Küçük | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


Çileklerde dondan korunma yöntemleri

Çileklerde dondan korunma yöntemleri

 
 
 
 

Yıl boyunca sıcaklığın etkisi kontrol altında tutulabilirse çilek üretimi en iyi düzeylerde gerçekleşir. Sıcaklık kontrolünün uzun özellikle, kış ve çiçeklerin soğuk zararına hassas oldukları erken ilkbahar süresince, önemli olduğu bilinmektedir. Çilek üretimini olumsuz yönde etkileyen tüm unsurların içerisinde en ciddi etkiye sahip olanı dondur. Don bir anda tüm ürünü ortadan kaldırabilir. Çilek çiçekleri genellikle, son don tarihinden önce çiçeklerini açar. Şayet bu çiçekler oluştuktan sonra bir don oluşursa önemli verim kayıpları ortaya çıkabilir. Çilek çiçekleri gökyüzüne doğru açık olarak bulunması, radyasyon kaynaklı soğuk zararının oluşmasını teşvik eder. Böyle durumlarda çiçeklerin ortası, sarıdan ziyade siyah bir renge dönerek, soğuk zararına uğradığını gösterir.

Çilek yetiştiricilerinin ilkbahar döneminde bazen saman maçlını kaldırmakta gecikmeleri, çiçeklenmenin geç oluşumuna ve dolayısıyla dondan etkilenmemelerine neden olmaktadır. Araştırmalar uygulamanın verimde, her nasılsa, düşüşlere yol açtığını göstermektedir. Çiçeklenmeden hemen önce sıralar arasına malç uygulaması da hava ile toprak arasındaki izolasyonu sağlar. Bu don zararının oluşumunu artırır. Çünkü güneş radyasyonu toprak tarafından absorbe edilemeyecek ve geceleyin oluşacak radyasyona zemin hazırlayacaktır. Şayet ilkbaharda sıralar arasına ilave saman uygulaması yapılacaksa, bu uygulama meyve tutumundan önce mümkün olduğunca uzun bir süre için geciktirilmelidir.

Yağmurlama sulama, düşük sıcaklık oluştuğu sürece, çiçeklerin korunması için ıslak tutulmasını sağlaması nedeniyle don kontrolü için sıklıkla uygulanan bir işlemdir. Çiçek üzerinde bulunan su buz oluşumunu engeller. Sürekli sağlanan su, verdiği ısıyla çiçek üzerinde buz oluşumunu engelleyecektir. Çilek çiçekleri -2oC den daha düşük sıcaklık olmadığı sürece zarar görmez. 0oC ve -2oC arasındaki fark, çilek yetiştiricilerinin dondan zarar görmemesi için müdahale etme fırsatı verecektir. Bununla beraber, donma esnasında sulamada yeteri kadar su sağlanamazsa, hiç su uygulanmamış bitkilere göre daha büyük zararın oluşumuna neden olunabilir.

Çilek çiçeklerinin zarar görmemesi için buz oluşumunu engellemeye dönük bazı temel prensiplere dikkat edilmelidir. Birincisi, her ne kadar saf su 0oC de donsa da, çilek bitkisindeki sıvı, gerçekte şeker ve su solüsyonudur. Bu donma noktasını 0oC altına düşmesine yol açar. Ayrıca buz oluşumu başlatıcı özelliği olan bir çekirdek oluşumuna ihtiyaç duyar. Bazı belirli bakteriler çekirdek gibi iş görürler. Bazı zamanlar, çilek çiçeklerinde buz oluşumuna izin veren bakteriler mevcut olmaz. Uygulanan suyun sıcaklığı, genellikle bitki sıcaklığında daha büyük olur. Böylece çiçeklerde ısı kaybı oluşumundan önce ısınması sağlanmış olur. Bitkilere sürekli sıvı su uygulandığında sıcaklık, buz oluşumunun gerçekleşeceği 0oC nin altına düşmez. Bir litre su, buz oluncaya kadar 309.23 BTU ısıyı serbest bırakır.

Dondan korunmayı sağlamak üzere ihtiyaç olan su miktarını bazı faktörler ve uygulama zamanı etkiler. En düşük uygulama hızına sahip dönen bir yağmurlama başlığı (bir tur/dakika ) ile 0.25-0.28 cm /sa lik su uygulamasıdır. Etkili sonuç için suyu sürekli bir şekilde uygulanması gereklidir. Bu suyun miktarını sağlamak için 42.5-56.75 litre/dakika.m2 lik su kaynağına ihtiyaç vardır ( 1 m2 lik alana bir dakikada 42-26 litre su verilmelidir).

Bulunulan bölgede, genel ilkbahar şartları altında korumayı sağlamak üzere ihtiyaç olan su miktarını dağıtacak başlık boyutunun önemli olduğu unutulmamalıdır. Rüzgarlı şartlar altında, sudan elde edilen ısı çok hızlı bir şekilde kaybolur. Bu yüzden dondan korunmayı sağlamak için daha fazla suya ihtiyaç duyulur. Buharlaşan her litre su 1940 BTU nun kaybolmasını sağlar. Uygulama düzeyi hava sıcaklığına ve rüzgar hızına bağlı olarak değişir (Tablo 1 ).

Rüzgarlı şartlar altında, çiçeğin kenarlarında oluşan havanın karışması nedeniyle havanın sahip olduğu sıcaklığın altına çiçek sıcaklığı daha az değişir. Rüzgarlar şayet sıcaklık kritik donma noktasının yukarısında kalırsa yararlı olur, fakat sıcaklık kritik noktaya yaklaşırsa zararlı olur. Nemli gecelerde daha az buharlaşma (ve soğuma )oluşacaktır. Aşırı rüzgarlı şartlar, buharlaşma ile suyun donması esnasın da serbest bıraktığı ısının çok hızlı kaybolması nedeniyle, yağmurlama iyi bir çözüm olmayabilir.

Gelişim safhası:
Çilek çiçekleri açılma esnasında ve öncesinde don zararına karşı çok hassas olurlar. Bu safhada sıcaklık -2oC den daha düşük olması zarar görmelerine neden olacaktır. Bununla birlikte ana taçtan henüz yeni gelişmiş sıkı formdaki salkım üzerinde yer alan çiçeklerin -5 0C ye kadar olan düşük sıcaklıklara dayanabilmektedir. Yine aynı şekilde, gelişmeye henüz yeni başlamış bir meyve -3.3 0C ye kadar dayanıklılık gösterebilmektedir. Bitkilerin düşük sıcaklığa maruz kaldıkları sürede soğuk zararının düzeyini etkilemektedir. Önceden soğuk bir dönem geçiren bitkiler, önceden sıcak bir dönem geçirenlere göre soğuklara karşı daha mukavim olmaktadır. Sıcak hava dönemine müteakip oluşan bir soğuk daha zararlı sonuçlara yol açmaktadır.

Çiçek sıcaklığı:
Arazideki tüm çiçeklerin sıcaklığı aynı düzeyde değildir. Yaprakların altında yer alan çiçekler diğerleri kadar soğuk değildirler, ve yine aynı şekilde, toprağa daha yakın olan çiçekler, yüksekte yer alan çiçeklere göre daha sıcaktırlar. Açık bir gecede, çilek çiçeklerinin sıcaklığı çevresinde yer alan havadan daha düşük olabilir. Yaprak ve çiçeklerden radyasyonla oluşan ısı kaybı çevresinde yer alan havanın ısı kaybından daha hızlı gerçekleşir.

Gün boyunca ısınan toprak, biriktirdiği ısıyı geceleyin ortama geri bırakır. Bulutlu gecelerde, hava sıcaklığı düşük olsa da çiçekler sıcak kalabilir. Nemli, koyu topraklar, kuru ve açık renkli topraklara göre ısıyı daha iyi tutarlar.

Örtü kullanma:
Sıralar üzerine örtü kullanma, rüzgar, buharlaşma ile ısı kaybı, radyasyonla ısı kaybı ve havayla oluşan ısı kaybını engellemek üzere kullanılır. Çünkü, örtü altında rüzgar hızı daha düşüktür, topraktan daha az ısı kaybolur ve buharlaşma ile ısı kaybı daha az gerçekleşir. Oransal nem örtü altında daha yüksektir, dolayısıyla buharlaşma ile ısı kaybı çok az oluşur. Bunlara ilave olarak hava ve radyasyonla ısı kaybı, örtü ile fiziksel bir engel oluşturulduğu için daha az meydana gelir. Örtü altındaki bitkinin sıcaklığı çevresindeki hava ile eşit olur, fakat bu denge örtülü olmayan bitkilere göre daha uzun bir sürede gerçekleşir. Yani sıraları örtmek bitkilerin korunması için ilave sıcaklık oluşturmaz, ama soğuk gecelerde hızlı soğuma, örtü altında daha yavaş gerçekleşir ve çilek bitkilerine zaman kazandırır. Genellikle örtü altında sıcaklık daha yavaş düşer. Böyle durumlarda sulamaya gerek duyulmaz. Şayet sulamaya ihtiyaç duyulursa örtü altındaki bitkiler için, açıktakilere göre daha az suya ihtiyaç duyulur. Sulama yapılacağında, yağmurlama ile su doğrudan örtünün üzerine verilebilir.

Suyu açma:
Arazide mutlaka bir termometre bulundurulmalıdır. Termometre çiçeklerin bulunduğu seviyede, sıra aralarına yerleştirilir. Ancak, bu termometreler bitkiyle temas etmeyen ve gökyüzüne açık bir noktada olmalıdır. Burada kaydedilen sıcaklık evin kenarında tespit ediğimiz sıcaklıktan farklı olacaktır. Akşamüzeri ölçülen çiğ düşme sıcaklığı, genellikle, açık bir gecede sıcaklığın ne kadar düşeceğini göstermesi açısından özel bir öneme sahiptir. Bu durum oransal nem ile de ilişkilidir. Şayet nem oranı yüksekse, hava sıcaklığı daha az düşer. Şayet hava çok kuruysa (düşük çiğ noktası), bitkilere su uygulanır uygulanmaz hemen buharlaşma ile ısı kaybı meydana gelir. Böyle zamanlarda yağmurlama nispeten yüksek bir sıcaklık noktasında başlatılmalıdır. Çoğu mahallî meteoroloji istasyonu çiğ noktalarını belirler. Çiğ noktaları internet üzerindeki hava bilgi servislerinden de elde edilebilir.

Açık dingin bir gecede, özellikle, gece 3 ten önce sıcaklık 1 0C nin altına düşerse, çiçeklerin zarar görmeyeceğinden emin olana kadar yağmurlama yapılmalıdır (Tablo 2). Bir başka deyişle, şayet hava bulutluysa, sıcaklık -0,5 0C ye yaklaşıncaya kadar yağmurlamayı başlatmaya gerek yoktur. Şayet hava rüzgarlı veya kuruysa ve sıcaklık -5 0C ye düşünceye kadar yağmurlama açılmamışsa, daha sonra suyun çiçeklere ilk teması ile buharlaşmaya bağlı ısı kaybı ve dolayısıyla sıcaklıkta düşüşler ortaya çıkar. Böylece çiçeklerde soğuk zararları oluşabilir. Bundan dolayı çiçeklerin 1 ile -0,5 0C arası sıcaklıkta tutulabilmesi için bulutluluğa, rüzgâr hızına ve nemliliğe bağlı olarak yağmurlamaya ne zaman başlanacağına dair iyi bir cetvele ihtiyaç vardır (Tablo 1). Çiçekler kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanım gösterebilirler ve şayet güneş doğmak üzereyse yağmurlamaya da ihtiyaç olmaz. Açık bir şekilde, hiç kimse aşırı yağmurlama maliyeti ve çeşitli hastalıklara yol açacağı için arazi üzerinde aşırı su birikimini istemez.

Suyu kapatma:
Yağmurlamaya başladıktan sonra, sabahleyin güneş doğuncaya kadar ve bitki üzerindeki buz oluşumu kesilinceye kadar veya su uygulaması olmadan da buzun erimeye başladığı görülünceye kadar sulamaya ara verilmemelidir.

Susuz soğuktan korunmayı sağlayan malzemeler:
Gelecekte susuz soğuktan koruyucu bazı maddelerin geliştirileceği sanılmaktadır. Örneğin genetiği değiştirilmiş bazı bakterilerin buz oluşumunu engelleyeceği öngörülmektedir. Bununla birlikte, bu malzemeler zaman içersinde etkinliklerini kaybedeceklerdir. Bu yüzden bu malzemelerin tek başına dondan korumak için kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Yağmurlamada dikkat edilmesi gereken bazı konular:
1. Bitkileri soğuktan korumak amacıyla en az 2-3 gün yetecek düzeyde su depoda bulunmalıdır.
2. Küçük çaplı uçlara sahip başlıklar kullanılmalıdır. Bu başlıkların çapları 1/16 – 3/16 inch (0,16 – 0,48 cm.) arasında olmalıdır.
3. Başlıklar arası mesafe 10 x 10 m. yi geçmemelidir.
4. Buz oluşumunu en düşük düzeyde tutmak için metal başlıklar kullanmak daha doğru olacaktır.
5. Dakikadaki tur sayısı mümkün olduğunca düşük olmalıdır.


Tablo 1. Oransal nem ve rüzgar hızına bağlı olarak su uygulama oranları (cm/sa) 

Rüzgar hızı

Sıcaklık (0C)

0-1

2-4

5-8

10-14

18-22

%50 oransal nem

-2,8

0,25

0,50

0,75

1,00

1,14

-4,5

0,25

0,75

0,90

1,14

1,52

-6,7

0,38

0,90

1,14

1,52

1,90

-7,8

0,50

1,00

1,27

1,65

2,00

%75 oransal nem

-2,8

0,13

0,25

0,50

0,64

0,64

-4,5

0,25

0,50

0,75

0,90

1,00

-6,7

0,25

0,64

1,00

1,14

1,52

-7,8

0,38

0,75

1,14

1,40

1,78

 

Tablo 2. Çiğ düşme noktası bağlı olarak soğuktan koruma işlemine başlanacak olan sıcaklık dereceleri

Çiğ düşme noktası

(0C)

Önerilen soğuktan korumak üzere işlemlere başlanacak hava sıcaklığı derecesi (0C)

-1,1

0

-1,7

0,5

-2,8

1,1

-3,9

1,7

-4,4

2,8

-5,6

3,3

-6,7

3,9

-8,3

4,5


Kaynak

Pritts, Marvin. 2006. Frost Protection in Strawberries. New York Berry News


İSVEÇ OTLARI

İSVEÇ OTLARI

    10 gr. Sarısabır (aloe)

       5 gr. Mür ağacı veya Mürbuy (myrrhe)

     0.2 gr. Safran (safran)

      10 gr. Sinemaki yaprağı (sennesblatter)

      10 gr. Kafur, doğal olanı (Kampfer)

      10 gr. Işkın veya Ravent kökü (rhabarberwulzel)

      10 gr. Küçük çayır güzeli (zittwerwurzel)

      10 gr. Balsıra veya kudrethezlvası (manna)

      10 gr. Tiryak (theriak venezian)

        5 gr. Yabandomuzu dikeni kökü (eberwurzel)

      10 gr. Melek otu kökü (angelikawerzel).

    İki litrelik geniş ağızlı bir şişeye 1.5 litre iyi cins şarabı ve yukarda saydığımız bitkileri doldurun. 14 gün güneşte veya sıcakta bırakın. Her gün sallayın, süzeceğiniz zaman da çalkalayın. Kullanmadan önce de çalkalanmalıdır. İksiri ufak şişelere boşaltın, ağzını iyice kapayın ve serin yerde saklayın. Bu şekilse senelerce dayanabilir, durdukça da etkisi artar.

KULLANIM TABLOSU

İçten: sabah ve akşam birer çay kaşığı inceltilmiş olarak içilir.İyileşme olmadığı takdirde, çay sabah ve akşam üç kaşığa çıkarılır. Kötü hastalıklarda iki veya üç yemek kaşığı iksir, yemekten yarım saat önce ve yarım saat sonra olmak üzere 125 g. Ot çayı içersinde inceltilerek içilir. Her yemek kaşığı iksir 125 gr. çay içinde inceltilmiş olmalıdır.

İsveç otu pansumanı: yerine göre küçük veya büyük pamuk veya bez, iksir ile nemlendirilir. Üstüne birkaç damla dökülür, daha önce portakal nergisi kremi ile nemlendirilmiş yerin üstüne kompres yapılır. Çamaşırları kirletmesin diye üstüne biraz daha büyük plastik bir parça ilave edilir ve sonra üstü bir bez ile bağlanarak sarılır. Kompres hastalığına göre iki veya dört saat bırakılır. Hasta dayanabiliyorsa gece de kalabilir. Kompres çıkarıldıktan sonra deri pudralanmalıdır. Bazı kimselerde deri kızarmaları veya alerjisi olur. O zaman pansumanların saatini kısaltmalı veya bir müddet yapmamalıdır. Alerjik bünyelere plastik yaramaz. Damlalar kesinlikle sütle kullanılmaz.

İSVEÇ OTLARI ŞİFASI HAKKINDAKİ ESKİ EL YAZISI

1-Sık sık koklanıp buruna çekilirse, kafa omurgası nemlendirilirse veya nemli bezle başın üstüne konursa ağrı ve baş dönmesini yok eder. Aynı zamanda beyni ve hafızayı kuvvetlendirir.

2-Buğulu gözlere yardım eder. Kırmızılığı ve tüm ağrıları alır. Gözdeki leke ve katarakt üstüne nemli bir pamuk konursa rahatsızlığı yok eder.

3-Çiçek hastalığı ve her çeşit yara tezahürü ve kabuklanmalar (burun içindekiler dâhil) sık sık nemlendirilirse hemen iyileşir.

4-Dişiniz ağrıdığında biraz suya bir yemek kaşığı iksir koyarak birkaç dakika ağzınızın içinde tutun veya ağrıyan dişi pamukla ilaçlayın.

5-Dildeki kabarcık ve diğer arızalar devamlı olarak iksirle nemlendirilir.

6-Boğazınız ağrıyorsa ve yutkunurken eziyet çekiyorsanız, o zaman birkaç damlayı sabah, öğle ve akşam boğazınızdan aşağı yavaşça bırakın. Yani yutun, hemen tesirini görürsünüz.

7-Mide ağrınız varsa, sancıyı, bir dolu yemek kaşığı iksir içerek hemen yok edebilirsiniz.

8-  Kolitlerde arka arkaya üç yemek kaşığını yavaş yavaş içmek gereklidir.

9-Vücuttaki gazları dağıtır ve karaciğeri rahatlatır. Tüm mide ağrılarını ve kabızlığı geçirir.

10-Mide hazım yapamadığı veya gıdayı içerde tutamadığı zamanlarda faydalıdır.

11-Safra kesesi ağrılarına çok faydalıdır. Sabah akşam dolu yemek kaşığı, gece ise damlalarla yapılacak kompres tüm ağrıları geçirir.

12-Su kaybı hastalığına yakalanan, altı hafta, sabah akşam, dolu yemek kaşığını beyaz şarap içersinde içsin.

13-Kulak ağrısı ve uğuldamalarında minik pamuğu ıslatıp kulağınızın içine sokun.

14-Rahim ağrıları için, üç gün arka arkaya sabahları dolu yemek kaşığı iksiri kırmızı şarabın içinde karıştırarak içsin. Yarım saat sonra yürüyüş yapsın ve arkasından kahvaltı etsin. Ama sakın süt içmesin. Damlalar süt ile beraber alınamazlar

15-Gebeliğin son 15 gününde, sabah akşam bir kaşık iksir, doğumu kolaylaştırır. Doğum sununda, her iki saatte bir kahve kaşığı içilirse, doğum sonrası sancıları olmaz. 

16-Doğum sonrası süt verirken iltihaplanma olursa hemen nemli

kompres yapın.

 

 

17-Çocuklardan sivilce veya çıban çıkaranlar, yaşları kadar damlayı biraz su ile içsinler. Çıbanlar kurumaya başlayınca arada yarayı ıslatın. O zaman iz yeri kalmaz.

18-Çocuk ve büyüklerde kurtları düşürür. Göbeğim üstüne nemli pamuk koyup nemini muhafaza edin.

19-Sarılık hastalığına günde üç defa birer yemek kaşığı iksir’i içerseniz, şikâyetiniz yok olur. Ayrıca şişmiş karaciğer üstüne iksirli pansuman yapmanız gerekir.

20-Bütün hemoroitleri iyileştirir, böbrekleri iyileştirir, hipekondridli suları vücuttan atar. Melankoli ve depresyonu alır. Hazmı düzeltir, iştahı açar.

21-Kadının regl düzeni bozulur veya fazla kanama varsa, bu iksiri üç içine almalıdır ve bunu yirmi defa tekrarlamalıdır. Bu tedavinin sonunda regli kesilmişse tekrar başlar veya çok fazla kanaması varsa azalır. İksir dengeleyicidir.

22-Kramp ağrılarını geçirir.  

23-Beyaz akıntıya iyi gelir.

24-Saraya yakalanmış kişiye iksir hemen olduğu yerde verilmeli ve devamlı kullanılmalı, çünkü harap olmuş sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir, hem hastalığı düzletir.

25-Bulantı ve baş dönmesini düzeltir. Felçleri önler.

26-Ağır çiçek ve yılancık hastalığına da iyi gelir, hatta geçirir.

27-Bir kimse yüksek ateşten zayıf düşmüşse, bir yemek kaşığı iksir verilir. Başka ilaçlarla vücut yüklenmemiş ise kıs zamanda kendine gelir.

28-Damlalar kanseri de iyileştirir. Derisi çatlamış eller, siğil, çiçek yaralarına fayda getirir. Devamlı işleyen cerahatli kapanmayan yaralar varsa oraları beyaz şarapla temizleyip üstüne birkaç damla iksir damlatılmış bezle pansuman yapın.

29-Her çeşit yarayı sık sık iksirle nemlendirirseniz iyileşir. Tabanca yaraları bile iyileşir.    

30-Her çeşit yara, iksirle tedavi edilirse arkasından iz bırakmadan kapanır. Kesikler bile düzelir.

31-İyileşmeyen fistülleri, istediği kadar eski olsun temelinden yok eder, kapatır. Tüm yanıklara (ateş, yağ, kaynar su), damlaları nemli beze batırıp tatbik edin.

32-Tüm şiş ve lekeleri de iyileştirir.

33-İştahsız kimselere yemek yeme isteğini yeniden kazandırır.

34-Kansızlıkta, ileri hallerde, kaybolmuş rengi yerine getirir. Kanı temizler, hem de yerine iyisini ve yenisini hazırlar. Bir süre sabahları içilmelidir.

35-Romatizma ağrıları sabah akşam iksir içilirse ve ağrıyan yere pansuman yapılırsa kısa zamanda geçer.

36-Donmuş el ve ayaklar mümkün olduğu kadar çok ve bilhassa geceleri nemlendirilmiş bez ile pansuman yapılırsa çok faydalı olur.

37-Nasırların üstüne nemli pamuklar koyarak ağrıyan yeri mümkün olduğu kadar nemli tutmaya bırakmalı, üç gün sonra nasır düşer ve siz ağrısız olarak nasırı alabilirsiniz.

38-Her çeşit hayvan ısırığını iyileştirir. Damlaları içmeli veya yaralara pansuman yapılmalıdır.  Veba ve çeşitli bulaşıcı hastalıklar için iyidir. Günde birkaç defa alınırsa veba ve şişkinliklerini dahi yok eder.

39-Uykusuzluktan şikayet edenler gece yatmadan evvel bu damlalardan içsinler, asabi uykusuzluk hallerinde su ile inceltilmiş damlaları kalbin üstüne koyun.

40-Sarhoş bir insana iki yemek kaşığı iksir içirilirse hemen olduğu yerde kendine gelir. Ayılır.

41-İnsan sabah uyandığında ve akşam yatmadan damlalarda içerse başka bir ilaca ihtiyacı kalmaz çünkü damlalar vücudu kuvvetlendirir.


CİVANPERÇEMİ

CİVANPERÇEMİ

(achillea millefolium)

        Her yaştaki kadın hastalıklarına civanperçemi çayı iyi gelir. Çayırlarda, yol kenarlarında en çok tahıl tarlalarının kenarlarında yetişir. Çiçekleri beyazdan pembeye kadar değişir. Güneşte keskin ve güzel bir koku yayar. Onları kızgın güneş altında toplamalıdır.

KUULANIM TABLOSU

Çay: Dolu çay kaşığı, 250 gr. suda haşlanır, az demlenir ve süzülür.

Hülasa: Güneşte toplanmış çiçekleri şişeye doldurun, üstüne iyi cins şarap koyun, 14 gün güneşte veya sıcak odada dinlendirin.

Krem: 90 gr. tuzsuz yağ eritilir. 15 gr. taze küçük kesilmiş çiçeklere 15 gr. ufalanmış ahududu yaprağı ilave edilir. Yağda biraz çevrilir ve ateşten çekilir. Soğutulur, ertesi gün hafif ısıtılıp tülbentten geçirilir.

Banyo: 100 gr. civanperçemi geceden soğuk suya konur. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, banyo suyuna ilave edilir.

HASTALIKLAR

     Kadın hastalıkları, rahim kanseri, adet görememe, yumurtalık iltihabı, rahim düşüklüğü, miyom, migren ağrıları, kemik iliği hastalığı, ciğer kanserini yener, romatizma ağrıları, üşütme, mide ve bağırsak iltihaplarını geçirir, hemoroite iyi gelir.

                         


Meyan otu

Meyan odunu 

Meyan (Glycyrrhiza glabra), yaklaşık 120-150 cm’e kadar boylanabilen, Baklagiller ailesinden çok yıllık bir çalımsı bitkidir. Anavatanı Rusya ve Çin’dir.

Küçük, mavimsi, mor çiçekleri 0,8–1,2 cm boyundadır. 7–15 santimetre boyunda yaprakları ve toprağın altında boyu 1 metreye ulaşan bir kök yapısı vardır. Akdeniz ülkelerinde, güneydoğu Avrupa’da ve Asya’nın bazı kesimlerinde yetişir.

Bitkinin kökü “meyan kökü” olarak bilinir ve tıpta kullanımı yaygındır. Kök, lezzetlidir, ekstrakte edilmek suretiyle içecek haline getirilerek kullanılır.

Kullanımı
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır. Tatlı, sert ve tuzlu bir tada ve hoş bir kokuya sahiptir. Köklerin suyla kaynatılıp, suyun bharlaştırılmasıyla elde edilen balına çubuk şekliverilir. Bu bal, tatlı, pasta, şekerleme ve çikolata yapımında kullanılır. “Meyankökü”nü Kuzey Avrupalılar tatlılarda, Çinlilerse daha çok yemeklerde çeşni olarak kullanırlar. Ayrıca kolalı içeceklere de tat vermek için katılır.

Alem: Plantae (Bitkiler)

Bölüm: Magnoliophyta
(Kapalı tohumlular)

Sınıf: Magnoliopsida
(İki çenekliler)

Takım: Fabales

Familya: Fabaceae (Baklagiller)

Cins: Glycyrrhiza

Tür: G. glabra