kaz | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


ŞİFALI BİTKİLERİN TARİHİ

ŞİFALI BİTKİLERİN TARİHİ

MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI
Sümer, Akkat ve Asur Uygarlıklarını kapsar. İsa’dan önce 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Ninova Kitaplığında saklanmış olan tabletler ve diğer tabletlerin bulunup okunması sonucu tedavinin rahipler tarafından yapılmakta olduğu bilinmektedir. İlaçların mühim bir kısmı bitkisel droglar ile hazırlanmaktadır.Lapa merhem, liniment, şurup gibi şekillerde rastlanmaktadır.

MISIR UYGARLIĞI
Eski Mısır tabletleri ve ilaçları hakkındaki bilgilerimiz ilgilere dayalı kalmıştır. İlaçlar ve tedavi ile ilgili papirusların en önemlisi İ.Ö. 1550 yıllarında yazdığı tahmin edilen Ebers Papirusu’dur. Bu belge Alman Egiptologo G.Ebers tarafından Teb’de Elassaifin mezarında bir mumyanın bacaklarında bulunmuştur. Bu belge 110 sayfa 700 kadar bitkisel ve madensel drog ve 800’den fazla reçete taşımaktadır. Acımarul, Adasoğanı, Ardıç meyvesi, Hardal, İncir, Kişmiş ve Nar kabuğu vs.

HİTİT UYGARLIĞI
Hititler İ.Ö 2000 yıllarında Orta Anadolu’ya yerleşerek bir uygarlık kurmuşlardır. Hitit tıbbi ve ilaçları hakkında bilgilerimiz Hitit Devleti’nin baş şehri olan, Boğazköy ( Hattuşaş ) da bulunmuş olan Hitit arşivindeki tabletlere dayanmaktadır. Genel kanı Mezopotamya tababetinde kayıtlı reçetelerde adamotu, alıç, arpa, badem banotu, buğday, defne, dişotu, hardal, haşhaş, üzüm vs.) Reçetelerde bir çok bitkisel drog bir arada kullanılmaktadır. Madensel maddelere az rastlanmaktadır. Her reçetenin sonuna ¨ böylece hasta iyi olacaktır ¨ cümlesi ile tamamlanır.

GREK UYGARLIĞI
Akdeniz’ in doğu kıyıları ve adalarda oluşmuş bir uygarlıktır. Mezopotamya ve eski Mısır ile yakın ilişkileri bulunduğu anlaşılır. Bu dönemde tedavi ve bitkisel droglar hakkında çok önemli eserler yazılmıştır. Yüzlerce yıl Avrupa ve İslam Tababetini etkilemiştir. O dönemde Hippocrate ( İ.Ö.460 – 377 ) Thephasraste ( İ.Ö.370 – 287 ) eserleri İstanbul ve Paris’te bulunmaktadır.

ROMA VE BİZANS UYGARLIĞI
Roma ve Bizans Uygarlık dönemlerindeki tıp ve kullanılan bitkiler hakkında oldukça geniş bilgilere sahip olmaktayız. Roma – Bizans dönemlerinde bitkisel drogları toplayan satan ve bunlardan ilaç veya kozmetik pireperatlar hazırlayan bir çok meslek grupları bulunuyordu. Roma – Bizans döneminin tanınmış hekim eczacıları pek çoktur. Paris’te 17.yüzyılda eczacılık okulunda özel bir tören ile tiryak hazırlayan eczacılara dağıtılır. O dönemde yaşayan bir çok eczacıların eserleri bir çok müzelerde bulunmaktadır.

İSLAM UYGARLIĞI
Arap veya Acem dili ile yazan Müslüman toplulukların meydana getiren eserler 800 -1100 yılları arasında en yüksek noktasına erişmiş. Müslümanlar tarafından ilk hastane Elvelit Bin Abdülmelik tarafından 706 ( 88 Hicri ) Şam’da kurulmuştur. Sonradan Mısır, Suriye, Irak ve Anadolu’da bir çok hastane kurulup çalışmaya açılmıştır. İslam tababeti geniş bir biçimde Grek ve Hint hekimliğine dayanmaktadır. İslam hekimlileri bilhassa Glenus’un kitaplarından yararlanmıştır. İslam hekimleri bitkisel droglar ile tedaviye çok önem vermişlerdir. İslam uygarlığı geldikten sonra Ebu Buruni, İbni Sina, İbni Baytar, El Gafiki, Davut Al-Antaki gibi büyük hekimler vardır.

SELÇUK UYGARLIĞI
Anadolu Selçuk uygarlık dönemi 1071 – 1308 yılları arasında iki yüzyıl sürmüştür. Bu kadar kısa sürede Anadolu’da büyük şehirlerde sağlık tesisi (Bimaristan, Maristan, Darülafiye ve Darülşif-a) kurmuşlardır. Bu sağlık kuruluşları sağlam binaları, yeterli hekim, eczacı ve sağlık kadrosu olan tam teşekküllü hastaneler durumunda idiler. Selçuklular döneminde kullanılan bitkisel droglar ve ilaçlar hakkında özel araştırmalar bulunmaktadır.

OSMANLI UYGARLIĞI
Osmanlı tababeti genellikle Selçuklu ve İslam tababeti bir devamıdır. Osmanlı uygarlığı ilk dönemlerinde tıbbi bitkilerle ilgili en mühim kaynak İbni Baytar’ın eserinde Türkçe çevrileri yaparak sonradan Calinos, İbni Sina, İbni Baytar ve Razi gibi yazarların eserlerinden yararlanılarak Türkçe kitaplar önem kazanmıştır. Osmanlı padişahları bu işe çok önem verirmiş ve bu dönemde yaşayan Evliya Çelebi gibi kişilerden faydalanılmıştır. 1909 yılında İstanbul Tıp Fakültesine bağlı olarak kurulan eczacılık okulunun öğretim programına bitkisel drogları öğretmek amacıyla “Farmekognozi” ismi altında bir ders konulmuştur. Hekimlerin kontrolü altında çalışan personel vakfiyelerde ¨ Taba – 1 Eşribe ¨ “ Aşşab “ gibi isimler verilir. İlaç hazırlamak kullanılan droglar ise aktar veya aktart denilen esnaf sınıfı tarafından satılmaktadır. XVIIII .y.y.’ da bunların sayısı yalnız İstanbul’da beş yüz olduğu bilinmektedir. Bunlardan bir örneği Mısır Çarşı’sında çok geniş bir şekilde yer almakta idiler.
Dünya harbi sıralarında kontroller belediye ve sağlık müdürlüğü tarafından sıklaştırılmış Mısır Çarşı’ sı gibi ilaç pazarları niteliğini tamamen kaybetmiş baharat çarşıları haline gelmişler.
İlaç yapımında hayvansal kökenli droglar, bitkisel kökenli olanlara oranla daha az kullanılmaktadır. Bu nedenle hayvansal droglar hakkında bilgi veren yayınlar çok azdır. Osmanlı İmparatorlu’ğu döneminde insan sağlığı için kullanılan droglar, ilaçlar, aletler ve kitaplara ait örnekler ise 1962 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulmuş olan Türk Eczacılık Müzesi’nde bulunmaktadır.


ÇİÇEKLİ BİTKİLER

ÇİÇEKLİ BİTKİLER
Bitkiler de tüm canlılar gibi beslenir, gelişir ve ürerler. Çiçekli bitkilerin üreme organları çiçektir. Çiçekli bitkilerde üreme eşeyli olarak gerçekleşir. Tohum ilerde gelişecek olan bitkinin küçük bir taslağını yani embriyonu taşır. Çiçekli bitkilere aynı zamanda tohumlu bitkiler de denir.

ÇİÇEKLİ BİTKİLERİN ÖZELLİKLERİ
1 – Üreme organı olan çiçek vardır.
2 – Kök, gövde ve yaprakları vardır.
3 – Gövde ve yapraklarında iletim boruları vardır.
4 – Eşeyli üreme ile çoğalırlar.

Çiçekler Tohumlarına göre iki gruba ayrılır.
1) Açık Tohumlular
2) Kapalı Tohumlular

1) AÇIK TOHUMLULAR

Açık tohumlulara kozalaklılar da denir. Çünkü meyveleri kozalak şeklindedir. Tohumları meyvenin içinde saklı olmayıp, kozalak pulları üzerinde bulunan odunsu bitkilerdir. Odunsu bitki olduğu için düzenli iletim demetleri ve kambiyum vardır. Çok yıllıktırlar. Her zaman yeşildirler ve çoğu iğne yapraklıdır. Ormanları oluşturan ağaçların başında iğne yapraklılar gelir. İğne yapraklı olanları çiçek tozu üretir ve tohumların kozalaklarında taşır. Açık tohumlulara şu bitkileri örnek verebiliriz;
Köknar, ladin, ardıç en tanıdığımızı ise çamdır.sürekli karşılaştığımız çam ağaçlarından faydalanarak açık tohumluları anlatalım.
Türlerin çoğunda gövde kabuğu kalın, pürüzlü ve çatlaktır. Çam ağaçlarının yapraklarında ikiden fazla çenek bulunur. Genç çamların tacı genellikle konik, dalları yatay ve çevreli olabilirler. Bu tür bitkiler kuraklığa dayanıklı olmakla birlikte iyi gelişip çoğalabilmeleri için temiz hava ve bol ışığa ihtiyaç duyarlar.

Çoğalmaları ise; aynı ağaçta hem erkek hem de dişi kozalak bulunur. Erkek kozalaklar her biri iki çiçek tozu kesesi taşıyan çok sayıda verimli puldan oluşur. Dişi kozalaklarda her biri iki tane tohum taslağı taşıyan bir pulun altına yerleşmiş, sarmal dizilişli çok sayıda yaprak benzeri yapı vardır. Baharda ya da yaz başında çiçek tozu keselerindeki uzunlamasına yarıklardan çıkan çiçek tozları havada uçuşur. Havada uçuşan çiçek tozları dişi kozalakları pullarında birine konduğunda üreme süreci başlar. Çiçek tozu burada çimlenerek tohum taslağına doğru bir borucuk uzatır. Bu borucuğun içinde aşağıya doğru hareket eden spermalardan biri yumurta hücresini döller. Döllenmiş yumurta hücresinden tohum gelişir. Oluşan kanatlı tohumlar rüzgarda kolayca uçuşarak çevreye dağılırlar., toprağa düşüp uygun koşulları buldukları zaman çimlenmeye başlar ve kısa sürede genç bir bitki oluşur.

2) KAPALI TOHUMLULAR
Bu bölümü oluşturan bitkiler en yaygın kara bitkileridir. Açık tohumlu bitkilerden farklı olarak, kapalı tohumluların tohum taslakları etli bir yumurtalığın içinde gelişir. Kapalı tohumluların üreme organları çiçekleridir. İğne yapraklılar genellikle rüzgarla tozlaşmalarına karşılık kapalı tohumlular tozlaşabilmek için bal özü taşıyan göz alıcı çiçekleriyle, böcekleri kendilerine çekerler. Çiçekler döllendikten sonra, tohum taslakları tohuma, yumurta meyveye dönüşür. Tohum meyvenin içinde bulunur.

Kapalı tohumlular Tek Çenekli ve Çift Çenekli olmak üzere ikiye ayrılır: Aşağıdaki tabloda özellikleri görülmektedir.

TEK ÇENEKLİLER
1) Otsu bitkilerdir.
2) Yaprakları ince, uzun, şerit şeklindedir.
3) Yaprakları paralel damarlıdır.
4) Tohumda tek çenek bulunur.
5) Kambiyum yoktur.
6) İletim demetleri düzensizdir.
7) Kökleri saçak köktür.
8) Gövdeleri incedir.
9) Örneğin;Buğday, mısır, soğanlı bitkiler

ÇİFT ÇENEKLİLER
1) Genellikle odunsu bitkilerdir.
2) Yaprakları geniş parçalıdır.
3) Yaprakları ağsı damarlıdır.
4) Tohumda çift çenek bulunur.
5) Kambiyum bulunur. (çok yıllıklarda)
6) İletim demetleri düzenlidir.
7) Kazık kök ve yan köklerden oluşur.
8) Gövdeleri kalındır.
9) Örneğin; Fasulye, elma, armut


Papatya

Papatya (Mayıs Papatyası Faydaları - Kullanımı)

 
 
 Mayıs papatyası (Matricaria chamomilla L.), ülkemizde adi papatya, babunç,  tıbbi papatya yada sadece papatya adlarıyla bilinir. Papatya; genelde balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında, eğimli topraklarda, tahıl, mısır, patates ve şalgam tarlalarında yetişir. Gitgide yaygınlaşan yapay gübre ve kimyasal ilaçların kullanımı yüzünden, çok değerli papatyamızın yaşama alanları her geçen gün biraz daha daralmaktadır. Fakat, kar yağışlı kışlardan ve yağmurlu ilkbaharlardan sonra alışılmıştan daha fazla yetişir. Yabani papatya ile arasındaki fark, sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili ve hoş oluşudur. Çiçekler sapsız olarak, mayıstan ağustosa kadar, öğlen güneşinde toplanmalıdır.

Çocuklara özellikle, kramplarda ve karın ağrılarında papatya çayı içirilebilir. Papatya çiçeği, gaz birikiminde, ishalde, deri döküntülerinde, mide rahatsızlıklarında ve balgamlanmalarda yardım eder. Ayrıca, adet görme aksaklıklarında, adet görememe hallerinde ve daha başka nitelikteki,  dölyatağı (rahim)  şikayetlerinde, uykusuzluk, testis iltihabı, yüksek ateş, yara  ve diş ağrılarında yardımcı olabilir. Papatya, terletici, sakinleştirici ve kramp çözücü etkilere sahip olmasının yanı sıra, her tür iltihaplanmalarda ve özellikle mukoza iltihaplarında dezenfeksiyon ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Göz ve gözkapağı iltihaplarında, kaşıntılı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres ve yıkama olarak, diş ağrısında gargara olarak ve ayrıca yaraların yıkanmasında kullanılır. Bir olay yüzünden kızgınlığa kapıldığınızda veya sinirlendiğinizde, hemen bir bardak papatya çayı içiniz; kalbiniz zarar görmeden, hemen sakinleşeceksiniz. Ağrılı bölgelere, kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koymak (Bitki Yastığı) da özellikle önerilir. Yatıştırıcı etki içeren papatya banyoları ve yıkanmaları da tüm sinir sistemini en iyi biçimde etkiler. Ağır hastalıklardan, bitkinlik hallerinden sonra kendinizi çok iyi hissetmeye başlayacak ve rahatlayacaksınız. Yüz ve cilt güzelliği bakımında da papatyayı unutmamalısınız. Kaynatılmış bitki suyu ile haftada bir kere yüzünüzü yıkayacak olursanız, cildinizin nasıl tazelendiğini ve sağlıklı bir renk kazandığını göreceksiniz. Saç bakımında da, özellikle saçları açık renk olanlar, kaynatılmış papatya suyu kullanmalıdırlar. Böyle yıkanacak olurlarsa, saçlarınız güzelleşecek ve göz okşayıcı parlaklık kazanacaktır. Papatya merhemi, basura karşı kullanılabilir.  Papatya buğusu kullanarak, nezle ve sinüzit kısa sürede iyileştirilebilir. Antik çağda bile, sinir ağrıları ve romatizma, papatya yağı ile masaj yapılarak tedavi ediliyordu. Eski bitki kitaplarında yazdığına göre, papatya yağı, organların yorgunluğunu alır ve kaynatılmış bitki lapası hasta mesanenin üstüne uygulandığında, ağrıları hafifletebilir.


Kullanım Biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu çiçek, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (Kaynatılmaz), 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.

Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç dolusu papatya çayı haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra banyo suyuna eklenir.

Kompresler: Bir bardak kaynar süt, bir yemek kaşığı dolusu çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için 8-10 dakika beklenir ve posası süzüldükten sonra sıcak sütle kompresler yapılır.

Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir yastık, kurutulmuş çiçeklerle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavda iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, bir şişenin içine gevşekçe doldurulur ve üstüne sızma zeytinyağı, çiçekleri örtecek kadar eklenir. Şişe 14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak ve kapağı açılarak, güneşte bekletilir. süre sonunda tülbentten süzülür ve koyu renkli şişelerde, serin bir yerde saklanır.

Papatya merhemi: 250g içyağı ( veya margarin ) tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu taze çiçek içine eklenir. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapanarak serin bir yere bırakılır. Ertesi gün yeniden ısıtılır, tülbentten geçirilerek süzülür ve cam veya porselen merhem kaplarına aktarılır. Buzdolabında saklanmalıdır.

Papatya Buğusu: İçinde su kaynayan bir kabın üstüne yerleştirilen süzgecin içine, taze veya kurutulmuş bitkiler konduktan sonra, süzgecin üstü kapanır. Bir süre sonra , yumuşamış olan bu sıcak bitkiler çıkan buhar genize çekilir.


BİTKİLER YÜZYILLARDIR TEDAVİ AMAÇLI KULLANILIYOR

 


BİTKİLER YÜZYILLARDIR TEDAVİ AMAÇLI KULLANILIYOR


Bitkiler yüzyıllardır tedavi amaçlı
kullanılmakta idi. Son yıllarda özellikle
yurtdışında büyük ilgi gören bitkilerler tedavi (fitoterapi) yöntemi yurdumuzda da önem kazanmıştır. Ancak her derde deva olarak görülen bitkilerin bilinçli, yerinde ve doğru olarak kullanılması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Allium Sativum

Sarmısak

Kullanılan Kısmı:Çiçek Soğanları

Kullanım Alanları:Antibiyotik, antiseptik, expektoran (balgam söktürücü), diüretik (İdrar söktürücü ), tansiyon düşürücü, kanı sulandırıcı, kolesterol düşürücü, parazit düşürücü, bakteri öldürücü, teri arttırıcı özellikleri vardır.

Nefes darlığı, yüksek tansiyon, varis, bronşit, grip, astım, barsak parazitlerinde kullanılır.Antibiyotiğe dirençli bakterileride yokettiği, mesane kanserinde etkili olduğu bildirilmiştir

Camellia Sinensis

Yeşil Çay , Green tea

Kullanılan Kısmı:Yaprakları

Kullanım Alanları:Bütün çaylar(yeşil ve siyah çaylar) bu bitkidenelde edilir.4000 yıldır Çin’de tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır. Başağrısı, vücut ağrıları, hazımsızlık, depresyon, immun sistem destekleyicisi, toksinleri uzaklaştırıcı, enerji verici ve yaşam uzatıcı olarak kullanılmaktadır.

· Modern tıpda şu özellikleri gözlemlenmiştir:

· En önemli özelliği kanser riskini azaltmasıdır.İçerdiği polifenollerin kanser riskini azalttığı ileri sürülmektedir.

· İmmun sistem hücrelerini uyarır.

· Total kolesterol seviyesini azaltır; HDL ve LDL dengesini düzenler.

· Kan basıncını azaltıcı özelliği ile hipertansiyonda etkilidir.

· Pıhtılaşmayı engelleyici özelliği vardır.

· Antibakteriyel özelliktedir; bakterilerce oluşturulan diş plaklarının oluşumunu engeller.

· Yüksek oranda C vitamini içerir.

Kullanılışı:Yurt dışında Yeşil Çay Extractları mevcuttur

FOENİCULUM VULGARE(UMBELLİFERAE):

Rezene,Raziyane,Sincibil,Boklukotu,Mayana,Arapsaçı

Kullanılan Kısmı: Kökü,meyveleri,tohumları

Özellikleri:Balgam söktürücü, diüretik(idrar söktürücü), süt gelişini arttırıcı, hazmettirici, gaz söktürücü, yatıştırıcıdır. Ayrıca ağrı kesici, ateş düşürücü ve antimikrobial etkileri de rapor edilmiştir.Östrojen benzeri etkileri saptanmıştır.

Kullanım Alanları: Bronşit, öksürük nöbetleri,mide-barsak gazlarında, çocuklardaki kolik tarzı gaz sancılarında,irritabl kolon sendromunda kullanılır.Özellikle tohumlarının süt gelişini arttırıcı etkisi çok kuvvetlidir.

Kullanım Şekli:Çay şeklinde kullanımı yaygındır( 250 ml.kaynamış suya 2-3 gr ezilmiş tohumu konulup 10-15 dk. bekletildikten sonra günde 3 kez içilir. Yemeklere ve salatalara lezzet vermek için kullanılır.Bazı sert içkilerin içine konulup bekletildiğinde hoş bir koku verir.

Bilinen bir yan etkisi bildirilmemekle birlikte hamilelikte kullanımı önerilmez.

Gingko Biloba:

Mabedağacı , Bakiresaçı Ağacı

Kullanılan Kısmı: Yapraklarının kuru extresi

Kullanım Alanları: Kan akımının düzelmesi, kanın akışkanlık özelliklerinin iyileşmesi , antioksidan , hücrelerin oksijenlenmesini sağlayıcı , Hücre ve organ harabiyetini önleyici , gözü koruyucu ve katarakt oluşumu engelleyicidir.Organik beyin sendromuna bağlı olarak gelişen serebral performans bozukluklarının semptomatik tedavisinde ; (Hafıza zayıflığı , konsantrasyon bozukluğu , depresyon ,anxiyete (huzursuzluk) , baş dönmesi , kulak çınlaması , başağrısı) , allerjik enflamasyonlar , periferik arteriyel tıkanmalarda kullanılır.Eczanelerde tablet ve damla şeklinde hazır preparatları mevcuttur.Gebelerde kullanılması önerilmez.

Ginseng:

Panax Ginseng

Kullanılan Kısmı: Kökü

Kullanım Alanları: B1 ve B2 vitaminleri içeriyor. Seksüel hormonlar için kimyasal bir madde, cinsel istekleri arttırıcı. Sinir sistemi ve endokrin sistem düzenleyicisi.Kalp damar sistemi düzenleyici , akciğer ve kalbi koruyucu , ateş düşürücü , iştah açıcı , mide ağrılarını giderici ,canlandırıcı , uyandırıcı , kan şekerini düşürücüdür. Menşei Kore ,Mançurya , Sibirya , Amerika , Kanada’dır. Ülkemizde hazır preparatları mevcuttur. Akciğer enfeksiyonları , psikosomatik hastalıklar , ateşli enfeksiyonlar , damar tıkanıklıkları , gastrit ve ülser , iştahsızlık , yorgunluk ve nkahat dönemleri , cinsel yetersizliklerde kullanılır. Hipertansiyon hastalarında ve östrojen hormon bozukluğu olan hastalarda kullanılması önerilmez


Matricaria Chamomille:

Tıbbi Papatya, Mayıs Papatyası

Kullanılan Kısmı: Çiçekleri

Kullanım Alanları: Aftlar (ağızdaki küçük ülserler), gingivitis, hazımsızlık, mide ekşimelei, kolikler (gaz sancıları), mide ve barsak ülserleri, irritabl kolon sendromu, ülseratif kolit gibi hastalıklarda, ishallerde, konjonktivit, blepharid gibi göz hastalıklarında, ruhsal çöküntü ve uykusuzlukta, egzema ve cilt irritasyonlarında kullanılır.

Antienflamatuar (iltihabı önleyici), antispazmotik(spazmı önleyici) ve mide barsak sistemindeki düz kasları gevşetici özellikleri vardır.

Çay şeklinde içilerek, yağıyla masaj yapılarak, buğu şeklinde , suyuyla saçlara friksiyon yapılarak, banyo suyuna katılarak kullanılabilir.

Dahili kullanımında bronşiyal spazmlar, haricen kullanımında allerjik deri reaksiyonları görülebildiği bildirilmiştir.

Yurdumuzda hazır çay şeklinde preperatları mevcuttur.Yurt dışında tablet, kapsül ve tentür şeklinde preparatları vardır.

PRUNUS AVİUM:

Kiraz

Kullanılan Kısmı: Meyve sapları,meyveleri, gövde kabukları, çiçekleri

Özellikleri:Diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, barsak düzenleyicisi. Kabuklarının öksürük giderici, ateş düşürücü, ishal kesici özellikleri olduğu bilinir. Koyu renk meyveleri zengin demir içerikleri ile iyi bir kan yapıcıdır.İyi görmeyi sağladığı ve dişleri çürümekten koruduğu bildirilmiştir.

Protein, karbonhidrat, Vitaminler (A, B1, B2, B3, B6, C), Mineraller ( Fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum) içerir.

Kullanım Şekli:Kurutulup saklanan sapları yıl boyunca etkinliğini korur.1 lt. soğuk suya konulan 40 gr. kurutulmuş kiraz sapı 30 dk. kaynatılarak elde edilen dekoksiyon günde 3 kez birer bardak içilir.

4 bardak suda kaynatılan 50 gr. ağaç kabuğu veya yaprağı günde 3 kez birer bardak içilir.


Rosa Canina:

Kuşburnu , Yabanigül , Gülburnu , İtburnu ,Köpekgülü

Kullanılan Kısmı: Meyveleri ve meyve tozu

Kullanım Alanları:Diüretik (idrar söktürücü) , gaz giderici , hazmettirici ,vücut direncini arttırıcı , kabız yapıcı , Hemoroidi (basur) iyileştirici , salgıyı azaltıcı.A ,B , C , E , K vitaminleri içerir.Soğuk algınlığı , nezle ,grip , baş ağrısı , ateş , gut ve romatizmada kullanılır.

Kullanım Şekli: Bir fincan kaynamış suya bir tatlı kaşığı meyve tozu konur ; 3-5 dakika demlenmesi beklenerek içilir.

SALVİA OFFİCİNALİS:

Ada Çayı,Meryemiye, Dişotu

Kullanılan Kısmı: Çiçekleri, yaprakları

Özellikleri:Kuvvet verici, iştah açıcı, gaz giderici, sindirim düzenleyici, kanı temizleyici, iltihap giderici, gece terlemelerini önleyici, kan şekerini düşürücü, kramp giderici, nefes açıcı.

Kullanım Alanları: Gece terlemelerinde, ağız,boğaz, bademcik ve diş iltihaplarında, menapoz dönemindeki kadınlarda, balgamlı öksürüklerde, kramplarda kullanılır.

Kullanım Şekli:Çay şeklinde; bir çay kaşığı bitki bir su bardağı kaynamış suda beş dakika bekletilerek hazırlanır.

Gargara olarak; çay şeklinde hazırlanır, ılıdıktan sonra gargara yapılır, iki saatte bir tekrarlanır.

Bu şekilde hazırlanan su ile derideki yaralara pansumanda yapılabilir.