mine | Gül Resimleri

Gül Resimleri

Çiçek Resimleri & Çiçek Çeşitleri & Çiçek isimleri & Şifalı Bitkiler & Bitkileri Tanıyalım

gül


Çiçeklere yer açın…

Çiçeklere yer açın…

      Evlerde yetiştirilen çiçekler bir türlü bahçelerdeki gibi olmuyor. Nedeni ise bahçenin rüzgar, bakı ve gölge şartlarının balkonlarda oluşmaması. Bu nedenle saksı çiçekleri daha kısa ömürlü oluyor.

Sıcak havalar ile birlikte hemen hemen her köşe rengarenk açan çiçekler ile süslendi. Sardunyalar, yukkalar, begonyalar, laleler. Peki ya siz evinizi ya da balkonlarınızı süslediniz mi? İşte size çiçekler ile ilgili bir kaç küçük ipuçu.

Balkonunuza, güzel kokulu bu çiçekler çok yakışacak
      Ortanca, açelya, kamelya, lavanta, yasemin, kanarya gülü, ağaç minesi, filbahri, zakkum, leylak, kartopu, morsalkım, yasemin, tatar hanımeli (sarılıcı olan türü, güzel bakılırsa balkon demirlerini ve duvarları sarar), meilland gülleri (kokusuz peyzaj gülü), yediveren gülleri.

Ayrıca, kazayağı, buz çiçeği, lale, begonya, aslanağzı, Meryem Ana kandili, gardenya, hazine çiçeği, çuhaçiçeği, camgüzeli, sakız sardunyası, süsen, petunya, ipekçiçeği, ateşçiçeği, kadife çiçeği, hercai menekşe ve lale türleri de balkonunuzu çiçek bahçesine çevirebilir. Camekanlı balkonlara limon ve portakal ağaçları çok yakışır. Ancak yetişmeleri için iyi ışık almaları ve Akdeniz iklimine göre nem ayarının olması gerekir.

Menekşe yetiştirmek gerçekten emek istiyor
      Bitkilerin, nemini kaybetmeyecek şekilde sulanması gerekir. İşte menekşede de bu ince ayara çok dikkat etmek büyük önem taşır. Yazın 3 günde bir sulanması, suyun yaprak ve köküne değmeden doğrudan toprağa konması, güneş alması ve suyunu hiç kaybetmemesi gerekir.

Oturma odanız için çiçeksiz yeşil bitkiler ideal
      Özenle aranje edilmiş, koltuk ve halılarınızın rengiyle uyumlu buketler, odaya farklı bir hava katar. Ama siz sadece yeşil bitkiler seviyorsanız, salon çiçekleri tabir edilen çiçeksiz bitkileri de tercih edebilirsiniz.

Yatak odasına yapma çiçekler
      Çiçekler, geceleri karbondioksit verdikleri için yatak odalarında çiçek bulundurulması pek tavsiye edilmez. Ama ille de sabahları mutlu ve enerjik uyanmam için çiçek şart diyorsanız, o halde siz de yapma çiçekleri kullanabilirsiniz.

Kapıyı açtığınızda mis gibi kokan çiçekler karşılaşın sizi
Misafirlerinizi güleryüzünüzle birlikte çiçeklerle karşılamak için, evinizin girişi eğer aydınlıksa yani güneş alan bir yerse canlı çiçekler, karanlık bir girişi varsa da o zaman yapma çiçekleri kullanabilirsiniz. Koridorların da uygun yerlerine veya duvarlarına yerleştirilmiş çiçekler, evinize neşe ve canlılık katar.

Mutfaklarınız da, banyolarınız da çiçek açsın
      Rengarenk, küçük saksı çiçekleri mutfaklara da neşe getirir. Tezgahta, masada, rafta. Sabah kahvaltınızı, akşam yemeğinizi, komşu muhabbetini şenlendirir, içinizi ısıtır, ruhunuzu tazeler.

Ya banyolar? Düşünün tasarımı gayet modern bir banyonuz var ama bir şeyler eksik. Mesela aynanın önünde, dolaplardan birinde, belki de kapının kenarında. Şık dekore edilmiş banyoları renkli, fazla ışık istemeyen, nemli ortamlara alışık çiçeklerle baştan yaratabilirsiniz.


PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

PEYZAJ DÜZENLEME , BAHÇE BAKIMI

Bahçemizi Kendimiz Düzenleyeceksek Nelere Dikkat Etmeliyiz.

- Önce bahçemizin bir krokisini çıkarmalıyız. Bu kroki üzerine aldığımız ölçümleri yazmalıyız.
( Bahçenin eni,boyu, sınırların binaya olan mesafesi varsa diğer yapı ve ağaçlar krokide belirtilmelidir.)

- Kroki üzerinde rüzgar koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol , gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler , gürültü merkezleri ,görmek istediğimiz manzaralı yön vs. belirtilmelidir.

- Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak kafamızdaki düzenlemeyi önce kağıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.

- İlk yapılması gereken İstenmeyen görüntü yada gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir.
(Örneğin karşınızda mezarlık var görmek istemiyorsunuz yada gürültülü bir cadde geçiyor gürültüyü kesmek istiyorsunuz bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabilirsiniz. bunun için yüksek ve yoğun tekstürlü , herdem yeşil bitkiler seçmelisiniz. )

- Bitki seçerken ana prensip bahçe sınırına doğru büyük bitkiler eve yaklaştıkça da daha alçak bitkilerin seçilmesidir. Uzaktaki bitkiler yakındaki süs bitkileri için aynı zamanda fon oluşturacaktır.

- Bahçenizin en uygun yerine gölge elemanları düşünebilir, yürüme yolları yada süs havuzu ve varsa çocuklara bir oyun alanı için yer belirleyebilirsiniz.

- Bahçenizde sebze yetiştirmek için bir köşe ayırabilirsiniz, bu eve uzak ve çalılar yada ağaçlarla perdeleyeceğiniz bir yerde olmalıdır.

- Bahçenizin ana çerçevesini çizdikten sonra bitki seçimine başlayabilirsiniz.

-Bahçenizi düzenlerken estetiğin kuralları geçerli olacaktır.

Bunlar
- Orantı (Gerek bitkiler ile Yapı arasında gerekse bitkilerin birbirileriyle orantılı olması. Örneğin küçük bir bahçede yapının yakınına dikilen büyük bir ağaç hem görsel ve hem de fonksiyonel olarak rahatsız edici olacaktır.)

- Uyum ( Yapı ile bahçe arasında ve bitkilerin birbirileriyle ilişkilerinde bir uyum olmalıdır. Bu uyum gerek tarz olarak gerek geometrik olarak ve gerekse renk olarak düşünülmelidir. )

- Simetri ( Simetride estetik anlamda insanda hoş bir duygu yaratır Örneğin: Bina girişine iki yana simetrik dikilen bitkiler ) - Denge (Oranlar , yapılar, kütleler ve boşluklar arasında bir denge oluşturmak göze güzel görünecektir.)

- Tarz ( Bahçenizin bir kişiliği olmalıdır. bitkilerin rastgele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok ,birbirine uyan ,benzer tarzda malzemelerin seçilmesiyle ve bu malzemelerinde bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür. Örneğin bir japon bahçesinde kayrak taşı, salkım söğüt gibi malzemeler daha natürel ve rahatlatan bir ortam yaratmaya yönelik olup bu benzer mimarideki bir villanın bahçesinde çok uygun duracaktır.)

- Evin giriş yolunun iki yanına abartısız bir düzenleme yapılmalı ve asıl özen arka bahçeye gösterilmelidir.

- Eve uzak bölümlere büyük bitkileri yakınlara da küçük bitkileri seçmelisiniz. Bunu yaparken mesela salon yada mutfak penceresinden görünen bölüme kışında güzel görünen bitkileri düşünmelisiniz.

- İlk önce inşaat işleri tamamlanmalı daha sonra bitkilendirmeye başlanmalıdır.

- Toprak kötü ise üst toprak değiştirilebilir ve iyi drene edilirse sonuç alınabilir. Önce büyük ağaçlar , sonra çalılar ve nihayet yer örtücüler ve çiçekler dikilmeli ve en son çim ekimi yapılmalıdır. Çim sulaması zamanla bıktırıcı gelebilir bu anlamda istenirse çim ekiminden önce otomatik sulama tertibatı döşenebilir.

- Eve en yakın yerden bahçe sınırına gidildikçe bitki boyu büyümelidir.

- Bitkiyi tanımak önemlidir aldığınız bitki çok küçük olabilir fakat bitki materyali inşaat malzemesi gibi değildir, yıldan yıla değişir bitki seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.

- Küçük bitkiler daha ekonomik gelebilir ama bahçeyi ilk düzenlediğinizde bahçeniz bir şeye benzemeyebilir. Bu moralinizi bozmasın en geç 5 yıl içinde bahçeniz güzel görünmeye başlayacaktır.

Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde bitkilerin iklim ve toprak istekleri, gölgeye töleransları göz önünde bulundurulmalıdır.Çok özetle sunduğumuz bu bilgiler bahçenizi düzenlerken yardımcı olacaktır fakat toprak ve bitki bilgisi önemlidir. Doğru bitkiyi seçmek için mutlaka satın almadan önce bitki hakkında bilgi edinmelisiniz


Bitki Bakım Rehberi

Bitki Bakım Rehberi

İç mekan bitkilerinin yetiştirilmesinde etkili faktörler

İç mekan bitkilerinin yetistirilmesinde etkili olan dört faktör bulunmaktadır. Aşağıdaki satırlarda bu faktorler ile ilgili bilgiler bulabilirsiniz.

a) SICAKLIK

Sıcaklık bitkilerin büyüme ve gelişmelerini etkileyen önemli bir faktördür. Sıcaklığın etkisiyle farklı bitkiler farklı şekillerde etkilenmekte ve gelişme farklılıkları göstermektedir. Her bitkinin sıcaklık ihtiyacı farklıdır. Bu bitkilerin pek çoğu 0 derecenin üstündeki sıcaklıklarda yetişmektedir. Soğuk ortamda kaldıklarında ölebilirler. Tropikal bölge bitkileri 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda bile zarar görebilir. Yüksek sıcaklık seven bitkilerin uzun ömürlü olabilmesi için hava nemi ve su miktarı iyi ayarlanmalıdır. Ama bu bitkilerde 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda ölebilirler.

Pek çok bitki soba ve radyator gibi ısıtıcıların çok yakınında direkt sıcaklık ortamında yaşamazlar. Ancak çok azı bu gibi ortamlara uygundur. Kış aylarında sıcaklık 0 derece ve daha altına düştüğünde pencere kenarına yakın yerlerde sıcaklık düşecek ve bitkiler zarar görebilecektir. Bu gibi durumlarda bitkileri korumak için ek ısıtma sistemleri kullanılabilir yada bitkiler daha sıcak başka bir yere yerleştirilmelidir.

b) ORANTILI NEM VE SU

İç mekan bitkilerinin yaşayabilmeleri büyüyüp gelişebilmeleri için yaşadıkları ortamdaki nem oranı ve verilen su arasında bir denge vardır ve bu denge korunmalıdır. Bitkiler kökleri ile suda erimiş besinleri alıp işleyerek toprak üstündeki dal, çiçek ve meyvelere taşırlar. Bitkilerin terleme hızını güneş ışığı, sıcaklık, rüzgar, havadaki nem miktarı, hava basıncı ve topraktaki su miktarı etkiler. Kış aylarında sıcaklık ve ışık şiddeti daha düşüktür, bu yüzden bitkilerin terleme hızları da düşer ve daha az suya ihtiyaç duyarlar genel olarak yaz yada kış mevsiminde sıcaklığın az oldugu yerlerdeki bitkiler az suya, sıcaklığın fazla olduğu yerlerdeki bitkiler daha fazla suya ihtiyaç duyarlar.

c) IŞIK

İç mekanlarda yetiştirilen bitkilerin doğadaki gibi özümleme yapabilmeleri ve yaşayıp gelişebilmeleri için ışık önemli bir etmendir. Bu bitkiler çeşitlerine göre tropik kökenli oldukları için az ışığın bulunduğu ortamlara uyum sağlayabilir. Fakat çoğu iyi ışık sağlanabilen ortamlarda daha iyi yaşayıp gelişebilmektedir. Açık havadaki ışık oranına kıyasla iç mekanlarda ışık oranı daha azdır. Bu bitkiler gelişme dönemlerinde iyi ışık alan yerlerde, dinlenme döneminde az ışık olan yerelerde bulundurulabilir.

Yapay Işık;
Genelikle ışığın az oldugu durumlarda yapay ışık kullanılabilir. Güneş ışığına benzese bile yapay ışık güneş ışığına eş değer değildir. 5-6 saatlik güneş ışığının verdiğini 5-6 saat yapay ışık veremez. Bitkilerin gelişebilmeleri için günde yaklaşık 12-16 saat yapay ışıklandırma kullanılmalıdır. Yapay ışıklandırma yaparken nem oranına dikkat edilmelidir. Saksı altına su dolu kaplar konulabilir.

d) SAKSI TOPRAKLARI

İç mekan bitkilerinin yetiştırilmesi, büyüyüp gelişebilmeleri için toprakları çok iyi seçilmelidir. Bu topraklar bitkilerin gelişimine destek olacak, besin hava ve su gibi geçirimini sağlayabilecek nitelikte olmalıdır.


Ayçiçeği

Ayçiçeği (Helianthus annuus), Asteraceae familyasından çekirdekleri ve yağı için yetiştirilen sarı çiçekli bir tarım bitkisi.

Ayçiçeği dünyada ve Türkiye’de en önemli yağ bitkilerinden biri olup, Türkiye’de genelde yağlık olarak yetiştirilir. Yağlık olarak ekiminin % 70′inden fazlası Trakya ve Marmara bölgesindedir.

Ayçiçeği, yetişme periyodu boyunca (100-150 gün) 2600-2850 °C civarında toplam sıcaklık ister. Derin ve kazık kök sistemine sahip olması nedeniyle, kuraklığa dayanımı fazladır. Her türlü toprakta yetişmesine rağmen, iyi drenajlı, nötr PH (6,5 - 7,5)’a sahip ve su tutması yüksek toprakları daha fazla sever. Taban suyu yüksek, asitli topraklardan hoşlanmaz. Tuzluluğa dayanması ortadır.

Ayçiçeğinin çimlenmesi için en az toprak sıcaklığı 8-10 °C olmalıdır. Bu nedenle genelde Nisan ayı başı-Mayıs ortası arasında ekimi yapılır. Erken ekim, verimi önemli ölçüde arttırır. Ayçiçeği soğuğa dayanıklı olup, genelde ilk donlardan 4-6 yapraklı devreye kadar zarar görmez. Ancak ısının -4 °C nin altına düşmesiyle oluşan dondan oldukça fazla etkilenir.

Optimum verim için bölge koşullarında yapılan araştırmalarda 7-8 kg. saf azot (N) ve aynı miktarda fosfor yeterli olur. Ancak sulu koşullarda bu miktarları arttırmak gerekir. Toprak analizi yapılıp tarlanın besin maddesi içeriği belirtildikten sonra gübre uygulamak son derece önemlidir. Eğer toprakta yeterli miktarda fosfor varsa 7-8 kg. saf azotu içeren 15-16 kg. üre (% 46 N) veya 25-30 kg. Amonyum Nitrat (%26 N) gübresi serpilerek karıştırılır ve ardından ekim yapılır. Eğer toprakta genelde potasyumca zengin olması nedeniyle, bu besin maddesine içeren gübre tavsiye edilmez. Ancak toprak tahlil sonucu bu besin maddesinin eksikliği belirtiliyorsa, topraktaki mevcut duruma da bağlı olarak, yeterli miktarda 15-15-15 gübresi uygulamak gerekir. Çünkü kompoze gübrelerin üzerindeki üç rakam sırasıyla N-P-K yani Azot - Fosfor - Potasyum besin madde oranına göre ucuz olan gübre tercih edilmelidir.

İyi bir tohum yatağı hazırladıktan sonra, ayçiçeğinde pnömatik mibzerlerle ekim yapılır. Yapılan araştırmalar sonucunda; sonbaharda soklu pulluk ile sürüm, ilkbaharda kazayağı ve ardından tırmık ile yapılan tohum yatağı hazırlığı en ekonomik toprak işleme yöntemi olarak belirlenmiştir. Yabancı ot ilacı icin genelde trifluarin terkipli ilaçlar ekim öncesi uygulanır. Ancak ilaç uygulandıktan sonra mutlaka tırmık veya benzeri bir ikinci sınıf toprak işleme aletiyle karıştırılmalıdır. Ayrıca yabancı ot mücadelesi için bitkiler 25 - 30 cm. olduğu zaman çapa makinesi ile ara çapası yapılır.

Yapılan araştırmalar, sırı arası 70 cm. ve sıra üzerinin 30-35 cm. olduğu bir ekim sıklığıyla sağlanan 4500-5000/ca/da civarında bir bitki populasyonunun en yüksek verimi verdiğini ortaya koşmuştur. Hibrit tohumluklar yüksek verim potansiyeline sahip, aynı günlerde çiçeklenip, olgunlaşır ve aynı kalitede ürün veririler. Piyasada değişik firmalara ait birçok yağlık hibrit ayçiçeği çeşidi bulunmaktadır. Tohum iriliği arttıkça dekara atılacak tohum miktarı da artar. Aslında iri tohumun, özellikle uygun olmayan iklim ve toprak koşullarında, çimlenme gücünün biraz daha fazla olmasından başka bir avantaja sahip değildir. Dekara atılan tohum miktarı tohum iriliğine bağlı olarak 400 gr/da civarındadır.

Ayçiçeği topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldırır. Bu nedenle üst üste ayçiçeği ekiminden kaçınılmalıdır. Bundan dolayı, genelde Buğday-Ayçiçeği ekim nöbeti uygulanır.

Tablanın biraz eğik olması, yani yere doğru bakması, kuş zararını ve güneşten kaynaklanan tabla yanıklığını azaltır. Bu nedenle, bu tip hibrit çeşitler kuş zararının yoğun olarak hissedildiği yerlerde tercih edilmelidir.

Ayçiçeği bitkisinin su ihtiyacı, yetişme periyodu boyunca yaklaşık 700-800 mm. civarındadır. Bu nedenle yüksek ve arzulanan verimi alabilmek için yağışın az olduğu yıllarda aradaki farkın, sulamaya uygun yerlerde, mutlaka sulama suyuyla verilmesi gerekir. Toprakta bitkilerin su ihtiyaçları toprak tansiyonemetresiyle ölçülür. Ayçiçeğinde en hassas devre, çiçeklenme öncesi tablaların oluşmaya başladığı devre ile süt olum devresi arasıdır. Bu devrede oluşan, suya olan stres, verimde geri gelmeyecek kayıplar ortaya çıkarır. Özellikle suya duyulan bu ihtiyaç çiçeklenme zamanında en üst seviyeye çıkar. Bundan dolayı bu devrelerde yağış yoksa, yüksek verim için ayçiçeği mutlaka sulanmadır.20′şer gün arayla yapılan sulamaların verimi arttırdığı Denizli Baklan Ovası’ndaki Dağallı çiftçiler tarafından denenmiş ve görülmüştür. 40 cm olduktan sonra her 2 günde bir sulama yapılmalıdır.Eğer sulama yapılacaksa, bitkiler 45-50 cm. boyunda bir sulama, tabla teşekkül ettiği devrede süt ve olum devresinde yapılacak olan birer sulama ile toplam üç defa su verilmesi verimi %100 oranında arttırır. Özellikle sulanan alanlarda dekara atılan bitki sayısını ve verilecek gübre miktarını bir miktarı arttırmak verim artışı için gerekli diğer faktörlerdir.

Ayçiçeğinin en önemli zararlısı orobanş parazitidir. Ancak bu parazite dayanıklı hibritler piyasada mevcuttur. Bunun yanında diğer hastalıklar ayçiçeği mildiyösü, sap, kök ve tabla çürüklükleridir. Ayçiçeği mildiyösüne karşı hibrit tohumlar ilaçlı olup, ancak özellikle sulu alanlarda ortaya çıkan Slerotinia’ya karşı dayanıklı çeşit olmayıp, ilaçlı mücadelesi de yoktur. Ülkemizde ekonomik zarar eşiğini aşan ayçiçeği zararlıları şu an için mevcut değildir.

Ayçiçeği tablasının arkası ve brakte yapraklarının % 50’si kahverengi renge dönüştüğünde ayçiçeği fizyolojik olgunluğa erişmiş olur. Ancak hasadın yapılabilmesi için ablanın, gövdenin ve yaprakların tamamen kahverengi renge dönüşmüş olması ve tanedeki nem oranının % 9-10′a düşmesi gereklidir. Çünkü ayçiçeği yağlı tohuma sahip olduğu için yüksek nemde depolandığında, taneler kısa zamanda kızışır ve bozulur. Bu nedenle hasatta tane neminin % 10′un altında olması son derece önemlidir. Zamanında yapılmayan hasat özellikle bazı çeşitlerde tane dökmeye sebep olacağından, ayçiçeği hasadı fazla geciktirilmemelidir.