SÜMBÜL

 

Ilkbaharin habercisi sumbulu  tanimayan yoktur. Günesin yaraticiligini simgelercesine ortalik isinir isinmaz çiçeklenir.

Söylenceye göre, Kral Amyklos’un Hyakintos adinda bir oglu varmis., o kadar yakisikli imis ki gunes  tanrisi Apollon bile ona hayran olmus ve kisa surede onunla arkadaslik kurmus. Bos zamanlarda ikisi çayirlarda, dere kenarlarında disk atarak zaman geçirirlermis. Fakat Hyakintosa asik olan rüzgar tanrisi bu durumdan hiç hoslanmaz ve kıskançliktan çatlarmıs. Bir gün öyle siddetli esmiÅŸ ki Apollonun attıgi disk  Hyakintos’un kafasina carpmis  ve onu düsürmüs. Apollon çok ugrassa da onu ölümden kurtaramamis ve o kadar üzülmüski hiç olmazsa onu günes dogduÄŸu zaman açacak bir çiçege dönüstürmek istemis. Istiyorum ki demiÅŸ seni kudretli olduÄŸum zamanlarda görebileyim, isiklarimla oksiyayim ve kokliyayim. Sen yasayacaksin demis ve onu bir SÜMBÜLE çevirmis.

Zambakgiller ailesinden sümbül iste bu söylence ile anilir. Incilde adi gecen vadideki zambagin sümbül oldugu sanilmaktadır. 

Anadoluda iki farklı türü dogal olarak yetisir. Akdeniz, Mersin, Adana, Nigde, Antalya ve Gaziantep civarında 400-1600 m. rakimda yetişmektedir. UIlkemizinde endemik türlerindendir.