
Gül ResimleriÇiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım |
|
Çileklerde dondan korunma yöntemleri
Yıl boyunca sıcaklığın etkisi kontrol altında tutulabilirse çilek üretimi en iyi düzeylerde gerçekleşir. Sıcaklık kontrolünün uzun özellikle, kış ve çiçeklerin soğuk zararına hassas oldukları erken ilkbahar süresince, önemli olduğu bilinmektedir. Çilek üretimini olumsuz yönde etkileyen tüm unsurların içerisinde en ciddi etkiye sahip olanı dondur. Don bir anda tüm ürünü ortadan kaldırabilir. Çilek çiçekleri genellikle, son don tarihinden önce çiçeklerini açar. Şayet bu çiçekler oluştuktan sonra bir don oluşursa önemli verim kayıpları ortaya çıkabilir. Çilek çiçekleri gökyüzüne doğru açık olarak bulunması, radyasyon kaynaklı soğuk zararının oluşmasını teşvik eder. Böyle durumlarda çiçeklerin ortası, sarıdan ziyade siyah bir renge dönerek, soğuk zararına uğradığını gösterir.
Çilek yetiştiricilerinin ilkbahar döneminde bazen saman maçlını kaldırmakta gecikmeleri, çiçeklenmenin geç oluşumuna ve dolayısıyla dondan etkilenmemelerine neden olmaktadır. Araştırmalar uygulamanın verimde, her nasılsa, düşüşlere yol açtığını göstermektedir. Çiçeklenmeden hemen önce sıralar arasına malç uygulaması da hava ile toprak arasındaki izolasyonu sağlar. Bu don zararının oluşumunu artırır. Çünkü güneş radyasyonu toprak tarafından absorbe edilemeyecek ve geceleyin oluşacak radyasyona zemin hazırlayacaktır. Şayet ilkbaharda sıralar arasına ilave saman uygulaması yapılacaksa, bu uygulama meyve tutumundan önce mümkün olduğunca uzun bir süre için geciktirilmelidir.
Yağmurlama sulama, düşük sıcaklık oluştuğu sürece, çiçeklerin korunması için ıslak tutulmasını sağlaması nedeniyle don kontrolü için sıklıkla uygulanan bir işlemdir. Çiçek üzerinde bulunan su buz oluşumunu engeller. Sürekli sağlanan su, verdiği ısıyla çiçek üzerinde buz oluşumunu engelleyecektir. Çilek çiçekleri -2oC den daha düşük sıcaklık olmadığı sürece zarar görmez. 0oC ve -2oC arasındaki fark, çilek yetiştiricilerinin dondan zarar görmemesi için müdahale etme fırsatı verecektir. Bununla beraber, donma esnasında sulamada yeteri kadar su sağlanamazsa, hiç su uygulanmamış bitkilere göre daha büyük zararın oluşumuna neden olunabilir.
Çilek çiçeklerinin zarar görmemesi için buz oluşumunu engellemeye dönük bazı temel prensiplere dikkat edilmelidir. Birincisi, her ne kadar saf su 0oC de donsa da, çilek bitkisindeki sıvı, gerçekte şeker ve su solüsyonudur. Bu donma noktasını 0oC altına düşmesine yol açar. Ayrıca buz oluşumu başlatıcı özelliği olan bir çekirdek oluşumuna ihtiyaç duyar. Bazı belirli bakteriler çekirdek gibi iş görürler. Bazı zamanlar, çilek çiçeklerinde buz oluşumuna izin veren bakteriler mevcut olmaz. Uygulanan suyun sıcaklığı, genellikle bitki sıcaklığında daha büyük olur. Böylece çiçeklerde ısı kaybı oluşumundan önce ısınması sağlanmış olur. Bitkilere sürekli sıvı su uygulandığında sıcaklık, buz oluşumunun gerçekleşeceği 0oC nin altına düşmez. Bir litre su, buz oluncaya kadar 309.23 BTU ısıyı serbest bırakır.
Dondan korunmayı sağlamak üzere ihtiyaç olan su miktarını bazı faktörler ve uygulama zamanı etkiler. En düşük uygulama hızına sahip dönen bir yağmurlama başlığı (bir tur/dakika ) ile 0.25-0.28 cm /sa lik su uygulamasıdır. Etkili sonuç için suyu sürekli bir şekilde uygulanması gereklidir. Bu suyun miktarını sağlamak için 42.5-56.75 litre/dakika.m2 lik su kaynağına ihtiyaç vardır ( 1 m2 lik alana bir dakikada 42-26 litre su verilmelidir).
Bulunulan bölgede, genel ilkbahar şartları altında korumayı sağlamak üzere ihtiyaç olan su miktarını dağıtacak başlık boyutunun önemli olduğu unutulmamalıdır. Rüzgarlı şartlar altında, sudan elde edilen ısı çok hızlı bir şekilde kaybolur. Bu yüzden dondan korunmayı sağlamak için daha fazla suya ihtiyaç duyulur. Buharlaşan her litre su 1940 BTU nun kaybolmasını sağlar. Uygulama düzeyi hava sıcaklığına ve rüzgar hızına bağlı olarak değişir (Tablo 1 ).
Rüzgarlı şartlar altında, çiçeğin kenarlarında oluşan havanın karışması nedeniyle havanın sahip olduğu sıcaklığın altına çiçek sıcaklığı daha az değişir. Rüzgarlar şayet sıcaklık kritik donma noktasının yukarısında kalırsa yararlı olur, fakat sıcaklık kritik noktaya yaklaşırsa zararlı olur. Nemli gecelerde daha az buharlaşma (ve soğuma )oluşacaktır. Aşırı rüzgarlı şartlar, buharlaşma ile suyun donması esnasın da serbest bıraktığı ısının çok hızlı kaybolması nedeniyle, yağmurlama iyi bir çözüm olmayabilir.
Gelişim safhası:
Çilek çiçekleri açılma esnasında ve öncesinde don zararına karşı çok hassas olurlar. Bu safhada sıcaklık -2oC den daha düşük olması zarar görmelerine neden olacaktır. Bununla birlikte ana taçtan henüz yeni gelişmiş sıkı formdaki salkım üzerinde yer alan çiçeklerin -5 0C ye kadar olan düşük sıcaklıklara dayanabilmektedir. Yine aynı şekilde, gelişmeye henüz yeni başlamış bir meyve -3.3 0C ye kadar dayanıklılık gösterebilmektedir. Bitkilerin düşük sıcaklığa maruz kaldıkları sürede soğuk zararının düzeyini etkilemektedir. Önceden soğuk bir dönem geçiren bitkiler, önceden sıcak bir dönem geçirenlere göre soğuklara karşı daha mukavim olmaktadır. Sıcak hava dönemine müteakip oluşan bir soğuk daha zararlı sonuçlara yol açmaktadır.
Çiçek sıcaklığı:
Arazideki tüm çiçeklerin sıcaklığı aynı düzeyde değildir. Yaprakların altında yer alan çiçekler diğerleri kadar soğuk değildirler, ve yine aynı şekilde, toprağa daha yakın olan çiçekler, yüksekte yer alan çiçeklere göre daha sıcaktırlar. Açık bir gecede, çilek çiçeklerinin sıcaklığı çevresinde yer alan havadan daha düşük olabilir. Yaprak ve çiçeklerden radyasyonla oluşan ısı kaybı çevresinde yer alan havanın ısı kaybından daha hızlı gerçekleşir.
Gün boyunca ısınan toprak, biriktirdiği ısıyı geceleyin ortama geri bırakır. Bulutlu gecelerde, hava sıcaklığı düşük olsa da çiçekler sıcak kalabilir. Nemli, koyu topraklar, kuru ve açık renkli topraklara göre ısıyı daha iyi tutarlar.
Örtü kullanma:
Sıralar üzerine örtü kullanma, rüzgar, buharlaşma ile ısı kaybı, radyasyonla ısı kaybı ve havayla oluşan ısı kaybını engellemek üzere kullanılır. Çünkü, örtü altında rüzgar hızı daha düşüktür, topraktan daha az ısı kaybolur ve buharlaşma ile ısı kaybı daha az gerçekleşir. Oransal nem örtü altında daha yüksektir, dolayısıyla buharlaşma ile ısı kaybı çok az oluşur. Bunlara ilave olarak hava ve radyasyonla ısı kaybı, örtü ile fiziksel bir engel oluşturulduğu için daha az meydana gelir. Örtü altındaki bitkinin sıcaklığı çevresindeki hava ile eşit olur, fakat bu denge örtülü olmayan bitkilere göre daha uzun bir sürede gerçekleşir. Yani sıraları örtmek bitkilerin korunması için ilave sıcaklık oluşturmaz, ama soğuk gecelerde hızlı soğuma, örtü altında daha yavaş gerçekleşir ve çilek bitkilerine zaman kazandırır. Genellikle örtü altında sıcaklık daha yavaş düşer. Böyle durumlarda sulamaya gerek duyulmaz. Şayet sulamaya ihtiyaç duyulursa örtü altındaki bitkiler için, açıktakilere göre daha az suya ihtiyaç duyulur. Sulama yapılacağında, yağmurlama ile su doğrudan örtünün üzerine verilebilir.
Suyu açma:
Arazide mutlaka bir termometre bulundurulmalıdır. Termometre çiçeklerin bulunduğu seviyede, sıra aralarına yerleştirilir. Ancak, bu termometreler bitkiyle temas etmeyen ve gökyüzüne açık bir noktada olmalıdır. Burada kaydedilen sıcaklık evin kenarında tespit ediğimiz sıcaklıktan farklı olacaktır. Akşamüzeri ölçülen çiğ düşme sıcaklığı, genellikle, açık bir gecede sıcaklığın ne kadar düşeceğini göstermesi açısından özel bir öneme sahiptir. Bu durum oransal nem ile de ilişkilidir. Şayet nem oranı yüksekse, hava sıcaklığı daha az düşer. Şayet hava çok kuruysa (düşük çiğ noktası), bitkilere su uygulanır uygulanmaz hemen buharlaşma ile ısı kaybı meydana gelir. Böyle zamanlarda yağmurlama nispeten yüksek bir sıcaklık noktasında başlatılmalıdır. Çoğu mahallî meteoroloji istasyonu çiğ noktalarını belirler. Çiğ noktaları internet üzerindeki hava bilgi servislerinden de elde edilebilir.
Açık dingin bir gecede, özellikle, gece 3 ten önce sıcaklık 1 0C nin altına düşerse, çiçeklerin zarar görmeyeceğinden emin olana kadar yağmurlama yapılmalıdır (Tablo 2). Bir başka deyişle, şayet hava bulutluysa, sıcaklık -0,5 0C ye yaklaşıncaya kadar yağmurlamayı başlatmaya gerek yoktur. Şayet hava rüzgarlı veya kuruysa ve sıcaklık -5 0C ye düşünceye kadar yağmurlama açılmamışsa, daha sonra suyun çiçeklere ilk teması ile buharlaşmaya bağlı ısı kaybı ve dolayısıyla sıcaklıkta düşüşler ortaya çıkar. Böylece çiçeklerde soğuk zararları oluşabilir. Bundan dolayı çiçeklerin 1 ile -0,5 0C arası sıcaklıkta tutulabilmesi için bulutluluğa, rüzgâr hızına ve nemliliğe bağlı olarak yağmurlamaya ne zaman başlanacağına dair iyi bir cetvele ihtiyaç vardır (Tablo 1). Çiçekler kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanım gösterebilirler ve şayet güneş doğmak üzereyse yağmurlamaya da ihtiyaç olmaz. Açık bir şekilde, hiç kimse aşırı yağmurlama maliyeti ve çeşitli hastalıklara yol açacağı için arazi üzerinde aşırı su birikimini istemez.
Suyu kapatma:
Yağmurlamaya başladıktan sonra, sabahleyin güneş doğuncaya kadar ve bitki üzerindeki buz oluşumu kesilinceye kadar veya su uygulaması olmadan da buzun erimeye başladığı görülünceye kadar sulamaya ara verilmemelidir.
Susuz soğuktan korunmayı sağlayan malzemeler:
Gelecekte susuz soğuktan koruyucu bazı maddelerin geliştirileceği sanılmaktadır. Örneğin genetiği değiştirilmiş bazı bakterilerin buz oluşumunu engelleyeceği öngörülmektedir. Bununla birlikte, bu malzemeler zaman içersinde etkinliklerini kaybedeceklerdir. Bu yüzden bu malzemelerin tek başına dondan korumak için kullanılmaması tavsiye edilmektedir.
Yağmurlamada dikkat edilmesi gereken bazı konular:
1. Bitkileri soğuktan korumak amacıyla en az 2-3 gün yetecek düzeyde su depoda bulunmalıdır.
2. Küçük çaplı uçlara sahip başlıklar kullanılmalıdır. Bu başlıkların çapları 1/16 – 3/16 inch (0,16 – 0,48 cm.) arasında olmalıdır.
3. Başlıklar arası mesafe 10 x 10 m. yi geçmemelidir.
4. Buz oluşumunu en düşük düzeyde tutmak için metal başlıklar kullanmak daha doğru olacaktır.
5. Dakikadaki tur sayısı mümkün olduğunca düşük olmalıdır.
Tablo 1. Oransal nem ve rüzgar hızına bağlı olarak su uygulama oranları (cm/sa)
|
Rüzgar hızı |
|||||
|
Sıcaklık ( |
0-1 |
2-4 |
5-8 |
10-14 |
18-22 |
|
%50 oransal nem |
|||||
|
-2,8 |
0,25 |
0,50 |
0,75 |
1,00 |
1,14 |
|
-4,5 |
0,25 |
0,75 |
0,90 |
1,14 |
1,52 |
|
-6,7 |
0,38 |
0,90 |
1,14 |
1,52 |
1,90 |
|
-7,8 |
0,50 |
1,00 |
1,27 |
1,65 |
2,00 |
|
%75 oransal nem |
|||||
|
-2,8 |
0,13 |
0,25 |
0,50 |
0,64 |
0,64 |
|
-4,5 |
0,25 |
0,50 |
0,75 |
0,90 |
1,00 |
|
-6,7 |
0,25 |
0,64 |
1,00 |
1,14 |
1,52 |
|
-7,8 |
0,38 |
0,75 |
1,14 |
1,40 |
1,78 |
|
Çiğ düşme noktası ( |
Önerilen soğuktan korumak üzere işlemlere başlanacak hava sıcaklığı derecesi ( |
|
-1,1 |
0 |
|
-1,7 |
0,5 |
|
-2,8 |
1,1 |
|
-3,9 |
1,7 |
|
-4,4 |
2,8 |
|
-5,6 |
3,3 |
|
-6,7 |
3,9 |
|
-8,3 |
4,5 |
Kaynak
Pritts, Marvin. 2006. Frost Protection in Strawberries. New York Berry News
akşam tarla yağ siyah
Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
Lahana grubu sebzeler ekolojik koşullar uygun ise direk tohumları tarlaya ekilerek üretilebilirler. Ancak ülkemiz koşullarında lahanalar fide ile üretilmektedir. Ancak ülkemiz koşullarında lahanalar filde ile üretilmektedir. Fide yetiştiriciliği yastık ve tavalarda yapılır. Fidelerin yetiştirileceği fidelikte yanmış çiftlik gübresi toprak işleme ile tohum ekiminden en az bir ay önce verilmelidir. Fide üretimi amacıyla tohum ekimi, batı ve güney bölgelerimizde temmuz-ağustos ayları başında fide yetiştirme tavalarına, diğer bölgelerimzide ise mart sonu nisan başında soğuk yastıklarda yapılmalıdır. Fideliklere tohum ekimi serpme veya sıravari olarak yapılmalıdır. Fidelikler temiz olmalı, hastalık zararlı ve yabancı ot tohumları bulunmamalıdır. Hazırlanan fide yetiştirme tavalarına veya yastıklara ekilen tohumların üzerine 1 cm’yi geçmeyecek şekilde kapak atılır. Kapak materyalinde hastalık, zararlı ot tohumları çok kısa sürede çimlenir. Tohum ekiminden 3-5 gün sonra genç bitkiler toprak yüzeyine çıkar. Lahana fideleri tohum ekiminden yaklaşık bir ay sonra dikim büyüklüğüne ulaşırlar.
Tohum ekiminin sıravari olarak yapılması fide döneminde kültürel işlemlerin dha kolay ve sağlıklı yapılmasına yardımcı olur. Serpme usulü ile yapılan tohum ekiminde kültürel işlemler zorlaşmakta, yabancı ot temizliği ve boğaz doldurma gübü kültürel işlemler istenildiği gibi yapılamamaktadır. Fideliklerde 1 m2 ‘lik alandan 600-700 fide alınacak şekilde m2’ye 2-3 gram tohum ekilmelidir. Sık tohum ekilmesi (birim alanda bulunan bitki sayısının artması) ile uzun boylu ve cılız fideler, seyrek ekilmesi ile eğri gövdeli yana doğru yatmış kalitesiz fideler elde edilir.
Bir dekar alan için tohumun iriliği, dikim sıklığı ve çeşide bağlı olarak 8-12 gr arasında lahana tohumu kullanılır, bunun için 4-5 m2’lik fide yetiştirme alanı yeterlidir.
Sıravari ekimde tohumlar 10 cm sıra arası, 2 cm sıra üzeri olacak işkilde ekilmelidir. Tohum ekiminden sonra fidelikler süzgeçle veya mini yağmurlama başlıkları ile sulanmalıdır. Salma şeklinde yüzeyden yapılan sulamalarda tohumlar ya toprak yüzeyine çıkmakta yada daha derinde kalmakta, böylece çimlenme düzensizlikleri ortaya çıkmaktadır.
Batı ve güney bölgelerimizde fide yetiştirme tavalarına ekilen lahana tohumlarının üzeri bitkiler toprak yüzeyine çıkmaya başlayıncaya kadar 3-5 gün süre ile gazete, bez ve benzeri materyalle gölgelenir. Bu dönemde bu bölgelerimiz çok sıcak olduğu için toprakta bulunan rutubet çabuk kaybolmaktadır. Fidelerin üzeri örtülmezse tohumların çimlenme yüzdesi düşmektedir. Tohumların çimlenmesinden sonra fideler dikkatli bir şekilde salma şeklinde sulanabilirler. Tavalara verilecek kuvvetli su girişleri fidelerin kök bölgesindeki toprağın uzaklaşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle fide yetiştirme tavalarına başlangıçta tohumlar toprak yüzeyine çıkıncaya kadar salma sulama yapılmalıdır. Fidelerde zarara yol açan yaprak bitleri ve kokulu böcekler ile çok iyi mücadele edilmelidir. Kokulu böcekler yapaklara ve büyüme ucuna zarar verirler. Yaprak bitlerinin fide ile tarlaya taşınması kesinlikle önlenmelidir. Büyüme ucuna yerleşen yaprak bitlerinin uzaklaştırılması çok zordur. Böyle bitkiler gelişerek baş meydana getiremez.
Lahana fideleri 30-35 gün içinde 3-4 yaprak oluşturur. 15-20 cm boy kazanır ve gövdeleri kurşun kalemi kalınlığına ulaşır ve dikim büyüklüğüne gelirler. Bu fideler fazla gecikmeden esas yerlerine dikilmelidir.
Lahana grubu sebzeleri batı ve güney bölgelerimizde karpuz, arpa buğday ve ilk ürün mısırdan sonra 2. Ürün olarak yetiştirilebilir. Bu ürünlerden sonra tarla işlenir. Lahana bitkisinin kökleri derine doğru gittiğinden toprak 20-25 cm derinlikte sürülür. İkinci sürümle birlikte toprağa verilecek olan çiftlik gübresi verilir. Sürümden sonra toprak dikim için hazır hale getirilir.
Fidelerin dikileceği tarlada sıra arası yetiştirilecek çeşide bağlı olmak üzere 70-100 cm olacak şekilde, 20-39 cm derinlikte masuralar açılır. Masuraların boyu dikim yapılacak yetiştirme yerlerinin meyil durumuna göre ayarlanır. Ayrıca arazinin meyil durumuna göre masuraların yönü de düzenlenmelidir.
Dikim büyüklüğüne gelmiş olan fideler hava koşullarına bağlı olarak sökümün kolay olması için dikimden 1 veya 2 gün önce mutlaka sulanmalıdır. Fide dikimi 3 farklı şekilde yapılır.
Kuruya Dikim: Dikim büyüklüğüne gelmiş fideler 70-100 cm ara ile açılan masuraların boyun noktasına, sıra üzeri 40-70 cm mesafelerle plantuvar, çepin ve çapa yardımıyla kuruya dikilirler, daha sonra masuralara su verilir. Bu şekilde yapılan dikimlerde arazinin meyili az olmalıdır. Bu dikim şeklinde fideler masuraların boyun noktalarına büyüme uçları su seviyesinden yukarıda kalacak şekilde dikilmelidir. Aksi taktirde sulama sırasında bazı fidelerin büyüme uçları su altında kalabilir ve bitkiler zarar görür. Dikim masuraların tepe noktasına yakın olarak yapılırsa bitkiler yeterli su alamaz, zayıf gelişirler yada ölürler.
Yetiştirme yerlerine dikilen fideler 1-4 gün süre ile baygın kalır ve daha sonra yeniden büyüme ve gelişmelerine devam ederler.
Dikimden birkaç gün sonra toprak çatlamalarını önlemek için fidelerin bulunduğu masuralara su verilmelidir. Bu dönemde yabancı ot ilaçları kullanılarak yetiştirilme yerlerinin otlanması önlenir.
Toprak yapısı ve otlanma durumuna göre bir veya iki kez,, yada her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak üzere çapa yapılır. Lahana grubundaki sebzeler suyu sevdiğinden sulama aksatılmadan süzenli olarak belli aralıklarla yapılmalıdır.
Elle Çamura Dikim : Masuralara su verilir ve su çekilmeden fidelerin büyüme uçları su seviyesinden yukarıda kalacak şekilde elle çamura dikim yapılır. Bu şekilde yapılan dikimlerde bitkilerin büyüme uçları su seviyesinden etkilenmediği için büyüme uçları zarar görmez ayrıca su seviyesine dikildikleri için yeterli su alır ve gelişme ve büyümeleri daha iyi olur. Dikimden birkaç gün sonra toprak çatlamadan fidelerin bulunduğu masuralara tekrar su verilmelidir.
Toprak yapısı ve otlanma durumuna göre bir veya iki kez, yada her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak üzere çapa yapılır. Ayrıca herbisitler (yabancı ot ilaçları) kullanılarak yetiştirilme yerlerinin otlanması önlenir. Yetiştirilme yerlerine dikilen lahana bitkilerinin gelişme ve büyümesi istenilen düzeyde değil ise bitkiler çapa yapılacak büyüklüğe gelinceye kadar sulama yapılır. Çapa büyüklüğüne ulaşan bitkilerde çapalama işlemi, bitkinin saçak köklerinin toprak yüzeyine yakın gelişmesi nedeniyle yüzeysel olarak yapılmalıdır. Bu çapa işleinden sonra bitkiler hızlı bir şekilde gelişmeye başlarlar. Bitkilerin gelişme durumuna göre düzenli olarak sulama yapılmalıdır. Lahana yaprakları 30-35 cm’lik bir çap kazanınca ikinci bir çapa yapılır ve bu çapadan sonra bitkilerin yaprak izdüşümüne, köke çok yakın olmayacak şekilde daha önce ayrılan azotlu gübre uygulanır.
Fide dikiminden sonraki ilk sulama bitki kökü çevresinde çatlak meydana gelmeye başladığında yapılır. Genellikle bu ilk sulamadan sonra bitkilerin gelişmesi izlenir. Toprak yapısı, çevre koşulları ve bitkilerin gelişme durumları dikkate alınarak düzenli sulama yapılmalıdır. Diğer yaprakları yenen sebzeler gibi lahanada suyu seven bir bitkidir. Yeterli miktarda sulanmayan bitkilerin gelişimi iyi olmamakta, verim ve kalite düşmektedir. Bu nedenle sulama aksatılmadan düzenli olarak belli aralıklarla yapılmalıdır.
Çiftlik gübresi ile gübreleme imkanı yoksa dekara en az 15-16 kg N, büyük başlı çeşitlerde 18 kg N, 8-10 kg P2O5 toprak yapısına bağlı olarak 12-16 kg K2O verilmelidir. Azotun yarısı ikinci sürümde (NH4)2SO4 şeklinde, diğer yarısıda son çapada bitkilerin yaprak izdüşümüne NO3 formunda verilmelidir.
Lahanaların fide gelişme dönemlerinde hastalık ve zararlılara karşı mücadele iyi yapılmalıdır. Özellikle yaprak bitleri ve lahana kelebeğine karşı çok dikkatli olunmalıdır. Özellikle yaprak bitleri ve lahana kelebeğine karşı çok dikkatli olunmalıdır. Başlangıçta mücadele edilmezde lahana kelebeği lahananın yapraklarını pazarlanamaz hale getirir. Yaprak bitleri ise bitkinin büyüme ucuna yerleşerek baş yapmasını engeller. Lahanalar hastalıklar yönünden önemli bir sorun yaratmazlar.
YOĞURT OTU-YAPIŞKAN OTU-KAZ OTU
(galium)
Bu bitkinin üç cinsi vardır. Yüksek yerlerde rastlanır.30- 60 santime kadar uzar. Altın sarısı çiçekler açar. Bunlar bala benzeyen kuvvetli bir koku saçarlar. Yapışkan denen cinsi, tarlalarda ve çayır ve çitlerde bulunur. Boyu 60 -160 santimdir. Kaz otu denen cinsi çiçek açma zamanı yana yatar gibi bir durumda durur. Bala benzeyen tatlı kokusu, sarı beyaz çiçekleri vardır. Çalılıklarda ve yol kenarlarında bulunur. Çiçekleri temmuz ayında toplanır.
KULLANIM TABLOSU
Çay: 250 gr. suya bir dolu çay kaşığı haşla ve az demle.
Taze su: Taze otu yıkayıp, ıslakken sıkacaktan geçirip suyunu alın.
Krem: Taze suyu oda sıcaklığında bir tereyağı ile karıştırarak, hazırlayıp buzdolabına koyun.
HASTALIKLAR
Böbrek, dalak, pankreas, karaciğer, lenf guddelerinin hastalıkları, sarılık, guatr ağrıları, idrar tutukluğu, ses telleri hastalığı, cilt kanseri, ağız ağrılarına iyi gelir.
