PAMUK
Pamuk, Malvales takımından, Malvaceae familyasından,
 Gossypium cinsinden bir bitkidir.
 Kültür pamukları Herbacea ve Hirsuta olmak üzere iki
 grup altında incelenir.
 Eski dünya pamukları adı verilen, Herbacea grubunda G.
 Arboreum L. ve G. Herbaceum L. olmak üzere iki tür
 bulunmaktadır. Yeni dünya pamukları adı verilen Hirsuta
 grubunda ise G. Hirsutum L., G. Barbadense L. ve G.
 Tomentosum L. türleri bulunur.
 Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik
 bulunmamakla birlikte Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak
 bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir.
 Yaygın Çeşitleri
 Pamuk, Malvales takımından, Malvaceae familyasından,
 Gossypium cinsinden bir bitkidir.
 Kültür pamukları Herbacea ve Hirsuta olmak üzere iki
 grup altında incelenir.
 Eski dünya pamukları adı verilen, Herbacea grubunda G.
 Arboreum L. ve G. Herbaceum L. olmak üzere iki tür
 bulunmaktadır. Yeni dünya pamukları adı verilen Hirsuta
 grubunda ise G. Hirsutum L., G. Barbadense L. ve G.
 Tomentosum L. türleri bulunur.
 Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik
 bulunmamakla birlikte Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak
 bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir.
 Ekolojik İstekleri
 Toprak İstekleri
 Pamuk bitkisi her türlü toprakta yetişebilen bir bitki
 olmakla birlikte,yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek
 için toprağın derin profilli ve alüviyal olması gerekir.
 Derin, kumlu -killi su tutma yeteneği yüksek
 geçirgenliği, işlenmesi ve sulanması kolay topraklar
 pamuk tarımı için ideal topraklardır.
 İklim İstekleri
 Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında
 sıcaklık, gün ışığı, yağış ve oransal nem gelmektedir.
 Yıllık ortalama sıcaklığın 19 oC, yaz ayları sıcaklığı
 ise 25 oC olması gerekir. Sıcaklık tarak oluşmasından
 önce 20 oC, çiçeklenme döneminde 25 oC, kozaların
 gelişme döneminde ise 30-32 oC olmalıdır. Hasat
 döneminde kozaların iyi açılabilmesi için sıcaklığın
 azalması (15 oC’ye kadar) istenir.
 Yetiştirme Tekniği
 Toprak Hazırlığı
 Tarlanın pamuk ekimine hazırlanması sürecinde ilk
 yapılacak işlemler tarla temizliği ve toprak altı
 işlemesidir. Uzun yıllar pamuk yetiştirilen topraklarda
 zamanla pulluk altı yada taban taşı denilen sert bir
 tabaka oluşur. Bu tabaka bitki köklerinin gelişmesine
 engel olacağı için kırılması gerekir. Bu iş için
 Subsoiler adı verilen aletler kullanılır. Bu aletle
 toprağın üst yapısı bozulmadan toprak 90 cm derinliğe
 kadar işlenir. Bu işlemi sonbahar ve kış sürümleri ile
 tohum yatağının hazırlanması işlemleri izler. Eğer
 pamuktan sonra yeniden pamuk ekilecekse sonbahar
 aylarında saplar kesilip toprak 20-25 cm derinliğinde
 sürülmelidir. Tarla otlu ve toprak tavı da uygun ise kış
 aylarında sürüm işleminin tekrarlanması yararlıdır. Eğer
 tahıldan sonra pamuk ekilecekse hasadın ardından toprak
 tavlı iken hemen sürülmelidir. Pamuk tarımında son sürüm
 tohum yatağını hazırlamak için yapılan ilkbahar
 sürümüdür. Bu sürümde 15 cm derinlik genellikle
 yeterlidir.
 Ekim
 Yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek için genetik
 saflığı yüksek tohum kullanımı çok önemlidir. İyi bir
 tohumlukta aranan özelliklerin başlıcaları şunlardır.
 - Tohumluk çiğit iri, dolgun, büyüklüğü, biçimi ve rengi
 yeknesak olmalıdır. İçinde fazla çıplak, yeşil ve esmer,
 seyrek havlı çiğit bulunmamalıdır.
 - Selektörlermiş ve iyi temizlenmiş olmalıdır. İçinde
 boş ve kırık çekirdek yaprak gibi yabancı maddeler
 olmamalıdır.
 - Tohumlar kuru ve sert olmalıdır.
 - Çimlenme gücü %80 ve daha fazla olmalıdır.
 - Pembe kurta karşı sterilize edilmiş veya Sawgin çırçır
 fabrikasında çırçırlanmış olmalıdır.
 Pamuğun ekim zamanı iklim koşullarına göre belirlenir.
 Ekim için toprak sıcaklığının 15 oC’nin üstünde olması
 gereklidir. Bölgelere göre ve yıldan yıla ekim zamanı
 değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25
 Mart-30 Nisan, Ege Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15
 Nisan-15 Mayıs tarihleri genellikle en uygun ekim
 zamanıdır.
 Ekim işlemi elle serpme şeklinde ya da mibzerle sıraya
 yapılır. Ekim derinliği toprak koşullarına bağlı olmakla
 birlikte genellikle 3-4 cm’dir. Tohumun çimlenmesi
 normal koşullarda 5 ila 10 gün içinde gerçekleşir. Erken
 çimlenme sağlamak için tohum ekimden birkaç saat önce
 ıslatılmalıdır. Yetersiz çimlenme görülmesi durumunda
 hemen ikinci bir ekim yapılması önerilir.
 Bakım
 Pamuk yetiştiriciliğinde bakım işleri seyreltme,
 çapalama ve uç almadır. Bitkinin iyi gelişmesini ve
 çabuk olgunlaşmasını sağlamak için seyreltme işleminin
 yapılması gerekir. Bitkiler henüz 4 yapraklı iken
 (yaklaşık 10 cm) 5-6 cm ara ile hafif bir seyreltme
 (tekleme) yapılır. Genellikle ilk seyreltme ilk çapa,
 ikinci (tam) seyreltme ise ikinci çapa ile birlikte
 yapılmalıdır. Ekimden sonra görülen yabancı otların elle
 veya kazayağı ile çapalanarak yok edilmesi gerekir.
 Çapalama sayısı tarladaki yabancı ot durumuna göre
 değişir. Kozalar açmaya başladıktan sonra bitkinin
 tepesinden 10-15 cm kısmının kırılmasına uç alma işlemi
 denir. Bu işlem geç ekilmiş veya fazla sulanmış
 tarlalarda uygulanır. Vegetatif gelişmesi normal olan
 bitkilerde uç almaya gerek yoktur.
 Sulama
 Pamuk bitkisinin su ihtiyacı 400 ila 600 mm’dir. Pamuk
 yetiştirilen ülkelerde (bölgelerde) yıllık yağış miktarı
 genellikle yetersiz olduğundan, pamuk bitkisinin iyi
 gelişmesi için gereken su miktarı sulama yoluyla
 verilmelidir. Sulama pamuk üretiminde verimi etkileyen
 faktörlerin başında gelir. Sulama zamanı ve verilecek su
 miktarı bitkinin su isteği belirtilerine ve topraktaki
 nem durumuna bakarak saptanır. Sulama aralığı ve sulama
 sayısı, yetiştirilen pamuk çeşidine, toprak
 özelliklerine, taban suyu yüksekliğine, yağış miktarı ve
 dağılımına, vegetasyon dönemindeki sıcaklık ve havanın
 bağıl nemine bağlı olarak değişir. Ülkemizde
 yetiştirilen çeşitlerin orta bünyeli topraklarda ve
 normal iklim koşullarında genellikle 15-20 gün
 aralıklarla 4-5 kez sulanması uygundur. Sulama yöntemi
 olarak salma sulama, alttan sızdırma ve yağmurlama
 sulama yöntemleri kullanılabilir.
 Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
 Pamuk tarımında en çok karşılaşılan başlıca hastalık ve
 zararlılar şunlardır .
 Hastalıklar :
 - Pamuk solgunluk hastalığı (Fusarium Wilt, Verticillium
 Wilt)
 - Fide kök çürüklüğü (Sore Shin)
 - Köşeli yaprak lekesi hastalığı
 - Antraknoz
 Zararlılar :
 - Toprak kurtları (Agrotis spp)
 - Pamuk yaprak biti (Aphis gossypii)
 - Yaprak piresi (Empoasca spp.)
 - Pamuk piresi (Lygus spp.)
 - Beyaz sinek (Bemisia tabaci)
 - Kırmızı örümcek (Tetranychus spp.)
 - Pembe kurt (Pectinophora gossypiella)
 - Yeşil kurt ( Heliothis armigera)
 - Pamuk yaprak kurdu (Prodenia litura)
 - Dikenli kurt (Earias insulana)
 - Çizgili yaprak kurdu /Karadrina(Laphigma exiqua)
 Pamuk yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlıların
 olumsuz etkileri iklim koşulları ve uygulanan tarımsal
 mücadele ile yakından ilgilidir. Yüksek bağıl nem ve
 sıcaklık, hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için
 uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle Çukurova
 ve Antalya’da 8-10 kez ilaçlama yapmak zorunluluğu
 ortaya çıkar.
 Gübreleme
 Pamuk bitkisi topraktan fazla besin maddesi kaldıran bir
 bitki değildir. Bitki topraktan birinci derece besin
 maddeleri olan N, P, Ka (Azot, fosfor, potas) yanında
 ikinci derece besin maddeleri olan kalsiyum, magnezyum,
 kükürt ve sodyum ile minor elementler adı verilen bor,
 demir, mangenez, çinko, kurşun gibi besin maddeleri
 kaldırır.
 Azotlu gübreler bitkinin vegetatif gelişmesini (dal ve
 yaprak ) sağlar. Fosforlu gübreler çiçek ve koza
 sayısının artmasına koza iriliğine ve erken
 olgunlaşmasına etki eder. Potaslı gübreler ise; azotlu
 gübreler kadar olmasada bitkinin vegetatif gelişmesini
 hızlandırır ve çiçeklenme dönemini uzatır. Fazla
 uygulanan potas pamukta olgunlaşmayı geciktirir.
 Pamuk tarımında kullanılacak gübre miktarı iklim ve
 toprak koşullarının yanısıra sulamaya, pamuk çeşidine
 göre değişir. Bununla birlikte ülkemizde uygulanacak
 gübre çeşit ve miktarları genel olarak şöyledir:
 Azotlu gübreler: Dekara 8 -10 kg saf azot (35-50 kg
 amonyum sülfat)
 Fosforlu gübreler: Dekara 4-5 kg saf fosfor (25-30 kg
 süper fosfat)
 Potaslı gübreler: Ülkemiz toprakları potas bakımından
 zengin olduğundan potaslı gübrelemeye gerek yoktur.
 Hasat Harman
 Kozaların olgunlaşması ile birlikte pamuk hasadına
 başlanır. Hasadın başlama tarihi, yörenin iklim
 koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre
 değişir. Hasat, Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle
 15 Eylülden itibaren başlayıp Kasım sonu veya Aralık
 ortasına kadar sürer. Çukurova bölgesinde ise Ağustos
 sonlarında başlayıp Kasım başına dek devam eder.
 Pamuk hasatı ülkemizde genellikle 2-3 kez ve elle
 toplanarak yapılır. Birinci elde toplanan pamuk iyi
 kalite özelliklerine sahiptir. Son yıllarda makina ile
 hasata da rastlanmaktadır. Makina ile pamuk hasatı iş
 gücü ücretinin pahalı olduğu ülkelerde (bölgelerde)
 tercih edilen bir yöntemdir.
 Pamuk Ekonomisi
 Dünya Piyasası
 Pamuk sahip olduğu özellikleri nedeniyle sentetik elyaf
 üretim ve kullanımında son yıllarda görülen gelişmelere
 rağmen dünyadaki stratejik önemini korumaktadır.
 Günümüzde yaklaşık 330 milyon dekar alanda pamuk tarımı
 yapılmakta ve 50 milyon tonun üzerinde kütlü (20 milyon
 ton lif) pamuk üretilmektedir (Çizelge 1)
 Çizelge 1. Dünya Kütlü Pamuk Ekim Alanı, Üretimi ve
 Verimi
 Yıllar
 Ekim Alanı
 (1000 da)
 Üretim
 (1000 ton)
 Verim
 (kg/da)
1994
 317.490
 54.020
 170,1
1995
 340.140
 57.244
 168,3
1996
 346.446
 56.347
 162,6
1997
 336.658
 56.379
 167,5
1998
 330.836
 51.802
 156,6
Kaynak: FAO
 Üretim daha çok Asya kıtasında yoğunlaşmıştır. Ardından
 Amerika ve Afrika kıtaları gelmektedir. Başlıca üretici
 ülkeler Çin, ABD, Hindistan, Pakistan, Türkiye ve
 Özbekistan’dır.
 Pamuk uluslararası tarım üünleri ticaretinda önemli bir
 ürün konumundadır. Son yıllarda 5,5-6,0 milyon ton lif
 pamuk dünya ticaretine konu olmaktadır. Bu ticaretin
 parasal karşılığı ise 10 milyar dolardır (Çizelge 2)
 Çizelge 2. Dünya Lif Pamuk İhracatı
 Yıllar
 Miktar (ton)
 Değer (1000 $)
1994
 6.193.904
 8.349.614
1995
 5.867.640
 10.248.079
1996
 5.963.108
 10.172.082
1997
 5.677.341
 9.274.224
1998
 5.582.379
 8.194.244
Kaynak: FAO
 Türkiye Piyasası
 Türkiye sahip olduğu uygun ekolojik koşullar nedeniyle
 önemli bir pamuk üreticisi ülkedir. Ülkemizde yaklaşık
 750 bin hektar alanda pamuk tarımı yapılmakta ve yılda
 850 bin ton lif (2,1 milyon ton kütlü) pamuk
 üretilmektedir. Ekim alanı ve üretim miktarı iklim
 koşullarının yanısıra pazar koşullarına (yurt içi ve
 yurt dışı fiyatlar, ürün bedellerinin ödenmesi vb.)
 bağlı olarak yıldan yıla dalgalanma göstermektedir
 (Çizelge 3). Türkiye’de lif pamuk verimi hektara 1150 kg
 civarında olup, Dünya ortalamasının (550-600 kg) çok
 üzerinde bulunmaktadır.
 Çizelge 3. Türkiye’de Pamuk Ekim Alanı, Üretimi ve
 Verimi
 Yıllar
 Ekiliş Alanı
 (ha)
 Lif Üretimi
 (ton)
 Lif Verimi
 (kg/ha)
1994
 581.491
 628.286
 1.080
1995
 756.694
 851.487
 1.125
1996
 743.775
 784.047
 1.054
1997
 721.723
 831.672
 1.152
1998
 757.275
 858.248
 1.133
Kaynak. DİE
 Ülkemizde pamuk üretimi Çukurova, Ege, Güneydoğo Anadolu
 bölgeleri ile Antalya yöresinde yoğun olarak
 yapılmaktadır. 1980’li yıllara gelinceye kadar toplam
 pamuk üretiminin yaklaşık yarısının üretildiği Çukurova
 bölgesinin önemi son yıllarda azalmaktadır. Bölgede
 aşırı kimyasal madde madde kullanımı ve ekim nöbeti
 uygulanmaması sonucu ortaya çıkan ekolojik sorunlar ve
 buna bağlı oluşan yüksek üretim maliyetleri nedeniyle
 üreticiler pamuğun yerine başta mısır olmak üzere diğer
 ürünleri tercih etmektedir. Buna karşılık Güneydoğu
 Anadolu bölgesinde sulama olanaklarının artmasıyla
 birlikte pamuk ekim alanları sürekli genişlemektedir. Bu
 gelişmeye paralel olarak bölgenin Türkiye toplam
 üretimindeki payı % 40’a yükselmiştir.
 Türkiya’de tekstil sanayiinin talebi ve pamuk üretim
 miktarına bağlı olarak pamuk ithalat ve ihracatı
 yapılmaktadır. 1997 ve 1998 yıllarında yaklaşık 350-400
 bin ton lif pamuk ithal edilmiştir. Aynı yıllarda
 ihracat miktarı ise oldukça düşük miktarlarda
 gerçekleşmiştir (Çizelge 4).
 Çizelge 4. Türkiye Lif Pamuk Dış Ticareti
 Yıllar
 İthalat
 İhracat
Miktar
 (ton)
 Değer
 (1000 $)
 Miktar
 (ton)
 Değer
 (1000 $)
1994
 147.059
 238.970
 27.150
 31.365
1995
 182.702
 381.199
 3.614
 7.388
1996
 166.785
 299.793
 77.372
 125.990
1997
 356.915
 628.662
 38.646
 60.025
Kaynak: DİE
 Pamuk ülkemizde tekstil ve yağ sanayiinin önemli bir
 hammaddesi olması yanında, harp sanayii için de önemli
 bir üründür. Tohumu (çiğit) bitkisel yağ üretiminde
 kullanıldıktan sonra, arta kalan küspesi yüksek protein
 içeriği dolayısıyla hayvan yemi olarak büyük önem
 taşımaktadır. Pamuk üretimi ile yaklaşık 200.000
 üreticinin ilgili olduğu tahmin edilmektedir.
 Türkiye’de pamuk üretiminin büyük bölümü özel sektör
 (tüccarlar ve çırçır fabrikaları) tarafından satın
 alınmaktadır. Pazarlama organizasyonunda yer alan diğer
 önemli bir kuruluş Tarım Satış Kooperatifleridir.
 Birliklerin piyasadaki pazar payları yıldan yıla
 değişmekle birlikte son yıllarda % 13-24 arasında
 seyretmiştir. Pamuk alımı yapan birlikler TARİŞ,
 ÇUKOBİRLİK, GÜNEYDOĞU BİRLİK ve ANT BİRLİK’dir.
 Birliklerin pamuk alımları kendi adlarına olabildiği
 gibi, hükümet tarafından görevlendirilmeleri durumunda
 destekleme alımı şeklinde de olabilmektedir.
 Ülke ekonomisindeki stratejik önemi nedeniyle ülkemizde
 pamuk üretimi çok eskilerden beri teşvik edilmektedir.
 Bu bağlamda 1966/67 sezonunda pamuk destekleme kapsamına
 alınarak taban fiyat uygulanmasına başlanmıştır. Böylece
 piyasa fiyatının belirlenen taban fiyatın altına inmesi
 engellenmeye çalışılmıştır. Ancak uygulamada ortaya
 çıkan çeşitli sorunlar ve Avrupa Birliği Ortak Tarm
 Politikasına uyum dikkate alınarak, 1993/94 sezonunda
 “prim sistemi“ uygulamasına başlanmıştır. Bu sistemde
 üreticilerin eline geçmesi istenen bir Hedef Fiyat ile
 bu fiyatın altında bir Müdahale Fiyatı belirlenmekte ve
 bu iki fiyat arasındaki fark üreticilere prim olarak
 ödenmektedir.
 (*)Bu bölümde yeralan üretim tekniğiyle ilgili bilgiler
 büyük ölçüde aşağıda belirtilen kaynak kitaptan
 yararlanılarak hazırlanmıştır.
 Kaynak Adı:Prof. Dr. Oktay GENCER, Genel Tarla
 Bitkileri, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ders
 Kitabı No:42, Adana.
Tarla Bitkileri pamukta yabancı ot pamuk pamuk çapalaması