücüdür.
MUSKAT Myristicae Gaz söktürücü ve antiseptik olarak bilhassa karın ağrıları için kullanılır.
MÜRSAFİ Gummi Myrrihae Antiseptik ve uyarıcıdır. Bilhassa solunum yolu hastalıklarına karşı kullanılır.
NANE Folium Menthae Özellikle sinirsel kaynaklı mide bulantılarını kesici olarak etkilidir.
OĞULOTU Folium Melissae Yatıştırıcı, midevi, terletici ve antiseptiktir.
PAPATYA Chamomillae vulgaris İdrar artırıcı, yatıştırıcı, safra söktürücü, boğaz iltihaplarında ve iltihaplı yaralara karşı etkilidir.
PELİNOTU Herba Absinthii Midevi, ateş düşürücü, adet getirici etkileri vardır.
REZENE Foeniculi Midevi, gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.
SAFRAN Crocus Stigmata Uyarıcı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk vericidir. Değerli bir baharattır.
SALEP Tuber Salep Afrodizyak, kuvvet verici, çocuk ishallerini kesicidir.
SANDALOS Sandaraca Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.
SARI SABIR Aloe Kalın barsağa etkili bir müshildir.
SARI KANTARON Herba Hyperici Dahilen antispazmotik, kabız, yatıştırıcı, haricen ise antiseptik ve yara iyileştiricidir.
SERVİ KOZALAĞI Cupressi Çocukların gece işemelerinde, haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.
SİNAMEKİ Folium Sennae Kalın barsak üzerinde etkili olan, kuvvetli bir müshildir.
ŞAHTERE Herbe Fumariae İdrar artırıcı, yatıştırıcı, zayıflatıcı ve tansiyon düşürücüdür.
ŞEYTAN TERSİ Gummi Asa foetida Sinir sistemi yatıştırıcısı, hazmı kolaylaştırıcı ve gaz söktürücüdür.
ÜZERLİK TOHUMU Semen Pegani Kurt düşürücü, adet söktürücü, uyuşturucu, terletici ve yatıştırıcıdır.
ZAHTER Saturejae hortensis Şeker hastalığına karşı kullanılır.
ZENCEFİL Rhizoma Zingiberis Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.
ZERDEÇAL Curcuma longae Midevi, gaz söktürücü ve safra artırıcıdır.
ZULUMBA Rhizoma Zedoariae İştah açıcı, uyarıcı, idrar artırıcı, balgam ve gaz söktürücüdür.
ACI ELMA YAĞI Salvia Triloba Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.
ANASON YAĞI Oleum anisi Sinir sistemi uyarıcısıdır.
BADEM YAĞI Oleum Amygdalae Dahilen müshil, haricen yumuşatı-
cı ve yara iyi edici olarak kullanılır.
BİBERİYE YAĞI Oleum Rosmarini Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.
CEVİZ YAĞI Juglandis regiae Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.
ÇAM TERE- BENTİN YAĞI Oleum Terebinthinae Neft yağı olarak da tanınır. Hari-
cen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır
ÇÖREKOTU YAĞI Nigellae sativae Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.
DEFNE YAĞI Lauri expressum Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler.
HİNT YAĞI Oleum Ricini İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir
KAKAO YAĞI Oleum cacao Basur memelerini, kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.
KARANFİL YAĞI Oleum Caryophylli Dişhekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak, dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır.
KEKİK YAĞI Oleum Thymi Dahilen safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır.
KETEN YAĞI Oleum Lini Bezir yağı olarak bilinir. Yara ve yanık tedavisinde kullanılır.
KARABAŞ YAĞI Lavandulae Romanae Haricen ve dahilen antiseptik olarak kullanılır.
LİMON YAĞI Oleum Limonis Uyarıcı ve koku verici olarak kullanılmaktadır.
MERSİN YAĞI Oleum Myrti Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.
NANE YAĞI Menthae Piperitae Hafif antiseptik, ferahlatıcı, koku verici ve mide bulantılarını giderici olarak kullanılır.
OKALİPTÜS YAĞI Oleum Eucalypti Antiseptik olarak haricen kullanılır.
SIĞLA YAĞI Styrax Liquidus Haricen antiseptik, yara iyi edici ve anti paraziter olarak kullanılır.
SUSAM YAĞI Oleum Sesami Dahilen müshil olarak etkilidir. Şe-
ker hastalığına karşı da kullanılır.
TARÇIN YAĞI Oleum Cinnamomi

İştah açıcı ve midevi olarak dahilen kullanılır.


Kako Bitkisi

Kakao meyve ve ağacı

Kakao çekirdekleri 

Kakao (Theobroma cacao), 4-8 metre boyunda ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından çikolata yapımında kullanılan bir bitki türü.

Doğal yetişme alanı Güney Amerika olmakla beraber, Tropiklerin genelinde yetiştirilmektedir. Theobromin adlı bir alkaloit eldesinde ve kakao yağı eldesinde kullanıldığı gibi, kakaonun tohumları da çikolata yapımında kullanılmaktadır.

Kakao ağacını doğal yetişme alanları And Dağları’nın etekleri ile Amazon ve Orinoco ırmaklarının havzalarının 200-400 m yakınlarındaki yükseltilerdir. Orta Amerika’ya Mayalar tarafından getirildiği sanılmaktadır. Ilık iklimlerde düzenli yağmur alan, verimli topraklarda yetişir.

Tarihçe
Kakao geleneksel olarak Aztekler tarafından su ve baharatla karışıtıralarak, özellikle dinsel ayinlerde kullanalan çikolata yapımında kulanılıyordu. İspanyol istilasından sonra Avrupa’ya getirilen kakao, süt ile karıştırılarak kullanılmaya başlandı ve kısa sürede popüler oldu. Kakao tozu zamanla kakao yağı ile karıştırılarak bugünkü çikolata ortaya çıktı.

Üretim

Kakao çekirdekleriKakao, dünya çapında 70 bin kilometrekarenin üzerinde bir ekim alanına sahiptir. Üretimin % 40′ını gerçekleştiren Fildişi Sahilleri’ni, %15′er payları ile Gana ve Endonezya izlemektedir. Diğer kakao üreticileri, küçük miktarlarda olmakla beraber, Brezilya, Nijerya ve Kamerun’dur.

Kullanımı
Kakao ağacının tohumları ya hemen ya da bir süre sonra mayanlandırılır ve ardından kurutulur. Böylece tohumun acı lezzeti kaybolur ve hoş bir koku meydana gelir. Bu taneler kavurulurak, un haline getirilip yağı alınır. Sonra yeniden öğütülerek, toz halindeki kakao elde edilir. Kakao, sütle karışıtırılıp içilir, ayrıca yağı alınmamış kakao tohumlarından çikolata yapılır.

Alem: Plantae(Bitkiler)

Bölüm: Magnoliophyta(Kapalı tohumlular)

Sınıf: Magnoliopsida(İki çenekliler)

Takım: Malvales

Familya: Malvaceae

Cins: Theobroma

Tür: T. cacao


|