
ARMUT
Armut ağacının tatlı, suluca yumuşak ve ufak çekirdekli meyvesi. Rengi sarıdan yeşile kadar değişir. Armut ağacı, kurağa en çok dayanan meyve çeşitlerindendir. Dağ armudu denen türü, Orta ve Doğu Avrupa ile Batı Asya’da ve memleketimizde Karadeniz kıyılarında ve Trakya’da yetişir. Memleketimizde bulunan başlıca çeşitleri �Ankara, Mis-îabey, Çengel, Kumla� dır.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri pembe yapraklarının altı tüylü ,orta yükseklikte bir ağaç ve bunun çoğu yumruktan büyük sarı renkte, tüylü mayhoş, kokusu sertçe ufak çekirdekli yemişi.
CEVİZ
Ceviz ağacının meyvesi. �Koz� da denmektedir. Ceviz ağacı, bileşik yapraklı büyük bir ağaçtır. Bir kısmı tek tırtılımsı (erkek), bir kısmı başak usu şeklinde (dişi) iki çeşit çiçek açar. Meyvesi yeşil ve yuvarlak bir kabuk içindedir. Meyve tam olmadan önce yeşil kabuk ikiye yarılarak ceviz bıçak ucu ile çıkarılır ve taze olarak yenir. Bu devrede iç kabuk henüz sertleşmemiştir. Zaman geçtikçe iç kabuk sertleşir ve üzerinde çizgiler belirir. Bu kabuk, uzunlamasına yapılmış iki bölmeden meydana gelmiştir. Ceviz, bunun içindedir ve ince kuvvetli bir zarla dört bölüme ayrılmıştır.

ÇAĞLA
Sert çekirdekli meyvelerini yeşil ve körpe şekillerine verilen ad; fakat çoklukla badem için kullanılır. En erken yenebilen bir meyve olduğu için badem, bu halinde, özellikle büyük şehirlerde piyasaya çıkarılır.
ÇİLEK
Güzel kokulu, mayhoş, lezzetli ufacık çekirdekleri etinin içine gömülü bir meyve ve bunu veren bitki. Çilek bitkisi, gülgillerden, ılıman iklim bölgelerinde yetişen bir bitkidir. Üç yaprakçıktan meydana gelmiş bileşik yapraklı, beyaz çiçeklidir.
HİNDİSTAN CEVİZİ
Tropikal iklimlerde yetişen bir ağaç ve meyvesi. Ağaç, bu iklimlerin daha çok denize yakın yerlerinde yetişir. Boyu 20 - 30 metreye kadar yükselen zarif bir palmiye görünüşündedir. Meyvesi iri bir portakaldan biraz büyük, sert kabukludur. İçi kestane gibi beyaz ve besleyici, hafif kokuludur. İçine “Kobra” adı da verilir, biraz sütü de bulunur. Şekerleme ve pasta yapılmakta kullanılır. Rendelenerek keşkül gibi tatlılara lezzet vermek için serpilir. Meyvesinin ser kabuğundan da düğme yapılır.
HURMA
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç ve meyvesi. Palmiye gibi uzun bir gövde üzerinde yapraklı dalları vardır. Meyveleri salkım halinde ve etlidir. Sıcak iklim halkının en önemli yiyeceği arasında yer alır. Özellikle Afrika ve Arabistan’da yetişir.
İNCİR
Isırgangillerden bir ağaç ve meyvesi. Asıl vatanı Akdeniz kıyıları ve Türkiye’dir. Dallan eğri büğrü, yapraklan geniş ve dilimli bir ağaçtır. Meyvesi armut biçiminde yumuşak, ince kabuklu, çekirdekleri darı şeklinde ve tatlıdır. Taze olarak yendiği gibi, kurutulmuşu da yenir.

KARPUZ
Kabakgiller familyasından yerde sürünen bir bitki, Yaz aylarında yetişir, İri, yuvarlak, çok defa dışı yeşilimtırak, içi kırmızı olan pek sulu bir meyvedir. Kavunla birlikte ikisine �bostan� denir. Yurdumuzda bol miktarda yetiştirilir. Özellikle Diyarbakır’da pek irileri yetiştirilmektedir. Küre biçiminde olanları olduğu gibi uzun olanları, içleri sarı ve beyaz olduğu halde lezzetli olanları vardır.
KAYISI
Gülgillerden, cevizden büyük, açık turuncu renkte, ince derili, eti sulu ve lezzetli, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli yemiş ve bunun ağacı. Çok yenen meyvelerdendir. Yaş olarak yendiği gibi kuru halde yenir ve reçeli yapılır. Ülkemizde çeşitli kayısı tiplerinden en ünlüsü �Malatya kayısısı� adı ile anılır.
KESTANE
Kayıngillerden bir orman ağacı ve bunun meyvesi. Kerestesi sağlam olduğu için doğramacılıkta çok kullanılır. Bazı cinslerinin meyveleri yenmez. Bu cinsten kestanelere �at kestanesi� adı verilir. Meyvesi, iki ya da üç tanesi bir arada yeşil ve dikenli bir dış kabuk içinde bulunur. Her birinin kendi kabuğu da açık kahverengindedir. Memleketimizde bol miktarda kestane ağacı bulunmaktadır.

KIZILCIK
Kızılcıkgillerden, orta büyüklükte bir ağaççık şeklinde, kerestesi sert ve sağlam bir ağaç. Zeytin büyüklüğünde meyvesi vardır. Kırmızı renkli, tek çekirdekli, lezzeti burucu olan bu meyve sonbaharda yetişir. Şerbet ve reçel yapımında kullanılır. Bu ağaçtan yapılan değnekler sağlam ve gevrek olduğu için eskiden kamçı gibi dayak atmada kullanılırdı. Bu sebeple �kızılcık sopası� dayağın bir adı olmuştur.
KİRAZ
Gülgillerden bir ağaç ve bunun yemişi. Yemişi tek ve sert çekirdeklidir. Derisi ince, rengi kırmızı, beyaz ya da koyu kırmızı olur, sapı ince ve uzundur, eti sulu ve tatlıdır. Kirazın yurdumuzda bilinen cinsleri şunlardır: Yarımcanın Dalbastı, Altıparmak, Amasya’nın Tabanıyarak, İsparta’nın Ballı’sı.
NAR
Parlak kırmızı renkte iri çiçekli, yapraklan karşılıklı bir ağaç. Meyvesi sertçe bir kabukla örtülüdür. içinde kırmızı renkte ve sulu pek çok taneleri vardır. Meyvesinin kendisi bol miktarda yenildiği gibi, şerbeti de içilir.
MEYVE
Bitkilerde çiçeğin yerini alan tohumlu ürüne verilen genel ad. Her bitki, çiçekten sonra genel olarak meyve verir. Bir meyve, genellikle üç bölümden meydana gelmiştir. Meyvedışı, meyve ortası ve meyve içi. Meyvedışı, meyvenin kabuğunu meydana getiren bölümdür. Meyve ortası, asıl yenen bölümdür. Meyve içi de meyvenin tohumunun bulunduğu bölümdür.

PORTAKAL
Turunçgillerden bir ağaç ve onun yemişi. Sıcak ülkelerde yetişir. Meyve kırmızıya yakın koyu sarı renkte, toparlak, güzel kokulu mayhoş lezzetli şekerlidir, Özellikle C vitamini bakımından zengindir.
ŞEFTALİ
Ilıman iklim bölgelerinde yetişen bir bitki ve onun çok lezzetli meyvesi. Meyveler, tek ve iri çekirdekli, çoğu zaman elma büyüklüğünde olur ve etlidir. İnce bir kabuğu vardır. Kabuklarının üstü hafif tüylüdür. Eti çekirdeğine yapışık olan ve olmayan çeşitleri vardır. Taze meyve olarak yendiği gibi, komposto ve reçeli yapılarak da yenir.
ÜZÜM
Asmanın glikozca zengin, taze ya da kuru halde yenen ve salkım halinde bulunan meyvesi. Akdeniz iklim bölgesinde bulunan yerlerde yetişir. Çeşitleri çoktur. Suyu ile şıra pekmez, sirke, şarap, rakı gibi içilecek maddeler yapılır. Yurdumuzun belli başlı ihraç maddelerinden biridir. Frenk üzümü, çekirdeksiz, yapıncak, çavuş, öküzgözü, altın taş, papazkarası, misket tanınmış cinsleridir.
VİŞNE
Vişne ağacının kiraza benzeyen kırmızı renkte ve ekşimtırak meyvesi. Bu halde yendiği gibi, kompostosu, hoşafı ve reçeli yapılır.
ZEYTİN
Zeytin ağacının taze iken yeşil olduğu halde sonradan esmerleşen ve yüksek besin değeri olan yağlı meyvesi. Ağacının kökleri derinlere kadar gittiğinden, kurak iklim bölgelerinde yetişir. Ağaçlarının yüksekliği en fazla dört metre kadardır. Uzun ömürlü bir ağaçtır. Meyvesi, altı ayda olgunlaşır. îlk önceleri yeşil olan meyve, zamanla esmerleşir. İçindeki yağın fazla olması sebebi ile ya yeşil olduğu zaman, ya da esmerleşmeğe başladığı zaman toplanır. Siyah zeytin tanesi halinde yendiği gibi, bu tanelerden sıkılma suretiyle elde edilen (zeytinyağı) yenmek suretiyle kullanılır.

Yıl boyunca sıcaklığın etkisi kontrol altında tutulabilirse çilek üretimi en iyi düzeylerde gerçekleşir. Sıcaklık kontrolünün uzun özellikle, kış ve çiçeklerin soğuk zararına hassas oldukları erken ilkbahar süresince, önemli olduğu bilinmektedir. Çilek üretimini olumsuz yönde etkileyen tüm unsurların içerisinde en ciddi etkiye sahip olanı dondur. Don bir anda tüm ürünü ortadan kaldırabilir. Çilek çiçekleri genellikle, son don tarihinden önce çiçeklerini açar. Şayet bu çiçekler oluştuktan sonra bir don oluşursa önemli verim kayıpları ortaya çıkabilir. Çilek çiçekleri gökyüzüne doğru açık olarak bulunması, radyasyon kaynaklı soğuk zararının oluşmasını teşvik eder. Böyle durumlarda çiçeklerin ortası, sarıdan ziyade siyah bir renge dönerek, soğuk zararına uğradığını gösterir.
Çilek çiçeklerinin zarar görmemesi için buz oluşumunu engellemeye dönük bazı temel prensiplere dikkat edilmelidir. Birincisi, her ne kadar saf su 0oC de donsa da, çilek bitkisindeki sıvı, gerçekte şeker ve su solüsyonudur. Bu donma noktasını 0oC altına düşmesine yol açar. Ayrıca buz oluşumu başlatıcı özelliği olan bir çekirdek oluşumuna ihtiyaç duyar. Bazı belirli bakteriler çekirdek gibi iş görürler. Bazı zamanlar, çilek çiçeklerinde buz oluşumuna izin veren bakteriler mevcut olmaz. Uygulanan suyun sıcaklığı, genellikle bitki sıcaklığında daha büyük olur. Böylece çiçeklerde ısı kaybı oluşumundan önce ısınması sağlanmış olur. Bitkilere sürekli sıvı su uygulandığında sıcaklık, buz oluşumunun gerçekleşeceği 0oC nin altına düşmez. Bir litre su, buz oluncaya kadar 309.23 BTU ısıyı serbest bırakır.
Bulunulan bölgede, genel ilkbahar şartları altında korumayı sağlamak üzere ihtiyaç olan su miktarını dağıtacak başlık boyutunun önemli olduğu unutulmamalıdır. Rüzgarlı şartlar altında, sudan elde edilen ısı çok hızlı bir şekilde kaybolur. Bu yüzden dondan korunmayı sağlamak için daha fazla suya ihtiyaç duyulur. Buharlaşan her litre su 1940 BTU nun kaybolmasını sağlar. Uygulama düzeyi hava sıcaklığına ve rüzgar hızına bağlı olarak değişir (Tablo 1 ).
Çiçek sıcaklığı:
Örtü kullanma:
Açık dingin bir gecede, özellikle, gece 3 ten önce sıcaklık 1 0C nin altına düşerse, çiçeklerin zarar görmeyeceğinden emin olana kadar yağmurlama yapılmalıdır (Tablo 2). Bir başka deyişle, şayet hava bulutluysa, sıcaklık -0,5 0C ye yaklaşıncaya kadar yağmurlamayı başlatmaya gerek yoktur. Şayet hava rüzgarlı veya kuruysa ve sıcaklık -5 0C ye düşünceye kadar yağmurlama açılmamışsa, daha sonra suyun çiçeklere ilk teması ile buharlaşmaya bağlı ısı kaybı ve dolayısıyla sıcaklıkta düşüşler ortaya çıkar. Böylece çiçeklerde soğuk zararları oluşabilir. Bundan dolayı çiçeklerin 1 ile -0,5 0C arası sıcaklıkta tutulabilmesi için bulutluluğa, rüzgâr hızına ve nemliliğe bağlı olarak yağmurlamaya ne zaman başlanacağına dair iyi bir cetvele ihtiyaç vardır (Tablo 1). Çiçekler kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanım gösterebilirler ve şayet güneş doğmak üzereyse yağmurlamaya da ihtiyaç olmaz. Açık bir şekilde, hiç kimse aşırı yağmurlama maliyeti ve çeşitli hastalıklara yol açacağı için arazi üzerinde aşırı su birikimini istemez.
Susuz soğuktan korunmayı sağlayan malzemeler: 
-